HDP’nin verdiği iş cinayetlerine ilişkin önerge AKP oylarıyla reddedildi

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu’nda, HDP’li komisyon üyesi Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun, ‘İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği’ ve ‘Kanun Hükmünde Kararnameler Sonucu Yaşanan Hak İhlallerinin Araştırılması’ konusunda iki ayrı alt komisyon kurulması önergeleri AKP oylarıyla reddedildi. Gergerlioğlu’nun gazete haberlerinde yer alan iş cinayetlerine dikkat çekerek bu konularda devreye girmesi talebini içeren başvurular tartışma konusu oldu.

HDP’DEN TEPKİ: SİZ İŞÇİ ÖLÜMÜNÜ BASİT BİR ŞEY Mİ GÖRÜYORSUNUZ?

T24’ten Hülya Karabağlı’nın haberine göre Aydın Kuşadası’nda inşaatta sıva yaparken akıma kapılan 24 yaşındaki işçi Yılmaz Zerener’in yaşamını yitirmesine ilişkin HDP’li Gergerlioğlu’nun komisyona dilekçesini okuyarak örnek gösteren AKP’li komisyon başkanı Hakan Çavuşoğlu, “İnsan Hakları İnceleme Komisyonu’nu buraya düşürürseniz olmaz bu yani” deyince, HDP’li vekil, “Siz bir işçinin ölümünü basit bir şey mi görüyorsunuz?” diye karşı çıktı. Tartışmanın ilerleyen sürecinde AKP’li Afyonkarahisar Milletvekili İbrahim Yurdunuseven, “Nüfusa yazı yazalım o zaman, her ölüm gelsin o zaman, her ölüm gelsin” derken AKP’li Kocaeli Milletvekili Radiye Sezer Karıcıoğlu, “Bakın, hukuk yollarına gider, hallolmazsa ondan sonra İnsan Hakları Komisyonuna gelir” diye konuştu.

Tartışmaların ardından Gergerlioğlu’nun iki önergesi de reddedildi.

Komisyondaki konuşmalar şöyle:

BAŞKAN – Şimdi, arkadaşlar, şöyle: Ömer Faruk Bey, ben konuyu şahsileştirmemek bakımından, sizin de bu Komisyonda görev yapan arkadaşımız olarak, bir sayın milletvekili olarak sonuca matuf bir yöntem benimsemeniz bakımından…

Mesela, burada, şimdi, bir yazı göndermişsiniz bize, müsaadeniz var mı, istemiyorsanız okumayayım.

ÖMER FARUK GERGERLİOĞLU (Kocaeli) – Tabii, buyurun, buyurun.

BAŞKAN – Yazı şu:

“İnsan Hakları İnceleme Komisyonu Başkanlığına

Basında ‘Aydın Kuşadası’nda inşaatta sıva yaparken akıma kapılan 24 yaşındaki işçi Yılmaz Zerener yaşamını yitirdi. Yılmaz’ın üç aylık bebeği vardı.’ haberi yer almıştır.

Bu bağlamda, İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu konuyla ilgili inceleme yapmasını ve gerekirse olay yerine…” Ya, İnsan Hakları İnceleme Komisyonunu buraya düşürürseniz olmaz bu yani.

ÖMER FARUK GERGERLİOĞLU (Kocaeli) – Bu buraya düşürmek değil

ÖMER FARUK GERGERLİOĞLU (Kocaeli) – O özel kuruluştan denetimin ve görevin yapılıp yapılmadığına dair bilgi isteme yetkiniz var

BAŞKAN – Yerinde inceleme yapılmasını istiyorsunuz.

ÖMER FARUK GERGERLİOĞLU (Kocaeli) – Siz bir işçinin ölümünü basit bir şey mi görüyorsunuz?

BAŞKAN – Hayır, bunu söylemiyorum ben, yöntem olarak…

ÖMER FARUK GERGERLİOĞLU (Kocaeli) – Bakın, Sayın Başkan, yetkiyi okuyorum, resmî ve özel kuruluşlardan bilgi isteme yet kiniz var.

İBRAHİM YURDUNUSEVEN (Afyonkarahisar) – Nüfusa yazı yazalım o zaman, her ölüm gelsin o zaman, her ölüm gelsin.

ÖMER FARUK GERGERLİOĞLU (Kocaeli) – Hayır, ne demek. O özel kuruluş işçi hakkını çiğnemiştir ve Türkiye Avrupa 1’incisidir iş cinayetlerinde.

RADİYE SEZER KATIRCIOĞLU (Kocaeli) – Bakın, hukuk yollarınagider, hallolmazsa ondan sonra İnsan Hakları Komisyonuna gelir.

ÖMER FARUK GERGERLİOĞLU (Kocaeli) – Ya bunu biz araştırmayacaksak “Bize ne diyeceksek?” ne anlamı var?

BAŞKAN – Şimdi, Faruk Bey…

ÖMER FARUK GERGERLİOĞLU (Kocaeli) – Ve ben artı bir şey demiyorum, yetkiyi hatırlatıyorum.

RADİYE SEZER KATIRCIOĞLU (Kocaeli) – Hukuk yollarına gitmiş mi?

BAŞKAN – Arkadaşlar, bir saniye…

Bir şey daha söyleyeyim mesela: Ya arkadaşlar, bizim amacımı üzüm yemek, bağcıyı dövmek değil.

ÖMER FARUK GERGERLİOĞLU (Kocaeli) – Tabii canım.

BAŞKAN – Ben kişinin siyasi partisinden, kimliğinden, renginden ari olarak şunu söylüyorum: Burası İnsan Hakları Komisyonu. Bakın “Basında ‘Manisa Yunus Emre’de seyir hâlindeyken Park ve Bahçe İşleri Müdürlüğüne ait traktör römorkundan düşen 36 yaşındaki belediye işçisi Himmet Türkan yaşamını yitirdi.’ haberi yer almıştır.

Bu bağlamda, İnsan Hakları İnceleme Komisyonu konuyla ilgili inceleme yapmasını ve gerekirse olay yerine ziyaret gerçekleştirmesini…”

RADİYE SEZER KATIRCIOĞLU (Kocaeli) – Hukuk yolları bitmiş mi, yanlış anlamışsınız biraz bence.

ATAY USLU (Antalya) – 10 milyon vaka var, bu kadar vakaya, her vakaya gitme şansımız yok ki bizim.

RADİYE SEZER KATIRCIOĞLU (Kocaeli) – Hukuk yolları bitmiş mi?

BAŞKAN – Peki, arkadaşlar, teşekkür ediyorum.

ÖMER FARUK GERGERLİOĞLU (Kocaeli) – Ya müracaata göre…

BAŞKAN – Şimdi…

ÖMER FARUK GERGERLİOĞLU (Kocaeli) – Bakın, şimdi, İnsan Hakları Komisyonu Başkanlığı Türkiye’nin Avrupa’da 1’inci olduğu iş cinayetleriyle ilgili böyle bir bakış sergiliyorsa bizim durumumuz çok vahim.

BAŞKAN – Bu başka bir şey ama, bu bakış…

ÖMER FARUK GERGERLİOĞLU (Kocaeli) – Kamu kurum ve kuruluşlarından, özel kuruluşların denetim yapmamasından kaynaklan an binlerce cinayet oldu, bakın ve biz bunlara müdahil olmazsak… Hepsine müdahil olamayız tabii.

ATAY USLU (Antalya) – Onu diyorum ben de.

ÖMER FARUK GERGERLİOĞLU (Kocaeli) – Ama sembolik olarak müdahil olunursa, şikâyet gittiği zaman cevap verilirse görevimizi yapmış oluruz ve bu da bizim yetkimiz dâhilinde.

BAŞKAN – Peki, çok teşekkür ediyorum.

Gergerlioğlu’nun komisyonda reddilen önergelerleri şöyle:

İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanlığına

3686 sayılı İnsan Haklarını İnceleme Kanunun 6’ncı maddesi çerçevesinde Komisyon bünyesinde işçi sağlığı ve iş güvenliği alt komisyonu kurulmasını arz ve talep ederim.

GEREKÇE:

İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinin 23’üncü maddesinde “Herkesin kendi özgür seçimiyle belirlediği işyerinde, adil ve elverişli çalışma koşullarında çalışma hakkı vardır” denilmektedir.

İşçi sağlığı ve iş güvenliği bütün çalışanları ilgilendiren, çalışma yaşamının en temel unsurlarından biridir. İşçi sağlığı ve iş güvenliğine ilişkingöstergeler, temel insan hakları. çalışma yaşamı ve ülkelerin gelişmişliklerine ilişkin önemli göstergeler sunmaktadır. Ancak SGK ve diğer resmî istatistikler göstermektedir ki, ülkemizde işçi sağlığı ve iş güvenliğine gereken önem verilmemekte; yasa, yönetmelik ve uygulamalarda yetersiz kalınmaktadır.

Gerek işveren kesimi, gerekse kamu işvereni konumundaki devlet konuya gereken özeni göstermemektedir.

Ülkemiz iş kazalarında Avrupa ve dünyada ilk sıralarda; ölümlü iş kazalarında ise Avrupa’da birinci, dünyada üçüncü sırada yer almakladır. İşgüvencesinin azalması, esnek çalışma biçimleri, çalışma koşullarının ağırlaşması; özelleştirme. sendikasızlaştırma ve taşeronlaştırmanın yaygınlaşması; sosyal güvenlik ve güvenceden yoksun kayıt dışı işçilik ve çocuk işçi çalıştırma, iş kazalarını artıran nedenler arasındadır.

3686 sayılı İnsan Haklarını İnceleme Kanunun 6’ncı maddesi çerçevesinde Komisyon bünyesinde kanun hükmünde kararnameler sonucu yaşanan hak ihlallerinin araştırılması alt komisyonu kurulmasını arz ve talep ederim.

İKİNCİ ÖNERGE:

20 Temmuz 2016 tarihinde Bakanlar Kurulu tarafından. Anayasa’nın 120’inci maddesi gereğince Olağanüstü Hal ilan edilmiştir. İlandan sonra çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) İle 134.207 kamu görevlisi herhangi bir mahkeme kararı olmadan bir ‘terör örgütüne üye’ olmakla suçlanmış, kendilerine karşı ceza hukuku anlamında suçlamada bulunulmuş ancak kendileri hiçbir savunma yapamadan ‘terör örgütü üyesi’ olarak ilan edilmiş ve ömür boyu kamu görevinde bir daha çalışamayacak şekilde kamudan ihraç edilmişlerdir. Bir KHK ile kendilerine ‘terör örgütü üyeliği’yle suçlanmak. yargılanmadan ‘terör örgütü üyesi’ ilan edilmek ve yaptırım olarakkamu görevinden çıkarılmak ve bir daha kamu görevine girememek cezaları verilmiştir. Böylece açıkça görülmektedir ki Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi(AİHS)’nde korunan birçok insan hakkı İhlal edilmiştir.

Adil Yargılanma Hakkının İhlali (AİHS m 6) Yurttaşların, görevden çıkarılma kararı verilen KHK’ye karşı herhangi bir mahkemeye başvurma hakları bulunmadığı için mahkemeye erişme hakları, suçlu ilan edildikleri için masumiyet karinesinden yararlanma hakları, hiçbir yargılama yapılmadan ‘terör örgütü üyesi’ ilan ve mahkûm edildikleri için de AİHS’nin 6’ncı maddesindeki tüm haklar ve güvenceler ihlal edilmiştir.

Özel Hayata Ve Aile Hayatına Saygı Hakkı İhlali/Ayrımcılık Yasağı (AİHS m 8 ve 14) Yurttaşların meslek ve iş hayatı özel hayata saygı haklarının kapsamında olup, yasa dışı şekilde ve ‘terör örgütü üyesi’ ilan edilerek kamu görevinden sürekli olarak çıkarılmaları ve bu çerçevede şeref ve itibara sayg ı haklarına saldırıda bulunma, damgalanma nedeniyle bir daha özel sektörde dahi iş bulamama, çalışıp para kazanıp aile ferilerinin ve kendilerinin geçimlerini onurlarıyla sağlayamama nedenleriyle özel hayata saygı hakkı ve ayrımcılık yasağı ihlal edilmiştir,

Mülkiyet Hakkı ihlali (AİHS’ne Ek 1. Protokol m. 1) Kamu görevlileri, yasalara uygun olarak mesleklerini icra ettikleri sürece. emeklilik yaşlarına kadar düzenli gelir elde etmek ve bu çerçevede zorunlu ödedikleri katkı payları nedeniyle zamanı geldiğin de en kısa sürede emeklilik haklarını elde etme, maaş alma haklarına sahiptirler. Yasa dışı şekilde, Anayasa’nın 15 ve 121 ile AİHS’nin 15’inci maddelerine aykırı bir KHK ile suçlu ilan edilerek, hiçbir yargısal güvence sunulmadan kamu görevinden sürekli çıkarılma, yurttaşların maaş alma ve en kısa sürede emekli olma haklarını elde etmesini engellediği için mülkiyet hakkı ihlal edilmiştir.

Yine mevcut KHK’ler sonucu işten çıkarmalarla AİHS kapsamında güvence altına alınan: Örgütlenme özgürlüğü, eğitim hakkı, ifade özgürlüğü gibi hak ve özgürlüklerin de alenen ihlal edildiği ortadadır.

Gelinen sonuç itibariyle yaşadıkları hak ihlallerine yasal anlamda herhangi bir başvuru mekanizması işletilememesi üzerine görünen ya da görünmeyen şekilde pek çok geri döndürülemez hak ihlali yaşanmaktadır.

İntiharlar, psikoloji yitirilmesi, gelecek kaybolması ve benzeri sonuçlar yaşanmaya devam etmektedir.

2. Mağdur olan yurttaşlara maddi ve manevi hak iadesi yapılmıyor.

3. OHAL Komisyonu hukuki bir değerlendirme yapmaktan ziyade ihlalleri araştıran bir kurum durumundadır.

4. Hakkında soruşturma hiç açılmayan, takipsizlik veya beraat alanKHK’lilere OHAL Komisyonunda ret cevabı verilmektedir. OHAL Komisyonu mahkemelerin verdiği kararların üstünde hukuki bir merci konumuna gelmiştir.

Komisyon kriterlerinin hukuki değil, keyfî olduğu algısı bulunmaktadır. Ne yazık ki bir çok cevapta başka kişilerin bilgileri cevap olarak gönderilmekte olduğu ve sıklıkla kararlarda karışıklık yapıldığı görülmektedir.

5. Kamudan ihraç olan eğitimcilerin özel sektördeki eğitim kurumlarında çalışmalarının önüne geçilmektedir. Bir an önce hakkında soruşturma hiç açılmayan, takipsizlik veya beraat alan KHK’Iiler özel eğitim kurumlarında da çalışabilmelidir.

6. KPSS sınavlarında yakını KHK’li olanlara yazılı sınavda yüksek not alsa da mülakatta düşük not verildiği şikâyetleri çok yoğun olarak tarafım ıza iletilmektedir. Suçun şahsiliğini yok sayan bu uygulama kaldırılmalı ve bütün mülakatların daha şeffaf olması sağlanmalıdır.

7. KHK’lilere ve yakınlarına pasaport yasağı devam etmektedir. OHAL bitimiyle KHK’li eş ve çocuklarına yapılan tahditlerin kaldırıldığı açıklaması İçişleri Bakanlığı tarafından yapılsa da hâlen tahdidin devam ettiğine dair çok sayıda şikâyetler vardır. Binlerce bilim insanı yurt dışındaki üniversitelerden çağrıldığı hâlde tahdit sebebiyle gidememektedir. Biz milletvekillerinin bi le devam eden pasaport tahditleri bulunmaktadır.

8. KHK’li öğrenciler pasaportları iptal edildiği için yurt dışındaki eğitimlerine devam edememektedirler. KHK’yle ihraç edilen akademisyenlerin aynı üniversitede başka bölüme öğrenci olarak kaydı yapılmamak tadır.

Asistan olup ihraç olan hekimler de kazanılmış hak olan asistanlık eğimine devam edememektedir.

9. Binlerce dernek ve vakıf KHK’yle kapatılmıştır. Ülkedeki demokrasinin teme] taşlarından olan Sivil Toplum Kuruluşlarına insanlar artık üye olmaktan kaçınılır hale gelmişlerdir.

10. KHK’lerle 6 haber ajansı 24 radyo 70 gazete 20 dergi 29 yayınevi kapatılmış mallarına el konulmuş çalışanları işsiz bırakılmıştır.

11. Devletin güvence verdiği banka Bank Asya’ya para yatırdığı için ihraç edilenler ve bankadaki parası bloke olanlar bulunmaktadır. Bu insanların mağduriyetleri giderilmelidir.

12. Devletin resmî sendikasına üye olduğu için ihraç edilenler, yıllarca bakanlar kurulu tarafından vergi muafiyeti getirilen derneklere para yatıranlar ve içeriğine bile bakılmadan iletişim için telefonuna uygulama indirenler işlerinden edilmiştir.

13. KHKlilere sosyal yardımlaşma ve dayanışma yardımları verilmediği şikayetleri tarafımıza iletilmektedir. Ne yazık ki ihraç olan ve evlerine artık gelir getiremeyen KHK’Iiler sosyal devletin gereği olan yardımlardan yararlanamamaktadır.

14. KHK’li lisans mezunları ayrımcı bir uygulama ile askerliklerini uzun dönem yapma zorunluluğu ile karşı karşıyadırlar.

15. KHK’liler işyeri hekimliği ve iş güvenliği sınavlarını kazandıkları halde bazılarının belgeleri hâlen verilmemektedir, Bu konuda büyük mağduriyetler yaşanmaktadır.

16. İhraç doktorlar özel sektörde çalışma imkanı bulabiliyorken KHK’li hukukçulara avukatlık stajı yaptırılmamakta ve avukatlık ruhsatları verilmemektedir.

17. Pek çok değerli akademisyeninmakaleleri bilimsel dergilerden çıkartılmaktadır.

18. OHAL döneminde ve sonrasında güvenlik soruşturmaları yeni bir cezalandırma yöntemine dönüşmüştür. Mağdur edilen tıp öğrencileri, TUS kazananlar, öğretmenler, belediye çalışanları ve diğerleri bütün memuriyet alımları bu süreçten etkilenmiştir. Kişilerin adli sicil kayıtları tertemiz olmasına rağmen kimin dediği belli olmayan şeffaflıktan uzak değerlendirmelerle yurttaşlar genç yaşta mağdur edilmektedir.

19. KHK’liler hak ettikleri hâlde emekli olamamakta veya emekli olsalar da emeklilik ikramiyelerini alamamaktadırlar. Tutuklu KHK’lilerin emekli edilmediği konusunda şikâyetler tarafımıza iletilmektedir.

20. 3568 Sayılı Kanuna aykırı şekilde Maliye’den ihraç olanları Serbest Muhasebeciler ve Mali Müşavirler Sınavına ve Yeminli Mali Müşavirler Sınavına alınmamaktadır.

21. KHK’li fizyoterapistler bir süre rehabilitasyon merkezlerinde çalışabiliyordu ancak millî eğitimin sonradan kurumlara talimat gönderdiği ve “KHK’lilere artık bu kurumlarda çalıştırmayacaksınız.” denildiği tarafımıza iletilmektedir.

22. Yapı Denetim Genel Müdürlüğü ihraç edilen mühendislere özel sektördeki inşaatlarda yapı denetim firmalarında kontrol elemanı ya da denetçi belgesi vermemektedir.

23. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı şehir planlamacıların diplomayla hak ettikleri serbest meslek karnelerini vermemektedir.

24. Askerî okullar kapatılarak öğrenciler okuldan atılıp mağdur edilmiş polis memurları özel güvenlik bile yapılmayıp işsiz bırakılmış pi lot olarak çalışırken ihraç edilenler özel sektörde de çalıştırılmamıştır.

25. KHK’lilere gemi adamlığı belgesi verilmemektedir bu durum pek çok insanı mağdur etmektedir.

26. Belediyelerde taşerona iş vaadiyle pek çok işçi güvenlik soruşturması sebep gösterilerek işten çıkarılmış belediyelerdeki kadın müdürlükleri kapatılmıştır.

27. İhraç veteriner hekimlerin devletle sözleşme imzalanması gerektiği için suni tohumlama izni alamamakladır. Oysa tümüyle özel bir işlem, devletten herhangi bir teşvik, destek alınmamaktadır. Veteriner kliniklerinin en önemli geliri tohumlamadır.

28.KHK’yle ihraç yan dal uzmanları ne yan dalda ne de ana dalda özel hastanelerde çalışamamaktadır.

Görüldüğü üzere dilekçemde belirttiğim OHAL dönemi hak ihlalleri İnsan Haklarını İnceleme Komisyonunun kuruluş amaç ve kapsamına girmektedir. Bu bağlamda İnsan Haklarını inceleme Komisyonunun acilen konuyla ilgili toplantı yapınasını, toplantıda komisyon bünyesinde: Kanun hükmünde kararnameler sonucu yaşanan hak ihlallerinin araştırılması alt komisyonu kurularak konunun derinlemesine incelenmesini, yaşanan hak kayıplarının giderilmesi ve bundan sonra yaşanması muhtemel hak kayıplarının önüne geçilmesi için çalışma yürütülmesini talep ediyorum.

İlginizi çekebilir