HDP avukatı: Poyraz öldürülmeden önce işkence görmüş olabilir

HDP’ye yönelik saldırı soruşturmasına ilişkin konuşan partinin avukatı Türkan Aslan, katledilen Deniz Poyraz’ın öldürülmeden önce işkenceye uğramış olma ihtimali olduğunu iddia etti. Aslan, olaya dair saldırgan Onur Gencer’in çantasında neler olduğuna dair de tutanak tutulmadığını açıkladı.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) İzmir İl Örgütü’ne 17 Haziran’da saldırgan Onur Gencer tarafından yapılan saldırıda Deniz Poyraz yaşamını yitirmişti. HDP’nin avukatı Türkan Aslan, katıldığı MEDYA Haber’de önemli açıklamalarda bulundu.

Saldırgana ilişkin konuşan Aslan, 17 Haziran’da Deniz Poyraz’ın katledilmesi ardından Tezol İşhanı’nda sadece HDP’nin bulunduğu katın çembere alındığını ve binaya diğer sakinlerin rahatlıkla girebildiğine şahit olduklarını söyledi.

‘10’NUNCU MERMİ BULUNDU’

Olay günü geldiklerinde polislerin içeride inceleme yapmaya başladığını kendilerinin ise savcılıkla birlikte çıktıklarında incelemenin bitmek üzere olduğunu gördüklerini anlatan Aslan, “Oysa ki saldırgan bina içerisinde gezmiş. Normalde tüm binada inceleme yapılması gerekirdi. HDP’nin bulunduğu katta yapılan inceleme ilk başta titizlilikle bir inceleme yapıldığı kanısına vardım. Ancak sonrasında olay yeri incelemenin çok da titiz bir inceleme yapmadığını gördük. Saldırgan tüm odaların kapılarını kırarak, içerilere kurşun sıkmış. Olay yerinde bir mermi izinin tespit edilmediğini partililer sonrasında farketti. Polisler kayıp onuncu kurşunun çekirdeğini örgütleme biriminde buldular” dedi.

“Oysa olay yeri düzgün incelenseydi bulunabilirdi” diyen Aslan, “TEM ve Olay yeri incelemenin tüm binada araştırma yapması gerekiyordu ancak yapılmadığını gördük. Binada mevcut kalan kaç kişi varsa görgü ve bilgisine başvurulması gerekiyordu” diye konuştu.

‘DELİLLER İÇİN SAVCILIĞA DİLEKÇE VERDİK’

Soruşturmanın etkin ve etkili bir şekilde sürdürülmediğini dile getiren Aslan, dosyadaki gizlilik kararının şüpheli için olduğunu, kendilerinin ise bilgilere ulaşabildiklerini kaydetti. Poyraz’ın katledilmesi ardından 18 Haziran’da soruşturmada ilk elden toplanması gereken ve araştırılması gereken, kaybolmasından korktukları verilere dair savcılığa dilekçe ile talepte bulunduklarını söyleyen Aslan, 21 Haziran’da aldıkları soruşturma evrakındaki eksikliklere dair 38 maddelik bir talep dilekçesi verdiklerini aktardı.

‘ÇANTASINDA NE OLDUĞUNU BİLMİYORUZ?’

Saldırgan Gencer’in çantasına dair polis tarafından bir tutanak hazırlanmadığı bilgisini de paylaşan Aslan, şöyle konuştu: “Şüphelinin üzerinde çıkanların tutanağı var ancak oldukça şişkin ve görüntülere yansıdığı kadarıyla ağır olan çantada ne olduğunu bilmiyoruz. Buna dair kolluk tarafından hazırlanan bir tutanak yok. Saldırganın üst aramasından çıkan evrak söz konusu. Savcılığın hazırladığı evrakta da zanlının üst araması ve çantasının birlikte değerlendirildiğini görüyoruz. O yüzden şu an çantada sadece silah olduğunu biliyoruz. Oysa ki şüpheli bir gün öncesinde hazırlık yaptığı, havlu koyduğunu, çamaşır koyduğunu anlatıyor. Ama bunları hiçbirisi o çantada çıkmamış. Çantada başka bir silah var mıydı, yok muydu? Bilmiyoruz. Bu da soruşturmanın sağlıklı yürütülmediğini gösteriyor.”

BAĞLANTILARI ARAŞTIRILMADAN TUTUKLANDI

Saldırganın 24 saat içerisinde tutuklanmasının soruşturmanın derinleştirilmesinin istenilmediğinin işareti olarak gören Aslan, “Sadece soruşturma yürütücüleri görünen faillerle ilgileniyor. Ama biz gerçek faillerinin arka planının araştırılmasını, ortaya çıkarılmasını istiyoruz. Soruşturmadaki eksikliklere dair 21 Haziran’da 38 madde saydığımız delillerin toplanmasını istedik. Hala olay üzerinde çalışıyoruz ve daha fazla eksiklikler olduğunu görüyoruz. Soruşturmada etkin bir soruşturma yürütülmüş değil. Biz elimizdeki doneleri savcılığa sunuyoruz. Biz bir ufuk açmaya çalışıyoruz. Soruşturmayı derinleştirilerek, azmettiricilerin ortaya çıkması gerekiyor” diye belirtti.

‘ETKİN SORUŞTURMA YOK’

“Saldırganın geçmişi, bağlantıları dikkate alındığında eğitimli bir olduğu kesin. Çünkü bu saldırgan aynı zamanda Deniz’e işkence yapmış” diyen Aslan, “Kamuoyunun gözünden kaçan bir husus bu. Deniz’in vücudunda kesi izleri, kafatasında kesi olduğunu düşündüğümüz yaralar var. Bu saldırganın Minbic’e gittiği söyleniyor. Burada nasıl bir göreve sahipti? Orada eğitim mi gördü? Bağlantıları neydi? Bunların araştırılması gerekiyor. Şu an etkin bir soruşturma yapılmıyor”

‘KAFATASINDA DERİN BİR YARA VAR’

“Saldırgan denize işkence yapmış. Deniz’in vücudunda kesi izleri var. Kafatasında kesi izleri olduğu düşündüğümüz yaralar var” diyen Aslan, şunları söyledi: “Soruşturmanın etkin ve etkili olduğu kanaatindeyiz. Taleplerimizle birlikte azmettiricileri var. Ölü muayene incelemesinde kafatasında tanımlayamadığımız bir  yara gördü doktor, düşmeyle olmayacak bir yara olmadığını biliyoruz. Uzman kişilerle yaptığımız görüşmede kafatasında derin olan yaranın kesi olduğu kanaatindeyim. O yüzden de bu ancak ayrıntılı otopsi raporuyla ortaya çıkabilir. Şuan bir ihtimalden bahsediyorum. Kendi ifadesinde de söylüyor. İşkence de Deniz’i öldürdükten sonra sadece kurşun sıkıp, tekmelediğini düşünmüştük. Ancak olay örgüsünde titizlikle düşününce Deniz hayatta iken Deniz’e yapılmış işkence söz konusu. Minbic’te aldığı eğitim her neyse artık bilemiyoruz. Deniz’in derisini mi yüzmeye çalıştı bunların hepsi bir varsayım. Ama bu sıradan bir katil değil. Arkası olan bir katil. Benzer olaylardaki bağlantıları da ortaya çıkabileceğini düşündüğüm bir soruşturmayla karşı karşıyayız.”

SİLİNEN KAMERA KAYITLARI

Kamera görüntülerine dair iddialara ilişkin de konuşan  Aslan, “Olay günü partili yöneticilerle konuştuğumuzda kamera görüntülerinin silinebileceği kaygısını dile getirdik. Sonrasında biz de partili yöneticilerden öğrendiğimiz kadarıyla toplanan görüntüler alındıktan sonra formatlanmış. Bu konuda savcılığa verdiğimiz dilekçede bunun kendisinin talimatı olup olmadığını öyle ise bunun gerekçesini tutanaklarla dosyaya eklemesini, değil ise bu işlemi yapan birimler hakkında ‘delil karartmadan’ işlem yapılması gerektiğini vurguladık” ifadelerini kullandı.

Kaynak: MA

İlginizi çekebilir