HDP, 25 Kasım öncesi Meclis’ten seslendi: Birlikte mücadele edelim

‘2020 yılının 10 aylık zaman diliminde bile sadece medyaya yansıyan verilere göre 453 kadın erkekler tarafından katledilmiştir. Kelimenin tam manasıyla bu bir kadın kırımıdır, katliamıdır.’

25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü öncesinde, parlamentodaki kadınlarla bir araya gelen HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, “Kadına yönelik erkek-devlet şiddetinin son bulması için gelin bugün hep birlikte Meclis’i görev ve sorumluluklarını yerine getirmeye çağıralım. Kadın dayanışması ile hareket ederek şiddetsiz bir dünyanın mücadelesini hep birlikte verelim” dedi.

HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, partisinin Parlamento Kadın Grup Toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu

“Bu kadın grup toplantısını yaparken AKP’nin 18 yıllık geçmişine bakmak gerekiyor” diyen Buldan, “AKP’nin 18 yıllık iktidarı boyunca kadın katliamları, kadına yönelik şiddet, suç ve sömürü hızlanarak arttı. Bu 25 Kasım’da da Türkiye’nin kadın hakları karnesi kara bir tablodan ibaret” şeklinde konuştu. AKP’nin iktidarda olduğu yıllar boyunca erkek şiddetinin artışına dikkat çeken Buldan, “2020 yılının 10 aylık zaman diliminde bile sadece medyaya yansıyan verilere göre 453 kadın erkekler tarafından katledilmiştir. Kelimenin tam manasıyla bu bir kadın kırımıdır, katliamıdır” dedi.

‘İSTANBUL SÖZLEŞMESİ’NİN UYGULANMADIĞI HER GÜN KADINLAR ÖLDÜRÜLDÜ’

Konuşmasının büyük çoğunluğunu erkek şiddeti ve kadın cinayetlerinin önlenmesine ayıran Buldan, şunları söyledi:

“Türkiye’de kadına yönelik şiddet o kadar yaygın bir hal aldı ki artık ne evler ne işyerleri ne sokaklar ne de ülkeleri kadınlar için güvenli. Her gün kadınların farklı şekilde katledilmesine ya da ölüme sürüklenmesine hep birlikte tanık oluyoruz. Nadira Kadirova’dan Pınar Gültekin’e, Gülistan Doku’dan İpek Er’e kadar her yıl yüzlerce kadın bu ülkede erkekler tarafından katlediliyor. Çünkü kadının canına, emeğine, bedenine yönelik suçlar hiçbir yasal tedbir ve koruma ile önlenmiyor, önlenmek istenmiyor AKP tarafından.

Kadınların büyük mücadelesi sonucu imzalanan İstanbul Sözleşmesi’nin uygulanmadığı her günün sonucunda kadınlar öldürüldü, şiddete ve sömürüye maruz bırakıldı, baskı altına alındı. Yine 6284 sayılı kanun etkin bir biçimde uygulanmayarak kadınlar savunmasız bırakılmaya çalışıldı. Üstüne üstlük bu kanunlar gibi kadın mücadelesi sonucu kazanılan nafaka hakkı da bu iktidar tarafından tartışma konusu haline getirildi. AKP iktidarı kadının can güvenliğini sağlamak yerine erkeğin cüzdanını düşündü.

‘YARGI, SUÇLUYU KORUMAKTA’

Yasaları uygulamayarak kadını güvencesizliğe, ölüme, şiddete mahkum eden bu iktidar diğer taraftan da cezasızlık politikasını istikrarlı bir biçimde uygulayarak suçu teşvik etmekte, suçluyu yüreklendirmekte, kadına yönelik suçlarda kapıları faillere sonuna kadar açmaktadır. Kadına yönelik suçlarda erkek faile ceza vermemek için kılı kırk yaran yargı, cezasızlık kalkanıyla erkek suçluyu korumakta ve yasal destek sunmaktadır.

‘KÜRT KADINLARINA YÖNELİK ŞİDDET DEVLET POLİTİKASIDIR’

Özellikle Kürt illerinde kolluk güçleri tarafından Kürt kadınlarına yönelik suç işleyen failler yargı ve bağlı bulundukları bakanlık tarafından özel bir ilgiyle korunmaktadırlar. Kadına yönelik şiddet, tecavüz, katletme, kaybetme gibi saldırıların özel savaş politikasının bir parçası olduğunu çok iyi biliyoruz. Batman’da İpek Er’in faili uzman çavuş Musa Orhan’ın tahliye edilmesinden biliyoruz örneğin. 5 Ocak’tan bu yana haber alınamayan Gülistan Doku’nun kaybettirilmesinden şüphelenilen Zaynal Abarakov’un nasıl korunduğundan biliyoruz mesela. Yine Şırnak’ta, Cizre’de istismar zanlısı kolluk güçlerinin hiçbir cezai yaptırıma maruz kalmamasından biliyoruz.

MECLİS’E SESLENDİ: MÜCADELEYİ BİRLİKTE VERELİM

25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Uluslararası Mücadele Gününde özellikle Meclis’teki tüm kadın milletvekillerine şu çağrıyı yapmak istiyorum; Kadına yönelik erkek-devlet şiddetinin son bulması için gelin bugün hep birlikte Meclis’i görev ve sorumluluklarını yerine getirmeye çağıralım. Kadın dayanışması ile hareket ederek şiddetsiz bir dünyanın mücadelesini hep birlikte verelim. Biz HDP’li kadınlar olarak bu konuda üzerimize düşen her türlü sorumluluğu almaya hazırız.

‘BİR DAMAT GÖNDEREREK KURTULACAKLARINI SANMASINLAR’

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘acı reçete’ söylemlerine de tepki gösteren Buldan, “Esas acı reçeteyi halk onlara yazıyor. Kadınlar onlara yazıyor. İlk seçimde o acı ilacı onlar içecekler, bu ülkeyi bu hale getiren AKP- MHP ittifakı içecek. Buradan kadınlar adına söz veriyoruz. Bir damat göndererek bu enkazın altından kurtulacaklarını sanmasınlar, adalet önünde hesap verecekler. Bu enkazın faturasını halklar değil, kadınlar değil buna sebep olan AKP-MHP ittifakının bizzat kendisi ödeyecektir.”

Kaynak: ARTI GERÇEK

İlginizi çekebilir