HDK’den Demokrasi konferansı

HDK’nin Demokrasi Konferansı’nda konuşan HDK Eş Sözcülerinden Koçyiğit, Güven’in talebinin toplumsal olduğuna dikkat çekerken, Hamzaoğlu, sistemin tamamen tek elde toplandığına ve bu sistemin emekçiler değil, patronlar lehine işlediğine dikkat çekti.

Halkların Demokratik Kongresi’nin (HDK), “Yeni bir yaşam mümkündür” başlığıyla Elite World Otel’de iki gün sürecek olan Demokrasi Konferansı başladı. Halkların Demokratik Partisi(HDP) Eş Genel Başkanı Sezai Temelli ve çok sayıda aydın, yazarın katıldığı konferansın açılış konuşmasını HDK Eş Sözcüleri Onur Hamzaoğlu ile Gülistan Kılıç Koçyiğit yaptı.

Ankara’da yaşanan tren kazasında yaşamını yitirenleri anarak konuşmasına başlayan Eş Sözcüsü Koçyiğit, kazanın faillerinin ortaya çıkarılmasını istedi.

Konuşmasına bölge kentlerinin ablukaya alınmasının yıl dönümü olduğunu hatırlatarak devam eden Koçyiğit, “Orada bir talep vardı. Demokratik özerklik talebi ya da kendimizi de kentimizi de biz yöneteceğiz talebi. Bu öz yönetim talebini devlet kendi bekasına yönelik olarak gördü ve bastırmayı seçti. Devlet konuşarak, talepleri dinleyerek bu talebi çözebilirdi ama bu yöntemi tercih etmedi” dedi.

‘Güven’in talebi toplumsaldır’

Abluka süreçlerinin 5 Nisan 2015 tarihinde PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerinde başlayan tecrit ile başladığını dile getiren Koçyiğit, “İmralı’da 3 yılı aşkın bir süredir devam eden ağırlaştırılmış bir tecrit var. Leyla Güven’in başlattığı eylemi sahipleniyoruz ve selamlıyoruz. Bu eylem bireysel bir talep değil, toplumsal bir taleptir. Onun başlattığı eyleme her yerde desteğimizi ortaya koymamız gerekiyor. Bu yükü sadece cezaevlerindeki yoldaşlarımızın sırtına yükleyemeyiz” diye konuştu.

‘Örgütlü toplum olmadığında…’

HDP’nin önceki dönem Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ve diğer seçilmişlerin yargılamalarına da değinen Koçyiğit, “Şu anda faşizm koşullarında yaşıyoruz. Bunu en çıplak haliyle yaşıyoruz” dedi. İnsanlığın kazanımı olan bütün kazanımların aşınmaya uğradığını dile getiren Koçyiğit, “Örgütlü bir toplum olmadığında, demokrasi gerçek anlamda toplumsallaşmadığında kazanımların yok olacağını görüyoruz” diye ifade etti.

Hamzaoğlu: En güvenli yollar güvensiz oldu

Ardından söz alan Eş Sözcüsü Hamzaoğlu da, Ankara’da meydana gelen tren kazasında yaşamını yitirenleri anarak, “Türkiye’de en güvenli yol güvensiz oldu. Türkiye’de 22 tren kazası gerçekleşmiş. Bunlardan 2’si son 5 ayda gerçekleşti. Kaza demek engellenebilir demektir. Bir kasıt sonucu ortaya çıkmıştır. Önlem alınmadığı için ortaya çıkar. AKP hükümetleri döneminde de bu topraklarda tren cinayetlerine tanıklık ediyoruz” dedi.

Sistem değişti, patronların vergisi azaldı

Türkiye’de yönetim sisteminin değiştiğine dikkat çeken Hamzaoğlu, şöyle devam etti: “Bakanları, HSK üyelerini, Anayasa Mahkemesi üyelerini, üniversitelere atamaları Cumhurbaşkanı kendisi gerçekleştiriyor. Cumhurbaşkanı bütçeyi de yapıyor. 2019 bütçesini Cumhurbaşkanı kendisi hazırladı. Bu bütçenin yüzde 64’nü bizden alacaklar. Patronlardan alınan yüzde 46 vergi AKP döneminde yüzde 20’ye düşürüldü. Onun için bu vergiler yeniden emekçilerden alınacak.”

‘Halkların iradesi bombalanıyor’

TSK’nin Şengal ve Maxmur’a yaptığı hava saldırısına değinerek, Ortadoğu halklarının iradesinin bombalandığını dile getiren Hamzaoğlu, “İnsanların barış içerisinde yaşamasına müdahale ediliyor. Halkların sesini yükselmesine, kendileri haklarında karar almasına izin verilmiyor. Çığlıklar bombalanıyor” diye konuştu.

‘Kriz değil, seçim tartışılıyor’

Ağustos ayından bu yana krizin konuşulmadığını kaydeden Hamzaoğlu, “Biz krizi ne yazık ki konuşamıyoruz. Yerine 31 Mart’ta yapılacak seçimler tartışılıyor. Yerel yönetimler de değil, kimler belediye başkanı olacağı tartışılıyor. Bu da genel merkezlerde tartışılıyor. Halklar yine tartışmıyor” diye ifade etti.

 

Kaynak :Yeniyaşam

İlginizi çekebilir