HDK: Yeni Seyfo’lar olmaması için halklar birleşmeli

Seyfo’da yaşamını yitirenleri anan HDK: “İttihat ve Terakki zihniyeti onları bu topraklardan sürdü. Süryaniler meydanlarda, çalılıklarda, derelerde, evlerde, ahırlarda en acımasız şekilde katledildiler. Mallarına el konuldu. Din görevlileri ateşe atıldı. Kızları toplanıp zorla eş yapıldı. 1915’ten beri yara kanamaya devam ediyor”

Halkların Demokratik Kongresi (HDK), Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi, Süryani Soykırımı’nın 106’ncı yıl dönümüne ilişkin açıklama yaparken, “Bütün dünyada bir daha soykırımların yaşanmaması için halklar birleşmeli ve mücadele etmelidir. Soykırım suçu işleyen devletler ekonomik, sosyal ve kültürel anlamda mutlaka bedel ödemelidir. Halkların birlikte mücadelesi sınırsız, sınıfsız yaşamı inşa edecek” dedi.

Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Halklar ve İnançlar Meclisi, “1915’ten beri yara kanamaya devam ediyor” başlığıyla Seyfo’nun 106. yılı nedeniyle açıklama yaptı. 106 yıl önce İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin aldığı kararlar doğrultusunda Ermeni aydınları ve daha sonra tüm Müslüman olmayan halklara karşı sistematik ve bilinçli bir şekilde toptan yok etme politikalarının izlendiği vurgulandı.

Anadolu ve Mezopotamya’da yaşayan Süryanilerin de kılıçtan geçirildiğine işaret edilen açıklamada, “Mezopotamya’nın en kadim halkı Süryaniler ticaret, tarım, hayvancılık ve sanatla uğraşırlardı. Bu topraklara zenginleşmesine katkı sağlamışlardı. Ancak buna rağmen İttihat ve Terakki zihniyeti onları bu topraklardan sürdü. Süryaniler meydanlarda, çalılıklarda, derelerde, evlerde, ahırlarda en acımasız şekilde katledildiler. Mallarına el konuldu. Din görevlileri ateşe atıldı. Gençleri öldürüldü. Kızları toplanıp zorla eş yapıldı. Binlerle ifade edilebilecek nüfusa sahip bir halk, yok edilerek sayıları tespih taneleri kadar azaltıldı. Kurtulanlar ya zorla Müslüman oldular ya da göç etmek zorunda bırakıldılar. Az sayıda Süryani de, birlikte yaşama inananların gayreti ile kurtuldu” denildi.

‘Yarınlar için mücadele etmemiz gerekir’

Kurtulanların da rahat yüzü görmediğine vurgu yapılan açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi: “Bugün Şırnak’ta Şimuni Diril’in cesedinin dere yatağında bulunması ve Hürmüz Diril’in hala kayıp olması Seyfo’nun sona ermediğine işaret eden acı bir örnektir. Halkların tarihini acıyla, katliamla değil bir arada yaşamın değerleriyle anacağımız yarınlar için hala mücadele etmemiz gerektiğinin göstergesidir. Seyfo asla unutulmayacak ve unutturulmayacaktır. 1915 yılında Seyfo’da öldürülen Süryanileri saygıyla anıyoruz. Bütün dünyada bir daha soykırımların yaşanmaması için halklar birleşmeli ve mücadele etmelidir. Soykırım suçu işleyen devletler ekonomik, sosyal ve kültürel anlamda mutlaka bedel ödemelidir. Halkların birlikte mücadelesi sınırsız, sınıfsız yaşamı inşa edecek.”

‘Yargılanması çağrısı yapıyoruz’

ANHA’nın haberine göre Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi de özetle şu açıklamayı yaptı: “Osmanlı bölgede yaptığı barbarlıklar ile tanındı. Dersim Soykırımı’ndan Beyrut, Kahire, Kerbela, Ermeni ve Seyfo katliamına kadar bölge halkına karşı birçok katliam gerçekleştirdi. Bugün Seyfo Katliamının üzerinden 106 yıl geçmesine rağmen Erdoğan halen Osmanlı imparatorluğunu canlandırmak istiyor. Bugün Suriye’nin genelinde ve bölgede birçok suç işliyor. Her bölgede atalarının yaptıklarını canlandırmak istediği için bütün bölgeyi hedef haline getiriyor. Suriye’deki Hristiyanların bölgelerini hedef alıyor. Bu da Seyfo Katliamını yeni yöntemlerle tekrarlamaya yönelik bir girişimdir. Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi olarak, Seyfo Katliamının ve Osmanlı ile Türk devletinin gerçekleştirdiği katliamlarda kurban olanları andığımız bu dönemde, bölge halklarına dönük işlenen katliamlara karışan herkesin kanunlara uygun bir şekilde yargılanması çağrısı yapıyoruz. Uluslararası toplumun bu suçları görmezden gelmesi daha fazla kurbanın verilmesinin ve yeni katliamların önünü açmaktadır. Bölgedeki bütün halklarına özellikle Türk devleti tarafından yapılmak istenen soykırım girişimlerine karşı kimliğimizi, varlığımızı korumak için birlikte mücadele edeceğimizi belirtiyoruz. Halklar arasındaki birlik, ortak kimlik ve varlığın garanti altına alınmasının yanı sıra tarih boyunca katliam işleyenlerden hesap sormanın en büyük gücüdür.”

Kaynak: Yeni Yaşam

İlginizi çekebilir