Haziran ayında en az 149 işçi, 2018 yılının ilk altı ayında en az 907 işçi yaşamını yitirdi

İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi Haziran ayı raporunu paylaştı:

Haziran ayında en az 149 işçi yaşamını yitirdi

Yüzde 82’sini ulusal ve yerel basından; yüzde 18’ini ise işçilerin mesai arkadaşları, aileleri, iş güvenliği uzmanları, işyeri hekimleri ve sendikalardan öğrendiğimiz bilgilere dayanarak tespit ettiğimiz kadarıyla Haziran ayında en az 149 işçi iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi…
 
Haziran ayı raporumuzda meslek hastalığı nedeniyle gerçekleşen iki çiftçi ölümü var. Oysa ILO ve WHO verilerine göre 1 “iş kazası sonucu ölüm” karşılığında yaklaşık 6 “meslek hastalığı sonucu ölüm” olmaktadır. Bu durumda Türkiye’de Haziran ayında yaklaşık 900 işçinin meslek hastalıklarından dolayı ölmüş olabileceği öngörebiliriz…
 
• Elimize yeni ulaşan bilgiler ışığında Ocak ayında en az 144, Şubat ayında en az 128, Mart ayında en az 129, Nisan ayında en az 188, Mayıs ayında en az 169 ve Haziran ayında en az 149 işçi olmak üzere; Türkiye’de 2018 yılının ilk altı ayında en az 907 işçi iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi…
 
• 149 emekçinin 119’u ücretli (işçi ve memur), 30’u kendi nam ve hesabına çalışanlardan (çiftçi ve esnaf) oluşuyor…
 
• Ölenlerin 9’u kadın işçi, 140’ı erkek işçi. Kadın işçi cinayetleri tarım, ticaret ve konaklama işkollarında gerçekleşti…
 
• 2’si 14 yaş ve altında olmak üzere 6 çocuk işçi can verdi. Çocuk işçi cinayetleri tarım ve ticaret işkollarında gerçekleşti…
 
• 6 mülteci/göçmen işçi yaşamını yitirdi. Mülteci/göçmen işçilerin 2’si Suriyeli, 2’si Gürcü, 1’i Özbek ve 1’i Azeri…
 
• Ölümler en çok tarım, inşaat, taşımacılık, ticaret, belediye, metal ve enerji işkollarında gerçekleşti. OHAL sonrası sanayi işçilerinin ölümünde oransal artış olduğunu tespit etmiştik. Ancak bu durum tersine dönmüş durumda. Üst üste dördüncü aydır sanayi işçilerinin iş cinayetlerindeki oransal artışında azalma görülüyor…
 
• En fazla ölüm nedeni trafik/servis kazası, yüksekten düşme ve ezilme/göçük. Her ay bu nedenler sıralama değiştirerek ilk üç sırada yer alıyor. Bu ay kalp krizi/beyin kanaması ile şiddet nedenli iş cinayetlerinde artış gözüküyor…
 
• Haziran’da Türkiye’nin 50 şehrinde iş cinayeti gerçekleştiğini tespit ettik. En çok iş cinayeti İstanbul, Adıyaman, Bursa, Manisa, Kocaeli, Sakarya, Hakkari, İzmir, Konya, Kütahya, Osmaniye ve Şanlıurfa’da yaşandı…
 
• Ölenlerin 2’si (yüzde 1,34) sendikalı işçi, 147 işçi ise (yüzde 98,66) sendikasız. Sendikalı işçiler taşımacılık ve güvenlik işkolunda çalışıyordu. Diğer yandan ölen başka sendikalı işçiler de olabilir. Ancak kâğıt üzerinde olan sendikal üyeliklerinin gerçek bir örgütlülük olmaması ve birçok sendikanın ölen üyelerini sahiplenmemesi sonucu net bir bilgi verme şansımız olmadığını da belirtelim…
 

2018 yılının ilk altı ayında en az 907 işçi yaşamını yitirdi

Yüzde 84’ünü ulusal ve yerel basından; yüzde 16’ini ise işçilerin mesai arkadaşları, aileleri, iş güvenliği uzmanları, işyeri hekimleri ve sendikalardan öğrendiğimiz bilgilere dayanarak tespit ettiğimiz kadarıyla 2018 yılının ilk altı ayında en az 907 işçi iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi…
 
2018 yılının ilk altı ayında meslek hastalığı nedeniyle gerçekleşen 4 emekçi ölümü tespit ettik…
 
• 907 emekçinin 728’i ücretli (işçi ve memur), 179’u kendi nam ve hesabına çalışanlardan (çiftçi ve esnaf) oluşuyor…
 
• Ölenlerin 49’u kadın işçi, 858’i erkek işçi. Kadın işçi cinayetleri tarım, tekstil, ticaret, büro, eğitim, sağlık, konaklama ve ev işçiliği işkollarında gerçekleşti…
 
• 11’i 14 yaş ve altında olmak üzere 33 çocuk işçi can verdi. Çocuk işçi cinayetleri tarım, ticaret, metal, inşaat, konaklama ve genel işler işkollarında gerçekleşti…
 
• 47 mülteci/göçmen işçi yaşamını yitirdi. Mülteci/göçmen işçilerin 20’si Suriyeli, 11’i Afgan, 5’i Pakistanlı, 2’si Azeri, 2’si Gürcü, 2’si Ukraynalı, 1’i Iraklı, 1’i Kırgız, 1’i Macar, 1’i Özbek ve 1’i Tacik…
 
• Ölümler en çok tarım, inşaat, taşımacılık, metal, ticaret/büro, belediye/genel işler, konaklama, enerji ve madencilik işkollarında gerçekleşti…
 
• En fazla ölüm nedeni trafik/servis kazası, yüksekten düşme ve ezilme/göçük. Kalp krizi/beyin kanaması, şiddet, elektrik çarpması ve zehirlenme boğulma nedenli iş cinayetlerinde takip ediyor…
 
• 2018 yılının ilk altı ayında Türkiye’nin 78 şehrinde iş cinayeti gerçekleştiğini tespit ettik. En çok iş cinayeti İstanbul, Kocaeli, Manisa, Bursa, Antalya, İzmir, Konya, Aydın, Gaziantep, Samsun, Ankara ve Şanlıurfa’da yaşandı. Ağrı, Çankırı ve Giresun’da iş cinayeti bilgisi gelmedi…
 
• Ölenlerin 21’si (yüzde 2,31) sendikalı işçi, 886 işçi ise (yüzde 97,69) sendikasız…
 
***
Elimize yeni ulaşan bilgiler ışığında Ocak ayında en az 144, Şubat ayında en az 128, Mart ayında en az 129, Nisan ayında en az 188, Mayıs ayında en az 169 ve Haziran ayında en az 149 işçi olmak üzere; Türkiye’de 2018 yılının ilk altı ayında en az 907 işçi iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi…
 
907 emekçinin 728’i ücretli (işçi ve memur), 179’u kendi nam ve hesabına çalışanlardan (çiftçi ve esnaf) oluşuyor…
 
 
Ölümler en çok tarım, inşaat, taşımacılık, metal, ticaret/büro, belediye/genel işler, konaklama, enerji ve madencilik işkollarında gerçekleşti…
 
En fazla ölüm nedeni trafik/servis kazası, yüksekten düşme ve ezilme/göçük. Kalp krizi/beyin kanaması, şiddet, elektrik çarpması ve zehirlenme boğulma nedenli iş cinayetlerinde takip ediyor…
11’i 14 yaş ve altında olmak üzere 33 çocuk işçi can verdi. Çocuk işçi cinayetleri tarım, ticaret, metal, inşaat, konaklama ve genel işler işkollarında gerçekleşti…
 
Ölenlerin 49’u kadın işçi, 858’i erkek işçi. Kadın işçi cinayetleri tarım, tekstil, ticaret, büro, eğitim, sağlık, konaklama ve ev işçiliği işkollarında gerçekleşti…
 
2018 yılının ilk altı ayında Türkiye’nin 78 şehrinde iş cinayeti gerçekleştiğini tespit ettik. En çok iş cinayeti İstanbul, Kocaeli, Manisa, Bursa, Antalya, İzmir, Konya, Aydın, Gaziantep, Samsun, Ankara ve Şanlıurfa’da yaşandı. Ağrı, Çankırı ve Giresun’da iş cinayeti bilgisi gelmedi…
Raporda ayrıca bir çağrıya yer verildi:

Can güvenliğimiz için işçi sağlığı mücadelesini örgütleyelim…

Geçen ayki raporumuzun girişi şu şekildeydi: “İSİG Meclisi 2011 yılında İstanbul’da faaliyete geçtikten sonra şimdi de Kocaeli ve Ankara’da çalışmalarına başladı. Bu noktada üzerimize düşen görevler artmaktadır. Bu şehirlerdeki çalışmaların kurumsal sürekliliğinin sağlanması, başka şehirlere yaygınlaştırılması ve mücadelemizin birçok başlığının güçlendirilerek öne çıkarılması gibi adımlar bizleri beklemektedir.
 
Çağrımızdır: Omuz vermek isteyen tüm emekçileri işçi sağlığı hareketinin güçlendirilmesi için Meclis çalışmalarına davet ediyoruz…”
 
Tabi bu çağrı üzerine birçok şehirden arkadaşlarla iletişime geçtik. En çok karşılaştığımız soru ise İSİG Meclisi’nin ilkeleri ve işleyişi hakkında bir bilgilendirme talebiydi. Bugüne kadar yaptığımız toplantılar ışığında:
 
• İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi; 2011 yılından bugüne farklı sektörlerden, işkollarından, mesleklerden işçilerin (sanayi/hizmet/tarım, metal işçisi, mevsimlik tarım işçisi, banka işçisi, sağlık işçisi, inşaat işçisi, doktor, mühendis, akademisyen, iş güvenliği uzmanı vd.) ve işçi ailelerinin hayat verdiği bir ağ örgütlenmesidir. Sağlıklı ve güvenli bir yaşam, çalışma koşulları için mücadele eder. İSİG Meclisi 2011 yılında İstanbul’da faaliyete geçtikten sonra şimdi de Kocaeli ve Ankara’da çalışmalarına başladı.
 
• İSİG Meclisi; bütün iş kazaları ve meslek hastalıklarının önlenebilir olduğunun bilinciyle, yaşanan işçi ölümlerini ‘iş kazası’ olarak değil ‘iş cinayeti’ olarak tanımlar. Bu noktada işçilerin sağlığının her türlü ekonomik çıkardan, büyümeden önce geldiğini savunur. Çalışma ortamında emekçilerin ölümünün, sakat kalmasının, psikolojik ve fizyolojik sağlıklarını kaybetmelerinin gerçek nedenini, emeği sadece artı değer elde etme aracı olarak gören, emekçiyi bütünsel bir insan olarak kabul etmeyen kapitalist üretim sistemi olarak görür.      
 
• İSİG Meclisi; devletten, sermayeden ve siyasi partilerden bağımsızdır. Yani hiçbir şirketten, uluslararası kuruluştan ya da herhangi bir kurumdan fon almaz, proje işi yapmaz. İşçi sınıfının çıkarlarını savunur. Siyasi partilerle organik hiçbir bağı yoktur. Ayrıca sendika ve meslek örgütleriyle de eşitler ilişki kurar. Karar alma organı ortalama olarak ayda bir yapılan açık Meclis toplantılarıdır. Bütün üyeleri ‘gönüllü’ olarak emek verir. Gelir kaynakları ise sendika, meslek örgütü ve gönüllüleri ile olan dayanışma aidatlarıdır.
 
• Aylık olarak hazırladığı ‘iş cinayetleri raporu’ başta olmak üzere panel, işçi direnişlerine destek ve hazırladığı diğer raporlarla tanınan bir kurumdur. Yine birçok sendika ve meslek örgütü tarafından desteklenmektedir. İSİG bilgilerinin merkezileştirilmesi ve kamusallaştırılmasını amaçlayan ve her gün düzenli olarak güncellenen www.guvenlicalisma.org isimli web sitesi, http://www.facebook.com/isigmeclisi/ ve http://twitter.com/isigmeclisi sosyal medya hesapları, [email protected] mail adresi bulunmaktadır.
 
• İSİG Meclisi; ilke olarak cinsiyet, etnisite, ırk, inanç benzer temelli ve cinsel tercihler nedeniyle doğan ayrımcılığa ve nefret söylemlerine karşı taviz vermez, her yaşam sahasında emekçilerin perspektifinden yana tutum alır. Her türlü siyasi, iktisadi ve kültürel iktidar ve çıkar odaklarından bağımsız bir işçi sağlığı ve güvenliği politikasının oluşturulmasını hedefler.
 

İlginizi çekebilir