Hava kirliliği, Covid-19’dan daha tehlikeli

Çevre Mühendisleri Odası’nın Dünya Çevre Günü’nde yayımladığı hava kirliliği raporuna göre, hava kirliliği Covid-19’dan daha tehlikeli. Verilere göre 2019’da hava kirliliğinden kaynaklı ölüm sayısı 31 bin 476 kişiyken, 2020 Mart-Aralık’ta Covid-19 kaynaklı hayatını kaybedenlerin sayısı 20 bin 881.

Bugün Dünya 5 Haziran Dünya Çevre Günü.

Buna ilişkin dünyada çeşitli araştırmalar yapılırken, Çevre Mühendisleri Odası (ÇMO) da hava kirliliğine ilişkin hazırladığı raporu yayımladı.

Raporun sonuçlarına göre hava kirliği, dünyada milyonlarca insanın ölümüne sebep olan Corona virüsünden daha tehlikeli.

Rapordaki verilere göre, Türkiye’de hava kirliliği kaynaklı ölüm sayısı 2018’de 45 bin 398, 2019’da ise 31 bin 476 kişi. 2020 Mart-Aralık Covid-19 kaynaklı hayatını kaybedenlerin sayısı ise 20 bin 881.

Raporda, buna rağmen hava kirliliğinin ülkede, hiçbir zaman Covid-19 salgını kadar önemsenmediği ifade edildi.

Önlemler

ÇMO’nun raporunda hava kirliliğine karşı alınacak önlemlere ilişkin öneriler de sıralandı:

  • İstasyonlarda eksi “-“ değerlerin ölçülmesinden dolayı ölçüm istasyonlarının bakım-onarım ve
    kalibrasyonuna özen gösterilmesi ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın bütçesinde yapılacak
    düzenleme ile hava kalitesine yönelik değerlendirmelere daha fazla maddi ve idari kaynak
    ayrılması gerekmektedir.
  • Kirletici parametreler bütün istasyonlarda izlenmeli ve her alan için yerel ve küçük ölçekli
    modellemeler yapılarak hava kirliliğinin azaltılması sağlanmalıdır.
  • Mevzuatımıza PM2,5 değerinin de eklenmesi önemlidir.
  • Çevre ve Şehircilik İl Müdürlükleri çevre denetimlerini arttırmalıdır.
  • Covid-19 salgını ile hava kirliliğinin olduğu bölgelerde riskin fazla olduğu gerçeği ile karar
    vericiler ve siyasetçiler yüzleşmelidir. Salgın sonrası ekonomilerin kendisini toparlaması
    kaygısı ile hava kirliliğinin salgın öncesinden daha da fazla artma riski bulunmaktadır. Bu riskin
    gerçekleşmemesi için zaman kaybetmeden hava kirliliğini azaltıcı uygulamalara başlanmalıdır.
  • Hava kalitesinin tespiti ve kamuoyu ile paylaşılması Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın görevidir.
  • Kentlerdeki vatandaşların sağlıklı çevrede yaşama hakkına dair sorumlulukları olan büyükşehir ve ilçe belediyeleri ile valilikler kendi bölgelerinde eksik veya yetersiz olan ölçüm istasyonların tüm parametrelerde doğru veri üretecek hale getirilmeleri insan sağlığı ve ekositem için önem arz etmektedir.
  • Bir çok ülkede termik santraller kapatılırken, ülkemizde enerji kaynağı olarak kömür ve türevi yakıtlı termik santrallere destek verilmesi yerine yenilenebilir temiz enerji kaynakları desteklenmelidir.
  • Kentlerin üst ve alt ölçekli planları hem hava kirliliği sorununu çözmeye hem de iklim krizinin etkisini azaltmaya yönelik olmalıdır.
  • Isınma amaçlı kömür yardımları yerine alternatif çözümler hayata geçirilmelidir.

Raporun tamamına BURADAN ulaşabilirsiniz.

ÇMO Genel Başkanı Ahmet Dursun Kahraman, “Bu veriler bize, hava kirliliğinin Covid’den de tehlikeli bir seyri olduğunu gösteriyor. Ancak ülkemizin hava kirliliği problemi hiçbir zaman Covid-19 salgını kadar önemsenmemekte” dedi.

İstanbul’da Marmara denizinin müsilajla boğuştuğunu hatırlatan Kahraman şöyle devam etti: “Karşı karşıya geldiğimiz müsilaj da hava kirliliği de ekolojik yıkım da politikalar nedeniyledir. Şimdi Çevre Ajansı denen bir ajans kurulmak isteniyor. Bununla bugüne kadar çevre politikaları üzerindeki kamu denetimi tamamen ortadan kalkacak. O nedenle daha rantsal politikalarla karşı karşıya kalacağız. İktidarın yönelimi bize bunu gösteriyor.”

Kaynak: KARINCA – DİKEN

İlginizi çekebilir