‘Hakikat arayışında tereddüt etmedik’

Kürt Kadın Gazeteciler Günü’nü kutlayan Mezopotamya Kadın Gazeteciler Platformu, ‘Hakikat arayışında hiç tereddüt etmedik. Toplumun karanlığa sürüklendiği bu dönemde ‘aydınlığı’ ne olursa olsun topluma ulaştıracağız’ dedi  

Mezopotamya Kadın Gazeteciler Platformu, Kürt Kadın Gazeteciler Günü vesilesiyle yazılı açıklama yaptı.

Açıklamada, “Türkiye’nin ilk kadın yayın yönetmeni Gurbetelli Ersöz’ün yaşamından ilmek ilmek örerek Kürt kadın gazetecilere miras bıraktığı hakikat arayışçılığı, dün olduğu gibi bugün de yolumuzu aydınlatmaktadır. ’90’lı yıllarda gazetecilerin sokak ortasında katledildiği dönemlerde Gurbetelli Ersöz gazetenin yayın yönetmenliğini yaparak baskı katliam ve yok etmelere karşı kalemiyle nasıl mücadele edileceğini bizlere miras bıraktı” denildi.

‘Aydınlığı topluma ulaştıracağız’ 

“Mevcut iktidarlar tarafından yıllardır Kürt halkı üzerinde uygulanan her türlü yok etme politikasının farklı yöntemlerle bugün de sürmektedir” vurgusunda bulunulan açıklamada, “Bizler Kürt kadın gazeteciler olarak tüm baskı, tutuklama, gözaltılara ve kapatmalara rağmen mirasını devraldığımız hakikat arayışçılığından hiç tereddüt etmedik, bundan sonra da etmeyeceğiz. Toplumun karanlığa sürüklendiği bu dönemde kadın gazeteciler olarak ‘aydınlığı’ ne olursa olsun topluma ulaştıracağımızı bir kez daha söylüyoruz” diye kaydedildi.

‘Mücadele sürüyor’

Açıklamanın devamında şu ifadeler yer aldı: Dünden bugüne baktığımızda çok az imkânlarla kadının sesi olmak için alanlara çıktığımız ilk günden bu yana büyük yol kat ettiğimizi görüyoruz. Tabii bunların yetmediğini ve hep bir mücadele ve akış içerisinde olmamız gerektiğinin farkındayız. Bu yüzden akışımız hep halka, kadına, çocuğa ve ezilenlere olacak.

Kürt Kadın gazeteci meslektaşlarımızın gününü kutluyor, bu uğurda bir an bile tereddüt etmeden yaşamını feda eden gazeteci arkadaşlarımızı saygı ve özlemle anıyoruz.

‘Onun mirasını sahipleniyoruz’

Gurbetelli Ersöz’ün ölümünün üzerinden 23 yıl geçti. Yaşamını yitirdiği 7 Ekim tarihi, Kürt Kadın Gazeteciler Günü ilan edildi. Gazeteci Sevda Erkılınç ve Melis Alphan, hakikatin izindeki gazetecilerin pusulası olan Ersöz’e dair konuştu

Özgür Basın geleneğinin ilk kilometre taşlarından olan Özgür Gündem gazetesinin Genel Yayın Yönetmeni Gurbetelli Ersöz, 7 Ekim 1997’de yaşamını yitirdi. 2013 yılında, Ersöz’ün yaşamını yitirdiği 7 Ekim tarihi “Kürt Kadın Gazeteciler Günü” olarak ilan edildi. Ölümünün üzerinden 23 yıl geçmesine karşın Gurbetelli Ersöz’ün güçlü kalemi ve cesareti yalnızca Kürt kadın gazetecilere değil, ülke ve dünyadaki hakikatin izinde olan tüm kadın gazetecilerin pusulası olmaya devam ediyor. Kadın gazeteciler, Gurbetelli Ersöz ve Kürt Kadın Gazeteciler Günü’ne ilişkin duygu ve düşüncelerini Jinnews’ten Gülistan Azak’la paylaştı.

Kadın gazeteci olmak…

Özgür Gelecek gazetesinden gazeteci Sevda Erkılınç, sözlerine Kürt Kadın Gazeteciler Günü’nü kutlayarak ve Gurbetellli Ersöz’ü anarak başladı. Erkılınç, “Erkek egemenliğin çok yoğun olduğu ve her yerde yeniden üretildiği bir ülkede ve coğrafyada yaşıyoruz. Aynı zamanda bölge açısından çok daha zor. Orada yaptığın haberler senin gözaltına alınmana ve tutuklanmana neden olabiliyor ya da gazetenin yayın yönetmeni olmak yıllarca içeride kalmana neden olarak gösterilebiliyor. Türkiye’de yoğun bir baskının yaşandığı bir zaman dilimindeyiz, özellikle son 4-5 seneye bakıldığında” dedi.

Ersöz’ün mirası

Sevda Erkılınç

Gurbetelli Ersöz’ün gözaltı, tutuklama, kaybetme ve katletme olaylarının yaşandığı 90’lı yıllarda Türkiye’nin ilk kadın genel yayın yönetmenliği yapmasının kendisini heyecanlandıran ve gururlandıran bir yerde olduğunu vurgulayan Erkılınç, “Gurbetelli’nin ortaya koyduğu direngenlik bizim açımızdan çok önemli. Biz sosyalist gazetecilerin öğrendiği çok şey oluyor. Kürt kadın gazetecilerin ısrarı, ortaya koyduğu direniş biçimi aslında gücünü buradan alıyor. Ben Özgür Gelecek gazetesinin gazetecisi olarak da bir Kürt kadın gazetecisi olarak da bu direnişi sahipleniyorum” diye konuştu.

Gerçeklerin peşinde

Melis Alphan

Gazeteci Melis Alphan ise “Bugün Türkiye’de ifade özgürlüğüne ve basın özgürlüğüne yönelik baskı inanılmaz bir boyutta. Gerçek anlamda gazetecilik yapanlar sürekli hedefte ve saldırı altında. Bu baskı ve saldırılar söz konusu gazeteci kadın, bir de Kürt olunca katmerleniyor. Yani Türkiye’de gazetecilik zaten zor, kadın olmak zaten zor, bunlara ek olarak bir de ötekileştirilen bir halkın mensubu olarak gazetecilik yapmaya çalışınca iş iyice zorlaşıyor. Gözaltılara, tutuklamalara, kapatmalara rağmen gerçeklerin peşinde koşan ve bunları kamuoyuna duyuran bu meslektaşlarımın özellikle de kadınların sesini duyurma yönünde azmini ve dirayetini çok kıymetli buluyorum” ifadelerinde bulundu.

Kaynak: MA

İlginizi çekebilir