‘Güvenli bölge’de adımlar atıldı

ABD ile Türkiye arasında uzun süre krize neden olan Kuzeydoğu Suriye sahasında yapılan ‘güvenli bölge’ anlaşması faaliyete geçti. DSG yerini askeri meclislere bırakırken ABD ile Türk askerleri ise ilk ortak uçuşlarını yaptı.

Türkiye’nin sık sık harekat düzenlemekle tehdit ettiği Kuzeydoğu Suriye’de yapılan “güvenli bölge” anlaşması faaliyete geçti. Demokratik Suriye Güçleri, anlaşma kapsamında 5 kilometre derinlikten çekilerek, yerlerini kentlerde kurulan askeri meclislere bıraktı. Konuya ilişkin açıklama DSG’nin yıllık toplantısında yapıldı. DSG komutanlarından Hesen Qamişlo, ANHA’ya açıklamalarda bulunarak, “Kurulan askeri meclisler, YPG-YPJ’nin yerine sınır hattına konuşlanacak. Şimdi Girê Spî ve Serêkaniyê’de, 5 km derinlikteki alanda kentlerin askeri meclisleri devreye girecek” dedi. Kuzey ve Doğu Suriye sınırlarının tamamında sınır güvenliği sağlanmasını istediklerini belirten Qamişlo, “Türk devletinin saldırmaması için bütün sınırlarımızın sınır güvenliği kapsamına alınması için çabalıyoruz. DSG olarak diyalogdan yanayız. Tüm çabamız çözüm için elimizden gelen görevlerimizi yerine getirmek içindir ve umuyoruz ki onlar da (Türkiye) çözüm için hareket ederler” dedi.

Kaolisyon komutanlarıyla görüşme

DSG’nin bu açıklamasıyla eş zamanlı olarak Koalisyon komutanları da “güvenli bölge” anlaşması kapsamında 5 kilometre derinlikte görev alacak askeri meclislerin komutanlarıyla bir araya geldi. Ayrıca Birleşik Ortak Görev Gücü-Doğal Kararlılık Harekâtı Komutanlığı Yardımcı Yetkilisi ve Suriye’deki Koalisyon Güçleri Yetkilisi Nicholas Pont’tan da “güvenli bölge” anlaşmasına ilişkin açıklama geldi. DSG’nin yıllık toplantısında konuşan Pont, Koalisyon’un sınır güvenliği konusunda yaptığı anlaşmaya değinerek, Türkiye’nin müdahalesine izin vermeyeceklerini ve DSG’ye desteğin süreceğini bildirdi.

Akar: Faaliyetler başladı

Kuzey ve Doğu Suriye sahasında bu gelişmeler yaşanırken Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’dan da açıklama geldi. Birleşik Müşterek Harekat Merkezi tam kapasiteyle faaliyete başladığını belirten Akar, “Merkezin komutası Türk ve ABD’li birer general tarafından yürütülüyor. Birinci safha faaliyetleri ile ilgili sahada uygulamalara geçildi” dedi. Akar, ilk ortak helikopter uçuşunun da yapıldığını belirtti. Sobrasında Milli Savunma Bakanlığı da ABD ile Türk komutanların ortaklaşa yaptığı helikopter uçuşuna ilişkin görüntü paylaştı.

Pentagon’dan açıklama

Konuya ilişkin bir açıklama da Pentagon’dan geldi. Pentagon Sözcüsü Sean Robertson, Anadolu Ajansı muhabirinin yazılı sorusuna yanıt verdi. “ABD’li ve Türk liderler ilk ABD-Türkiye keşif uçuşunu gerçekleştirdiler” diyen Roberson, İki ülkeden birer generali aynı helikopterde uçtuğuna dikkat çekti. Bu dönüm noktasına, hafta başında ortak koordinasyon merkezinin kurulmasının ardından gelindiğini belirten Robertson, “Bu durum, Türkiye’nin güney sınırına ilişkin meşru güvenlik endişelerine karşılık bulma ve Suriye’nin kuzeydoğusunda güvenliği sağlayarak IŞİD’in yeniden ortaya çıkmasını engelleme kararlılığımızı göstermektedir” ifadesini kullandı. Pentagon Sözcüsü, atılan bu adımla ayrıca Koalisyonun ve DSG’nin IŞİD’in kalıcı şekilde ortadan kaldırılması hedefine odaklanmasını istediklerini de sözlerine ekledi.

DSG’den Şam yönetimine çağrı

Demokratik Suriye Güçleri yıllık toplantısından çıkan sonuç bildirgesinden de “güvenli bölge” anlaşmasına destek, Şam yönetimine ise çağrı geldi. “ABD’nin, Türkiye’yi sınır hattımızın güvenliğini ve bölgenin huzurunu bozmaktan uzaklaştıracak ve anlaşılabilecek bir forma ulaştıran çalışmalarını desteklediğimizi belirtmek istiyoruz” denilen bildirgede anlaşmanın başarıya ulaşabilmesi için DSG’nin üzerine düşen görevleri yerine getirmeye hazır olduğunu vurgu yapıldı.Bildirgede “Ayrıca Afrin halkının evlerine geri dönmesine ilişkin verdiğimiz sözü yineliyor ve bu gerçekleşmeden Suriye’de kalıcı bir barışın sağlanamayacağını vurguluyoruz” denildi.

Suriye hükümetine çağrının yapıldığı bildirgede “Kuzey ve Doğu Suriye’nin durumu ve Kürt sorununun çözümü için kalıcı bir barış yolunu bulma ve bölgedeki tüm halkların mozaiğini kabul etme çağrısı yapıyoruz. Suriye hükümeti, Suriye içi diyalogları başlatmalı, Demokratik Özerk Yönetimi tanıma temelinde görüşmeler gerçekleştirmeli ve bölgedeki Kürt, Süryani ve Asuri halkların haklarını demokratik, çok renkli ve adem-i merkeziyetçi Suriye temelinde kabul etmelidir” ifadesi kullanıldı.

Kaynak: Yeni Yaşam

İlginizi çekebilir