Ahmet Kaya’nın aramızdan ayrılışının üzerinden 22 yıl geçti. Gülten Kaya, eşi Ahmet Kaya’yı Artı Gerçek’e anlattı: Başkaları tarafından çizilmiş tüm çizgilerin dışında, benim tabirimle hizaya asla girmeyen bir aykırıydı.

Türkiye O’nu 1985 yılında çıkardığı “Ağlama Bebeğim” albümüyle tanıdı. Sonraki yıllarda çıkardığı albüm çalışmalarının yanı sıra halk konserleri de yapan Ahmet Kaya, gösterilen ilgi, katılım ve coşkuya rağmen ülkenin birçok yerinde “sakıncalı” bir şarkıcı oldu. Türkiye’de her söylediği söz ve şarkısı olay olan Ahmet Kaya hakkında birçok dava açıldı ve kendi deyimiyle emniyetler onun ikinci adresi oldu.

Bu baskılara rağmen Kaya, kimliğini hiçbir zaman inkar etmedi ve mücadele etti. Birçok albümünün toplatılmasının ve konserlerinin iptal edilmesinin yanı sıra 10 Şubat 1999 yılında Magazin Gazetecileri Derneği’nin Princess Otel Kongre Salonunda düzenlenen ödül töreninde yılın en iyi sanatçısı ödülünü aldı ve ödül konuşmasında, “Ben bu ödül için İnsan Hakları Derneği’ne, Cumartesi Annelerine, tüm basın emekçileri ve tüm Türkiye halkına teşekkür ediyorum. Bir de bir açıklamam var: Şu anda hazırladığım ve önümüzdeki günlerde yayımlayacağım albümde bir Kürtçe şarkı söyleyeceğim ve bu şarkıya bir klip çekeceğim. Aramızda bu klibi yayımlayacak yürekli televizyoncular olduğunu biliyorum, yayınlamazlarsa Türkiye halkıyla nasıl hesaplaşacaklarını bilmiyorum” dedi.

Bu sözleri üzerine davetliler arasında bulunan bir grup tepki gösterip çatal-bıçak fırlatmaya başladı. Olaylar büyümeye başlayınca Ahmet Kaya salondan çıkarıldı. O gecenin ardından dönemin medya kuruluşları da Ahmet Kaya’ya yönelik linç kampanyasını sürdürdü.

Önceden sözleşmeleri ve anlaşmaları yapılmış konserlerini vermek için gittiği yurt dışında linç kampanyaları aralıksız devam edince kalmak zorunda kaldı ve Kaya için mecburi sürgün başladı. Paris’te kaldığı evde, 16 Kasım 2000 yılında geçirdiği kalp krizi sonucu henüz 43 yaşındayken aramızdan ayrıldı.

  • Hakkımızda
  • Künye

 

Başka Bir Denizli… Başka Bir Ülke… Başka Bir Dünya… MÜMKÜN…