GRİPİN’DE ANLAŞMA SAĞLANDI: Kadın işçiler ‘özgüven’ kazandı!

Greve çıkan Gripin işçisi kadınlar ile işveren arasında anlaşma sağlandı. İstedikleri zammı alamasalar da kadınlar grev süreci boyunca ‘özgüven ve güç’ kazandıkları söyledi.

Toplu sözleşme görüşmelerinde anlaşma sağlanamaması üzerine işçilerin greve çıktığı Avcılar’da bulunan Gripin İlaç fabrikasında anlaşma sağlandı ve grev sona erdi.

Petrol-İş tarafından yapılan açıklamada “İstanbul 1 No’lu şubemizin örgütlü olduğu İstanbul-Avcılar’da faaliyetlerine devam eden ve yıllardır Petrol-İş’in örgütlülüğünü sürdürdüğü, 83 üyemizin çalıştığı Gripin İlaç AŞ işyerinde toplu iş sözleşmesinde anlaşma sağlanamaması üzerine 28 Kasım’da greve çıkılmıştı. 28 Kasım’da başlayan grev 7 Aralık Cuma günü tarafların genel merkezimizde bir araya gelerek anlaşmasıyla sona erdi” denildi.

Petrol-İş 1 Nolu Şube Başkanı Ahmet Baran, “Zam oranı yüzde 22 olacak. Önümüzdeki yıl da enflasyon artı yüzde 1 olacak” dedi.

GREV İŞÇİLERE ‘ÖZGÜVEN’ KAZANDIRDI

Yüzde 22 zam anlaşmasıyla sonuçlanan grevde fabrika işçisi kadınlar inatla soğuk havaya rağmen mücadelelerinden geri durmamıştı. Kuşkusuz kadınların kazanımı sadece zam olmadı. Ekmek ve Gül’e konuşan direnişteki işçi kadınlar grev süresi boyunca özgüvenli ve güçlü hissettiklerini de söyledi. Grev süreçlerini anlatan kadın işçiler neden grev ihtiyacı duyduklarını da açıladı…

GEÇİNEMİYORUZ

Grev mücadelelerini anlatan 20 yıllık Gripin işçisi Çiğdem Yahşi, “Biz haziran ayında toplu iş sözleşmesine oturduk. Talebimiz yüzde 25 zamdı. İşverenin uygun gördüğü rakam ise yüzde 17’ti, uzlaşamadık, greve gittik. Aldığımız ücret kesinlikle yetmiyordu. Zaten her şeye zam geldi. Şimdi bir de kış. Faturaları ödeyemiyoruz. Et o kadar lüks ki bizim için… Et reyonuna yaklaşamıyoruz bile artık. Çocukları olanlar var, tek başına ev geçindiren kadınlar var, kirada olanlar var. Hepimiz geçim zorluğu yaşıyoruz. Zaten bizim ilk baştaki nedenimiz buydu; geçinememek. İşveren istediğimiz zammı bize uygun görmedi, ama biz mücadeleye devam ettik” dedi.
İstedikleri zammı alamasalar da kadınlar patronun şart koştuğu yüzde 17’lik zamdan daha iyi bir zam oranı aldıklarını söyledi.

Çiğdem Yahşi

BURADAKİ MÜCADELE HEPİMİZE GÜÇ VERDİ

İşveren 10 gün boyunca işçileri yıldırmak için farklı metodlar sergilemişti. Fabrikanın çevresi polisle doldurulurken işçilerin kurduğu çadır da işveren talimatıyla kaldırılmıştı. Ama soğuğa ve baskıya rağmen direnen işçilerden Çiğdem Yahşi “Buradaki mücadele hepimize güç verdi. Bence kadın isterse her şeyi yapar. Mücadelenin olduğu her yerde kadın var zaten. Bunu gösterdik” diyerek kadın işçilerin gücünün önemine atıf yaptı.

İŞVERENİN ÇÖZÜMÜ ‘PAZARDAN ALIŞVERİŞ YAPIN’DI!

Çiğdem, “Önceden aldığımız maaş yetmiyordu. Ben kirada oturuyorum, marketin, pazarın durumu belli. İşveren bize demişti ki ‘market lüks, pazardan alışveriş yapın.’ Ama pazar da artık lüks. Çarşı da market de aynı. Ben de her veli gibi çocuklarımın en iyi yerlerde okumasını isterim ama maalesef bu şartlarla olmuyor… Bizim işveren de diğerleri gibi krizi bize fatura etmeye çalıştı. Bu zamların da krizin de sorumlusu biz değiliz. Bu faturayı da ödemek istemiyoruz. Bizim istediğimiz sadece iyileşmek. İnsanca yaşamak istiyoruz.”

ÇÖZÜM İŞÇİLERİN MÜCADELESİNDE!

Çiğdem Çözümü şöyle gösteriyor ve işçilere mücadele çağrısı yapıyor: “Gripin ilacına son bir yılda yüzde yüz zam geldi ama bunun yansıması bize olmadı. Tabii işveren ‘ilaca zam yaptık size de zam yapalım’ demedi, bu bence büyük bir çelişki. Burada çözüm tabii ki mücadelede, çözüm işçilerde. Bana göre herkes üzerine düşeni yapmalı. Bu da biz işçilerden başlayacaktır. Ben inanıyorum; özellikle kadınlar isterlerse her şeyi yapabilirler. Yaşadığı zorluklara rağmen direnişe geldi burada kadınlar.”
Kendilerine destek olan herkese ve mücadele eden diğer işçilere, özellikle de Flormar işçilerine selam yolluyor Çiğdem.

GREV BERABERLİĞİMİZİ GÜÇLENDİRDİ
Direnişteki bir diğer işçi Hanife Çerkezoğlu, Petrol-İş İşyeri Baş Temsilcisi, 20 yıldır bu fabrikada çalışıyor. Annesi, babası ve tek çocuğuyla birlikte yaşadığını, babasının felçli, annesi kalp ve şeker hastası olduğunu ve üçünün de onun bakımına ihtiyacı olduğunu söylüyor. “İki tane yaşlım var evde, hepsinin bakımı bende. Diğer arkadaşlarım da benzer sorunlarla boğuşuyor; ev geçindiriyorlar, zorlanıyorlar. Malum kriz eve yansıyor. Bu tabloda istediğimiz zam fazla değildi. Her şey çok pahalı. Çoluğumuzun çocuğumuzun ihtiyaçlarına yetiştiremiyoruz.” Evi çekip çeviren Hanife, tüm bu zorluklar içerisinde, çalışmasının karşılığı olan ücretinin bu kadar düşük olmasına da içerlendiği için arkadaşlarıyla birlikte greve çıkmış. Grev süreci boyunca şunu öğrendiğini söylüyor; “Verimli olduğun müddetçe, yani verdiğin müddetçe işveren için iyi oluyorsun ama kendin için bir şeyler isteyince kötü oluyorsun.” Kadın işçiler arasındaki dayanışmayı da şöyle anlatıyor: “Burada arkadaşlarımız arasında birlik beraberlik var. Grev bunu daha da güçlendirdi. Hükümetin yanlışlarının faturası işçilere yükleniyor, biz bundan rahatsızlık duyuyoruz, bu yüzden mücadele ettik. Kadınlar kesinlikle pes etmesin, mücadele etmeye devam etsin.”
Hanife de, Çiğdem de, bu sürecin kendileri dahil, tüm kadın işçilerde olumlu değişimlere yol açtığını gururla ifade ediyor, ve “Daha özgüvenliyiz diyoruz” diyor.

Hanife Çerkezoğlu

 

İlginizi çekebilir