GREVIO: Türkiye’nin Sözleşme’den çekilmesi kabul edilemez

Facebook
Twitter
Telegram
WhatsApp
Print
Email

“İstanbul Sözleşmesi Bir Dünya Sözleşmesi Buluşması”nda bir araya gelen hak savunucuları, Sözleşme’nin önemine dikkat çekti.

Eşitlik İçin Kadın Platformu –EŞİK’in İstanbul Sözleşmesi’ne dair düzenlediği çevrimiçi “İstanbul Sözleşmesi Bir Dünya Sözleşmesi Buluşması”na Türkiye’den ve dünyanın farklı ülkelerinden çok sayıda hak savunucusu dinleyici olarak katıldı.

EŞİK’ten avukat Hülya Gülbahar, eski GREVIO Başkanı Prof. Dr. Feride Acar, GREVIO Başkanı Irıs Luarasi ve HDP Milletvekili Feleknas Uca’nın yanında İngiltere’den milletvekili Ruth Jones, Ukrayna’dan milletvekili Julia Lovchkina ve Anayasa Hukukçusu Prof. Dr. Serap Yazıcı konuşmacı olarak yer aldı

“Hukuki mücadele sürecek”

İlk olarak konuşan avukat Hülya Gülbahar, Türkiye’de kadın ve erkeğin eşit olarak görülmediğine dikkat çekerek, mücadele edenlerin, özellikle Kürt kadın mahpusların cezalandırılmak istendiğini söyledi.

Gülbahar, şunları söyledi:

“EŞİK’te yaptığımız çalışmalardan biri Meclis izleme çalışması. EŞİK’te gece nöbetçilerimiz var. Sürekli son dakika oldubitti ile işlemler yapılmak istendiği için Meclis’i takip ediyoruz.

“Meclis’in açık olduğu saatlerde gece nöbetçileri olarak aleyhe olan değişiklikleri durdurmaya çalışıyoruz. İstanbul Sözleşmesi’ne dair de Meclis’e izledik.

“İlk başladığımızda kadına yönelik şiddetle ilgili sadece 52 saniye ayrıldığını gördük sonrasında onuncu raporda artık bu oranın arttığını görmüştük. EŞİK tek tek vekilleri izledi ve İstanbul Sözleşmesi’nden ne kadar söz ettiğini takip etti.

“Ayrıca hukuk mücadelesi vardı. Bu da kolay olmadı. 200’ün üzerinde kadın örgütü ve LGBTİ örgütünce dava açıldı Danıştay’da şimdiye kadar 4 duruşma yapıldı. İlk duruşmada yerle sürüklendi kadınlar biber gazı sıkıldı. Son duruşmada kadınların açıklama yapması engellendi. Duruşmaya bine yakın avukata katıldı. Salona 600 kişi alınıyorken bine yakın insan takip etti bu duruşmaları.

“Bu savunmalarda İstanbul Sözleşmesi’ne dair cumhurbaşkanı kararının kabul edilemez olduğunu ve hukuk dışı olduğunu anlattık.

“Türkiye kadın hareketi olarak hukuki mücadeleyi sürdüreceğiz. Eninde sonunda yeniden Türkiye’yi bu Sözleşme’nin tarafı haline getireceğiz. Uygulanması için de mücadele edeceğiz.”

“Yanınızdayız”

GREVIO Başkanı Irıs Luarasi da şunları söyledi:

“Sözleşme’nin imzalanması için hepimiz ülkeler üzerinde baskı oluşturuyoruz ama ilk defa bir ülkenin Sözleşme’yi imzalamış olan bir ülkenin bu Sözleşme’den çekilmesi durumu yaşanıyor.

“GREVIO raporuna göre, erkek şiddeti konusunda GREVIO 3 yıllık bir süre Türkiye’ye düzenleme yapması için. Ama Türkiye Sözleşme’yi iptal ettiği için bu şimdi mümkün değil.

“İstanbul Sözleşmesi bazı kişiler tarafından yanlış yansıtılıyor bu yanlış algılama siyasi amaçlarla yanlış yorumlama ile İstanbul Sözleşmesi’nin yapacağı yüksek katma değere ket vurmuş oluyoruz.

“İstanbul Sözleşmesi yasal bir bağlayıcı araç. Bu noktada kadının haklarının korunması bu konuda teşvik edilmesi gibi koşullar var. Bazı toplumlar tutucu olduğu için Sözleşme uygulanmıyor olabilir. Bu konuda çok net resim var elimizde.

“Bilgi paylaşmak için güçlerimizi birleştirmemiz lazım. Tek amaç kadının şiddetten uzak şiddetin olmadığı bir yaşam yaşaması kadınların, Sözleşme’nin amacı bu.

“Bu Sözleşme’nin doğru anlaşılması lazım. Bu çalışmalarımızla birlikte çok önemli geri dönüşler oldu. Türkiye’nin bu Sözleşme’den çıkmasını kabul etmiyoruz. Kabul edilemez bir durum, sinirlendik, hayal kırıklığına uğradık. Buna çok sinirlendik. Maalesef elimiz kolumuz bağlı. Ulusal düzeyde çabamız sürüyor fakat artık her şey Türkiyeli yetkililere kalmış durumda. Bu yanıttan dolayı çok üzgünüm ama durum budur.”

“Sözleşme dün de önemliydi bugün de”

Prof. Dr. Feride Acar da şunları söyledi:

“Öncelikle çok özetle uzun zor görüşmelerden sonra ülkeler tek bir Sözleşme konusunda hem fikir olmuştu. Bu önemliydi. Bu göz ardı edilebilecek bir başarı değildi. Bundan gurur da duymamız lazım. Üzerinde tartışılmış üzerinde fikir birliğine varılmıştı. Avrupa Konseyi’nin Bakanlar Konseyinde kabul edilmişti.

“Bu önemliydi. 11 Mayıs 2011’de imzaya açılmıştı sonrasında 2014’te yürürlüğe girdi yeteri kadar ülkenin imzalamasıyla birlikte. Bu da Avrupa devletlerinde bir aciliyeti gündeme getirmişti demek ki bu konuda bir fikir birliğine varılmıştı.

“Kadın hareketinin önemli katkıları olmuştu. Sivil toplum dahli İstanbul Sözleşmesi’nin onaylanması için çok önemliydi bugün de öyle. Türkiye Kadın Hareketi İstanbul Sözleşmesi’nin önemini siyasilere kabul ettirdi. “

Uca: GREVIO sesimizi duysun

HDP Milletvekili Feleknas Uca da şunları söyledi:

“Öncelikle EŞİK’in ikinci yılını kutluyorum ve bu güzel buluşmayı organize eden, tüm kadın çalışmalarında emeği olan arkadaşlara teşekkür ediyorum. Avrupa Konseyinin en önemli sözleşmelerinden biri olan İstanbul Sözleşmesine üye ülkelerin katılımı olumlu bir gelişme olsa da geri çekilen ülkeler de bir o kadar üzücü bir tablo sergilemektedir. İstanbul Sözleşmesinden çekilmek kadın kazanımlarına darbe vurmaktır.

“Kadınları şiddete, cinayete karşı savunmasız bırakmak anlamına gelmektedir. Bizim bu durumdaki rolümüz ise İstanbul Sözleşmesini sadece parlamento koltuklarında değil, köylerde, tarlalarda, sokaklarda yani her alanda herkese anlatmak, Sözleşmenin öneminden herkesi haberdar etmek olmalıdır.

“AKPM Eşitlik Komisyonu olarak bu konuyla ilgili raporlar yayınlamakta, toplantılarımızı yapmaktayız. Ancak Konseyin sesimizi daha fazla duyurması gerekmektedir. İstanbul Sözleşmesi tüm dünya parlamentolarının, AKPM’nin, kadın kurumlarının, Siyasi Partilerin, STK’ların en önemli gündemlerinden olmalı.

Biz HDP olarak İstanbul Sözleşmesini hem konseyde hem Türkiye Parlamentosunda, basında, eylemlerde onlarca kez gündemleştirdik. Ancak ne yazık ki Türkiye, İstanbul Sözleşmesinden gece yarısı, hukuksuz bir kararla geri çekilmiştir. HDP, Feministler, STK, kadın siyasetçiler olarak konuyu danıştaya taşıdık.

“Danıştay Savcısı kararın hukuksuz olduğunu savunsa da Danıştay, yargı bağımsızlığını fesheden bir karar imza atarak geri çekilmeyi onamıştır.

“Değerli arkadaşlar, Danıştay, mevcut yasaların kadınları koruduğunu savunmuş ancak, Türkiye, İstanbul Sözleşmesinden çekildiği günden bu yana kadın cinayetlerinde ve aile içi şiddette ne yazık ki korkunç bir artış var. Neredeyse her gün basından bir kadın cinayeti ve şiddet haberi var, etrafımız şiddetle sarılmış durumda.

Biz gerek AKPM üyesi, gerek parlamenter, feminist, aktivist kadınlar olarak, hiçbir hükümetin, kadınları savunmasız bırakan İstanbul Sözleşmesini yok sayan kararını tanımıyoruz. Mücadelemiz evde, sokakta, tarlada, işte, parlamentoda, hayatın her alanında erkek iktidara, erkek yargıya karşı devam edecek. İstanbul Sözleşmesinden çekilen ülkelerin tekrar uygulamaya koy için, daha çok ülkenin taraf olması için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz.

“AKPM üyeleri başta olmak üzere AKP’li kadın vekillere de İstanbul Sözleşmesinin yanında olmaları çağrısında bulunuyorum. Avrupa ve dünyadaki tüm kadınları dayanışmaya davet ediyorum. İstanbul Sözleşmesini korumak sadece AKPM’nin değil, tüm parlamentoların ortak sorumluluğundadır. Kadın mücadelesinin kazanımlarını hep birlikte korumalıyız.”

Jones: Kadın ve kız çocukarı eylem bekliyor

İngiltere’den milletvekili Ruth Jones, Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çıkmasına karşı olduklarını belirtti ve özetle şunu söyledi:

“İngiltere’de kadın ve kız çocukları artık somut adımlar bekliyor. Bu sorunun çözülmesi için siyasetin eyleme geçmesini bekliyorlar” dedi.

Ukrayna’dan Milletvekili Julia Lovchkina da Ukrayna’nın İstanbul Sözleşmesi’ni yeni imzaladığını belirterek, toplumdaki muhafazkarların bu Sözleşme’ye karşı çıktığını belirtti. Lovchkina, şunları söyledi:

“Cinsel yönelim kelimesini sorun haline getirdiler. Ulusal mevzuata uygulanacağı için son derece karşı çıkan grup vardı. Toplumun fikrini değiştirmek için büyük bir çaba harcadık. Büyük bir yürüyüş gerçekleştirdik. Yakın zamanda Sözleşme’yi parl’mentoya sunduk ve uygulamaya koyduk. İstanbul Sözleşmesi, Ukrayna’da Kasım 2022’de yürürlüğe girecek.

“Rusya ile olan savaş durumundan dolayı bazı zorluklar yaşıyoruz. Bir Anayasa’da ailenin tanımını yapmış bulunuyoruz. Ukrayna’da Sözleşme’yi Anayasal çerçevemize uygun olarak uygulayacağız, kendi iç mevzuatımızı değiştirmeyecek. Dolayısıyla herhangi bir ideolojiyi kabul etmiyor. Bu konuda iki ayrı deklarasyon paylaştık. Sözleşme’nin ülke çapında tanınması için yoğun bir çaba harcadık bu konuda çalıştığım için gurur duyuyorum.”

“İstanbul Sözleşmesi’ni iktidar olduğumuz ilk gün yürürlüğe koyacağız”

CHP Milletvekili Selin Sayek Böke de şunları söyledi:

“Karşımızda hukuku yok sayan bir zihniyet var. Biz bu nedenle Danıştay’daki hukuki mücadelemiz sürecek. Çıkmış olan bu hukuksuz kararın geri alınması için biz mücadele edeceğiz. Ama biz biliyoruz ki ne biz yalnızız ne de bunun mücadelesini veren parlamento dışındaki kadınlar yalnız. Bu Danıştay kararı sadece hukuku değil demokrasiyi de yok saydı.

“Bizler bu tek adama karşı, çok kadınlar olarak mücadele edeceğiz. Bu anlamda mücadele sürecek ve bundan sonra da Sözleşme’nin uygulanması konusunda da mücadele edeceğiz. CHP olarak biz iktidar olduğumuz gün yeniden İstanbul Sözleşmesi’ni yürürlüğe koyacağız.”

“Anayasa’ya aykırılık var”

Anayasa Hukukçusu Serap Yazıcı da Türkiye’nin Sözleşme’den çekilme sürecinde hukuk dışına çıkıldığını vurguladı. Cumhurbaşkanı’nın Meclis’in yetkisini gasp ettiğini belirterek, şunları söyledi:

“Fonksiyon gaspını gündeme getirdik ve Danıştay’ın bunu dikakte almasını istedik. İptal kararını iptal etmesini istedik. Danıştay talebimizi kabul etmedi. Bunun hukuken bir gerekçesi var mı? hayır yok. Danıştay’ın kararında da Anayasa’ya aykırılık var.

“Savaş halindeki Ukrayna’da bu koşullarda İstanbul Sözleşmesi’ni imzalarken Türkiye Sözleşme’den çıktı. Bu bizim için üzüntü veren bir husus.”

Çevrimi toplantı, soru cevap ile devam etti.

Kaynak: Bianet – Evrim Kepenek

  • Hakkımızda
  • Künye

 

Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipiscing elit. Ut elit tellus, luctus nec ullamcorper mattis, pulvinar dapibus leo.