Giresun’daki katliam ne ilk ne de son olacak! – Yusuf Gürsucu

Giresun’a bağlı Şebinkarahisar ilçesinde Nesko Madencilik AŞ’ye ait maden ocaklarında kullanılan siyanür atıklarının depolandığı flotasyon tesislerindeki havuzlar patladı. Patlamayla birlikte tesisin çevresinde bulunan doğal alanlara, bahçelera ve dereye karışan atıklar, çevrede büyük bir kirlilik yaratırken dere sularının aktığı derenin aktığı Kılıçkaya Barajı’da siyanürle zehirlendi. Aynı maden sahasında 2018 yılında yine atık barajı patlamış ve sular zehirlenirken 8 milyon balık can vermişti. O günden bu yana toprakların ve suların durumu incelenmediği gibi kirliliğin devam edip etmediğini öğrenebileceğimiz hiçbir veri yayınlanmış değil.

 

Valilik bildiğiniz gibi

Giresun Valiliği’nin yaşanan patlama sonrası yaptığı açıklama ise kafa karıştırdı. Valilik, ‘mevcut çevre kirliliğinin önlenerek gerekli tedbirlerin alınması ve oluşabilecek daha büyük çevre kirliliğinin önüne geçilmesi adına maden tesisi faaliyetinin süresiz olarak durdurulduğunu’ duyurmuş olması hiçbir sorunu çözmezken, bir süre sonra 2018’de olduğu gibi siyanür havuzları yeni bir felakete kadar çalışmaya devam edeceğinin ikrarı gibiydi.

 

Kütahya ve Gümüşhane unutulmadı

AKP’nin ayrıcalıklı şirketlerinden olan Yıldızlar Holdingin Kütahya’daki Eti Gümüş tesislerinde de atık barajı patlamıştı. 7 Mayıs 2011’de yaşanan atık havuzlarındaki yıkılma sonrası binlerce ton  siyanürlü atık, suya ve toprağa karışarak bölgede siyanür zehirlenmelerini ortaya çıkarırken, çok sayıda hayvan yaşamını yitirmişti. Gümüşhane’de yaşanan bir başka atık sorunu ise 2020 yılının temmuz ayında yaşandı. Atık havuzlarında bulunan atık borusu patlamış ve yine dereler zehirlenmişti. Bu olayda Gümüşhane Valiliği şirkete 400 bin TL para cezası vererek olayın üstünü kapatmıştı.

 

İktidar üstünü örtmek isteyecek!

Şebinkarahisar’da siyanürlü liçleme işlemi sırasında yoğun su kullanımı gerçekleşirken diğer yandan sular kirletilip zehirlenmektedir. Atık barajının patlamasının ardından binlerce ton kimyasal atık, Kılıçkaya Barajına aktı. Doğaya akan zehirli kimyasallar nedeniyle Kelkit Çayı ve ovası da bu durumdan etkilenecek. Patlama sonrası açıklamalar yapan  AKP ise her zaman yaptığını yaparak suları içmeyin uyarısıyla durumdan sıyrılmak istediğini ortaya koyarken, insan dışında kalan canlılar ve dolaylı olarak topraktan ve sudan yararlanarak üretilen bitkilerin tüketilmesiyle ortaya çıkacak sağlık sorunları karşısında yine suskun kalarak durumu seyretmekle yetinecek.

 

Bölgenin tüm atıkları bu tesiste

Şebinkarahisar Yedikardeş Köyü Derneği, Nesko Maden’e ait madenin ÇED gerekmeksizin çalıştığına dikkat çeken açıklamalar yaptı. Dernek, “Tüm flora, fauna zarar görmüş ve topraklarımız, bitki örtümüz ve sularımız zehirlenmiştir” diye belirtilerek, “Geçmişten bugüne kadar yöre halkı, sivil toplum kuruluşları ve tüm çevre bilincine sahip olan duyarlı insanlarımız tarafından yapılan sözlü ve yazılı uyarılar, tüm yazılı başvuruların dikkate alınmaması sonucu bu çevre felaketine sebebiyet verilmiştir” denildi. Açıklamanın devamında, Giresun’un diğer ilçelerindeki madenlerin atıklarının da bu tesise getirildiği ifade edildi.

 

Altın madenleri dikkat çekici

Dönemin Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak 2016’da yaptığı bir açıklamada, Artvin, Gümüşhane, Ordu, Giresun, Trabzon ve Rize illerinde toplam 1012 maden ruhsatı verildiğini söylerken, bu sayı, söz konusu illerin toplam büyüklüğünün yüzde 40’ına tekabül ediyordu. 2016 yılından bu yana rusat alanları 2’ye 3’e katlanırken, bölgenin neredeyse tamamı maden sahası olarak belirlendi. Bu ruhsatlandırmaların içinde altın madenleri ise dikkat çekiyor. Türkiye’de faal olan 18 altın maden işletmesine ek olarak 13 tane daha faaliyete girecek hazır işletme var. Türkiye’de 3-4 yıl içerisinde 45-50 işletmenin aktif olarak faaliyet göstermesi beklenirken, bu altın madeni işletmelerinin yüzde 25’i Orta ve Doğu Karadeniz’de bulunuyor.

 

Yeşil Yol!

Giresun’un tüm dağları maden ruhsat alanları ve bu alanlar 2-3 ay da bir yapılan ihalelerle şirketlere devirleri gerçekleştiriliyor. Diğer yandan, 2002’de iktidara gelen AKP, 2004 yılında çıkardığı maden kanunu sonrası hemen her yıl yeni yönetmelikler ve yasalar çıkararak maden kanunda  yaptığı değişiklik sayıısı 24’e ulaştı. Çıkarılan kanunlar da şirketler için birçok muafiyet ve vergisizlikle birlikte “maden bölgelerinin altyapı hizmetleri valiliklerce yapılacak” ibaresi yer aldı. Ordu’dan Artvin’e kadar tüm yaylaları birbirine bağlayan 2200 km’lik ‘Yeşil Yol’un bu bağlamda inşa edildiği, MTA verilerinde maden varlıklarının bu yolla kesişiyor olması tüm gerçeği çıplaklığıyla ortya koydu.

Kaynak: Yeni Yaşam

 

İlginizi çekebilir