“Gelen Mültecilerin de Yakalananların da Sınırdan Gidenlerin de Sayısı Arttı” (Ayça SÖYLEMEZ)

Mültecilerle Dayanışma Derneği’nden (Mülteci-Der) Pırıl Erçoban ile Uluslararası Af Örgütü’nden Andrew Gardner ile Türkiye’nin son dönemdeki mülteci politikasını ve mültecilerin son gelişmelerden nasıl etkilendiğini konuştuk.

Mültecilerle Dayanışma Derneği’nden (Mülteci-Der) Pırıl Erçoban, Suriye ve Afganistan’daki durumun kötüleşmesinin yanı sıra Türkiye’de hem siyasi düzeyde hem de toplumdaki olumsuz söylemin artması sonucu göçlerin de arttığını söyledi.

Göç hareketlerinin artmasının ardından sınırdışı haberleri de çoğaldı.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun’un “Türkiye’nin Suriyelileri sınırdışı ettiği iddiası saçmalıktan ibarettir” şeklindeki 24 Temmuz tarihli açıklamasının ardından, o döneme kadarki sınırdışı haberleri neredeyse bitti. Ancak sınırdışı uygulaması bitmedi.

Bunun yanı sıra son dönemde Ege Denizindeki kontrollerin azaltıldığına dair iddialar da dillendirilmeye başlandı. Ege Denizine dair son haber 30 Ağustos tarihli: “Yunanistan’ın Lesvos (Midilli) adasına yaklaşık 30 dakika içerisinde Türkiye’den gelen 13 sığınmacı botu yanaştı. Adanın kuzeydoğusuna yanaşan botlar içerisinde 547 mülteci vardı.” Serdar M. Değirmencioğlu da Evrensel’deki yazısında, “Ağustos ayı içerinde Yunanistan’ın Lesvos Adası’na ulaşan mülteci sayısında büyük artış yaşanıyor. Ayın bitmesine bir gün kala, adaya ulaşan mülteci sayısının 4 bine yaklaştığı kaydedildi. Mültecilerin adadaki durumu ise giderek kötüleşiyor” dedi.

Havaların ısınmasını takiben her yıl yaşanan artışın yanı sıra hem Ortadoğu ve Asya’daki savaşların artmasıyla ve hem mülteci politikalarının gündelik siyasete alet edilmesiyle hem de ve ekonomik kriz ortamında Ege Denizi kalabalıklaştı.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu da 10 Temmuz tarihli açıklamasında, “2019 yılında 163 bin kaçak göçmen yakaladık. Kendi ülkelerine gönderdiğimiz, sınırdışı ettiğimiz 2018’de 56 bin kaçak göçmen var. Bu yıl şu ana kadar 43 bin kaçak göçmen gönderildi. Elimizde biletleri alınmış 7 bin kaçak göçmen daha var” demişti. Bakan Soylu 21 Temmuz’da da “Tarihin en büyük göç dalgasıyla karşı karşıyayız. Buradan kapıları açtığımızda 6 ay hiçbir hükümetleri dayanamaz” diyerek yapacaklarının sinyalini vermişti.

Yeni Şafak gazetesinde bugün yayınlanan haber de Suriye savaşındaki son gelişmeleirn etkisini gösteriyor: “Gerilim tırmanırsa Türkiye sınırına yığılanların sayısının 2 milyonu bulacağı belirtiliyor. İdlib Yerel Meclis Başkanı Ghassan Hamo ‘Göç dalgasında en az 1 milyon kişi Avrupa’ya gider’ dedi.”

Uluslararası Af Örgütü’nden Andrew Gardner da bianet’e yaptığı açıklamada İdlib savaşı sonucunda yeni bir göç dalgasının olabileceğini tahmin edildiğini söyledi.

“İstanbul’dan sınırdışı polisikasında değişiklik oldu”

Erçoban ve Gardner, özellikle İstanbul’da kayıtsız olan mültecilere yönelik sınırdışı uygulamasının yeni bir gelişme olduğunu ifade etti.

Erçoban, “İstanbul’da en azından kayıtlı olmayanlara yönelik operasyonlarla ilgili ciddi bir değişiklik olduğunu söyleyebiliriz” dedi.

Gardner de geri gönderme uygulamasının hep olduğunu ancak İstanbul ile ilgili bir politika değişikliğinin de sözkonusu olduğunu belirtti.

“Güvenli bölge kurulursa geri göndermeler artar”

Pırıl Erçoban, göçlerde hareketliliğin artasına neden olan sebepleri şöyle anlattı:

“Geçen yıl Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘Suriyeli kardeşlerimizin ülkelerine geri dönmesini sağlayacağız’ gibi söylemleri vardı. Oradaki şartların uygun olup olmasına bakılmaksızın bir söylem değişikliği olmuştu. Değişim sinyallerinin de o zamandan verildiğini düşünüyorum. Sonrasında İstanbul’da sert uygulamalar başladı.

“Anlaşma sağlanır da sınırda güvenli bölge kurulursa Suriyelilerin gönderilmesine yönelik politikanın daha belirgin olarak ortaya çıkacağını düşünüyorum.”

Afganistan’daki durumun da kötüleştiğini hatırlatan Erçoban, “Geçen yıl Afganistan’dan gelen mültecilerin de arttığından söz ediliyordu. Bin kadarı sınırdışı edildi ama buna rağmen girişlerde de artış var. Buna mukabil Türkiye’nin deniz ve kara sınırından Avrupa’ya geçişler de çoğaldı. Rakamlara bakarsak yakalanan da çok fazla.”

“Olumsuz söylemler göçlerin artmasında etkili”

Pırıl Erçoban “hem yakalananların hem de sınırları geçebilenlerin sayısında anormal artış olduğunu” ifade etti.

“Sahil Güvenliğin rakamlarına bakılırsa, sadece Ağustos 2019’un rakamları geçen yılı geçmiş durumda. Türkiye’ye girişlerde de ciddi oranda artış var.”

Erçoban, Türkiye’den gidişlerin artmasında siyasetin etkisini de şöyle ifade etti:

“Türkiyede kayıtlı olup da bir süredir burada yaşayan ancak şimdiye kadar geçmeyi düşünmeyip yaşam koşulları, operasyonlar, güvenli bölge söylemleri nedeniyle Avrupa’ya geçmeyi planlayanlar oldu. Sosyal medyada olumsuz söylemler arttı, İdlib’deki ve bölgedeki durum insanları harekete geçirdi.

Afganistan ve Suriye’deki durumun kötüleştiğini belirten Erçoban, Türkiye’deki hem siyasiler hem toplum düzeyindeki olumsuz söylemin de göçlerin artmasında etkili olduğunu ekledi.

“Hiçbir mülteci geri gönderilmemeli”

Andrew Gardner da geri gönderme politikasının yeni olmadığını ancak İstanbul’la ilgili bir değişiklik yaşandığını söyledi: “2016’da zorla geri göndermeler hakkında bir rapor çıkarmıştık. Kayıtlı olmayan mülteciler zorla geri gönderiliyor.”

Temiz su, gıda, barınma konusunda Suriye’deki durumun son derece kötü olduğunu söyleyen Gardner, bölgede durumun zaten hep tehlikeli olduğunu, İdlib’teki gelişmelerin de yeni bir göç dalgasına neden olabileceğini söyledi.

Gardner, “İdlib operasyonu gibi yeni bir hareketlilik olmasa da Suriye’de özellikle ülkenin kuzeyinde durum insani bakımdan çok kötü. Hiçbir mülteci geri gönderilmemeli” dedi.

Kaynak: Bianet

İlginizi çekebilir