Fatsa operasyonu 11 Temmuz 1980’de başlamıştı

11 Temmuz 1980’de  “Ordu’nun Fatsa ilçesine yüzlerce asker ve polis “nokta operasyonu” düzenledi, sokağa çıkma yasağı ilan edildi, bütün evler arandı. Sol görüşlü bağımsız Belediye Başkanı Fikri Sönmez de dahil 300 kişi gözaltına alındı. İçişleri Bakanı, Başkan Sönmez’i görevden aldı.

Bellek kategorisinde Fatsa ile ilgili video, kitap tanıtımı ve iki yazıyı sizlerle paylaşıyoruz.

Pertev Aksakal

Faşist güçlerin saldırılarıyla yaratılan iç savaş ortamı bütün Türkiye’de hayatı bir karabasana çevirmişken Fatsa’da Terzi Fikri ve arkadaşları o kan denizinin içinde bir umut çığlığı gibiydi. Kan davalarını, karaborsayı ve kısa bir süre sonra tank paletlerinin işgal edeceği yolların çamurunu yok etmişlerdi. Orada kötülüğe direnmenin ve haksızlığa aman vermemenin, yeni bir hayatı yaratmanın yolunu açtılar. Bu yüzden bir avuç sömürücü adına ülkeyi despotlukla yöneten ve eğer kendileri olmasa halkın kendi kendisini asla yönetemeyeceğini iddia edenlere karşı en zor koşullar altında yaratılarak tarihe düşülen muhteşem bir manifestodur Fatsa. (Penta Yayıncılık)


 


Terzi Fikri’ ve Fatsa deneyiminin güncelliği: Oğlu ve mücadele arkadaşı anlatıyor

1979’da Ordu’nun Fatsa ilçesinde bağımsız belediye başkanı seçilen ve ilçeyi ‘Halk Komiteleri’ ile yöneten ‘Terzi’ lakaplı Fikri Sönmez’in aramızdan ayrılmasının üzerinden 32 yıl geçti. Sönmez’in oğlu Naci Sönmez, “Fatsa’da Fikri Sönmez’in yaktığı işaret fişeği esas olarak bugünkü sosyal mücadelelerde, kimlik mücadelelerinde, özgürlük mücadelelerinde ve bir şekilde yerinden yerelden demokrasinin geliştirilme mücadelesinde kendini bulan bir anlayıştır” diyor.

Türkiye tarihine özyönetim deneyiminin önemli mimarlarından biri olarak geçen “Terzi Fikri” lakaplı Fatsa Belediye Başkanı Fikri Sönmez, 4 Mayıs 1985 yılında aramızdan ayrıldı.

32’nci ölüm yıldönümünde mücadele arkadaşı İbrahim Akın ve oğlu Naci Sönmez, “Terzi Fikri”yi dihaber’e anlattı.

‘Tekçi devlet yapısı karşısında farklı bir siyaset’

O dönem Devrimci Yol hareketi içerisinde yer alan İbrahim Akın, Fikri Sönmez’in tarihteki rolünün önemine dikkat çekerken, onun aynı zamanda bir insan olarak da çok önemli biri olduğunu söylüyor:

Halk ‘Terzi Fikri varsa biz de varız’ diyordu. Onun adaylığı ile bilinen bir yapı oldu. Kendi söz ve kararlarını inşa eden, mevcut tekçi devlet yapısı karşısında farklı bir siyaset yapısının olması modeli yaşanmaya başlandı.

Söz konusu modelin ardından Fatsa için “Bir anlamda işgal edildi” diyen Akın, şöyle devam ediyor:

Aslında insanların o günlerde kendi kendini yönetmesini, söz, karar ve iktidar sürecinde ‘biz de varız’ demesine karşın olağanüstü hal koşulları inşa edildi. Bugün de aynı şey inşa edildi. ‘Hayır biz kendi kendimizi yöneteceğiz’ diyen insanların tepesine çökmüş bir anlayış ve politika var. Fatsa’yı anlamak, söz kullanmak önemli. O zaman küçük bir ateşti belki; ama o ateş aslında bakarsanız dünyanın bir çok yerinde deneyim olarak biliniyor.

Naci Sönmez: Bu modeli Türkiye’ye yayalım

Sönmez’in oğlu Naci Sönmez ise Fatsa’yı ve yaşananları nostaljik bir şekilde okumadığını belirterek, şunları kaydediyor:

Fatsa’da Fikri Sönmez’in yaktığı işaret fişeği esas olarak bugünkü sosyal mücadelelerde, kimlik mücadelelerinde, özgürlük mücadelelerinde ve bir şekilde yerinden yerelden demokrasinin geliştirilme mücadelesinde kendini bulan bir anlayıştır. Kürt coğrafyasında yerinden özerk yönetim taleplerinde ve Rojava’da okuyabiliriz. Bunun Avrupa tarihinde de yeri var. Türkiye demokrasi güçlerinin, demokratik bir ülke nasıl yaratılacak arayışı içerisinde olan herkesin kendi tarihindeki bu Fatsa deneyimine bakması gerekir. Fatsa’nın işaret fişeğini ete kemiğe büründürecek bir model olarak ortaklaştıralım ve geleceğe yürüyelim. Bu modeli Türkiye’ye yayalım.

Fikri Sönmez hakkında

1938 yılında Fatsa’nın Kabakdağ köyünde doğan Fikri Sönmez, ilkokulu bitirdikten sonra ailesinin geçimine katkıda bulunmak için terziliğe başladı.

60’lı yıllardan itibaren Türkiye İşçi Partisi (TİP) içerisinde çeşitli kademelerde görev alan Sönmez, bu yıllarda yükselen gençlik mücadelesine katılarak, özellikle Karadeniz bölgesinde emekçilerin ve köylülerin örgütlenmesinde çalıştı.

1972’de THKP-C Davasından yargılanan Sönmez, 20 ay kadar tutuklu kaldıktan sonra tahliye edildi.

12 Mart darbesinin ardından Karadeniz’deki mücadelenin örgütlenmesinde gençlere her zaman örnek oldu.

1978 yılından itibaren devrimci sosyalist grupların Fatsa’da hakimiyetini sağlaması ile birlikte, 1979 yılında Belediye Başkanı Nazmiye Komitoğlu’nun vefatıyla yapılan ara seçimde Fatsa Devrimci Yol ekibinin adayı olan ve mesleğinden dolayı “Terzi” lakabıyla anılan Fikri Sönmez belediye başkanı olarak seçildi.

Sönmez’in seçilmesi ile birlikte Fatsa, özelliklerine göre 11 bölgeye ayrılarak “Halk Komiteleri” oluşturulurken, iki ayda bir yapılan halk toplantılarında komite üyeleri belediye çalışmalarını denetleyip belediye yönetimine katkıda bulundu.

11 Temmuz 1980 tarihinde ilçeye binlerce asker ve polisin katılımıyla düzenlenen “Nokta operasyonu” ile ilçe merkezine tanklar girerken, yurttaşların ikinci bir emre kadar sokağa çıkmaları yasaklandı. Operasyondan önce dönemin Başbakanı Süleyman Demirel ve bakanlarının Fatsa’yı hedef gösteren söylemlerine rağmen Adalet Partisi (AP), Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ve Milli Selamet Partisi (MSP) ilçe başkanlarının dahi yaptıkları “Fatsa’da komünist işgal yoktur. Fatsa’da ateş ile barut yok, böylesine huzurlu bir yerde olay çıkartmayı istemek niye?” açıklamaları operasyonu durduramazken, aralarında Fatsa Belediye Başkanı Fikri Sönmez’in de bulunduğu onlarca kişi gözaltına alınarak tutuklandı, bir o kadarı da öldürüldü.

Yıllarca süren işkenceler, cezaevleri ve yargılamanın ardından Sönmez daha fazla yaşananlara dayanamadı. Mahkemede halka olan bağlılığını “Ben ne yaptıysam halkım için yaptım” diyerek anlatan Sönmez, 4 Mayıs 1985 günü cezaevinde kalp krizi geçirerek yaşamını yitirdi.

13 Gerçeğiyle Terzi Fikri Önderliğinde Türkiye’deki İlk Komün: Fatsa

Gezi direnişinin yıldönümünde anımsadıklarımızdan biri de “Taksim Komünü” veya “Gezi Komünü” olarak adlandırılan o dönemki Gezi Park’ı yaşamı ve düzeni. Yardımlaşma, paylaşım ve ortaklık üzerinden şekillenen düzenin Türkiye’deki ilk örneği Gezi’den önce bir yer daha var orası da 1970’lerin Fatsa’sı…

1. Adı Fikri, ilk öğrendiği meslek Terzilik.

Terzi Fikri yani gerçek adıyla Fikri Sönmez, 1938 yılında Ordu’nun Fatsa ilçesinin Kabakdağı köyünde gözlerini dünyaya açar. İlkokula burada devam eden Fikri Sönmez, eğitime maddi yetersizliklerden ötürü devam edemez ve ilkokuldan sonra bir terzinin yanında çıraklığa başlar. Ona lakabını verecek de işte budur.

2. Politikayla, sokakla iç içe genç bir adam yetişmekteydi.

Politikayla, sokakla iç içe genç bir adam yetişmekteydi.
20’li yaşlarının ortalarında Türkiye İşçi Partisi’ne üye olur ve burada aktif siyasi yaşama katılmaya başlar. 6. Filo’ya karşı düzenlenen eylemlere Dev-Genç saflarında katılır. Dönem 70’leri gösterdiğinde ise Mahir Çayan’ın liderliğini yaptığı Türkiye Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi’ne katılır.

3. Mahir Çayan’ın izinden korkusuzca ilerledi ve tutuklandı.

Mahir Çayan’ın izinden korkusuzca ilerledi ve tutuklandı.
1971-1972 yıllarında Mahir Çayan ve arkadaşlarının Maltepe Askeri Cezaevi’nden kaçışlarından sonra, Karadeniz Bölgesi’ne geçmelerinde ve bu bölgedeki ilişkilerinde ve eylemlerinde yardımcı olduğu gerekçesiyle THKP-C Davası’nın diğer sanıkları ile beraber 2 yıl kadar tutuklu olarak yargılanır ancak 1974 affıyla tahliye olur.

4. Belediye başkanı olmaya kararlıydı.

Belediye başkanı olmaya kararlıydı.
Tahliye olduktan sonra da sol hareketten kopmayan Terzi Fikri, o sırada sol grupların hakim olduğu 1978 yılıdır. 1979 yılında ise belediye başkanı Nazmiye Komitoğlu’nun vefatı nedeniyle bir ara seçim yapılır. Bağımsız belediye başkan adayı olur ve seçimi kazanır. Seçildikten sonra Fatsa’yı özelliklerine göre 11 bölgeye ayırarak halk komitelerini oluşturur.

5. Halkın desteğini alan bir belediye başkanı olmak kolay değildi.

Halkın desteğini alan bir belediye başkanı olmak kolay değildi.
Terzi Fikri’nin iddialı ve kendinden emin duruşu, halkın onu desteklemesinde en büyük etkenlerden biri olmuştu. Bu sırada iki ayda bir yapılan halk toplantıları ile de halkın belediye yönetimine katkıda bulunmasına çalışır. Bu komitelerin üyeleri bu toplantılarda belediye çalışmalarını denetler, gerekirse komite üyelerini görevlerinden alırlardı.

6. Fatsa’nın hastalık taşıyan çamurlu yollarına çare oldu.

Fatsa’nın hastalık taşıyan çamurlu yollarına çare oldu.
Fikri Sönmez’in belediye başkanlığına seçilmesinden önce Fatsa’nın en büyük sorunlarından biri çamurlu yollarıydı. Kanalizasyon yetersizliğinden ötürü her yer haşere ve mikropla dolu olduğundan halk hastalıktan kırılmaya başlamıştı. Bütün bunlar olurken belediye çalışanları paralarını alamıyor; halk ise ne şekere ne yağa ne sigaraya ulaşabiliyordu. Kumar, rüşvet, yolsuzluk şehre hakim olmuş; tüm düzen darmadağın haldeydi.

7. Halk komiteleri kuruyordu, gece gündüz Fatsa için çalışıyordu.

Halk komiteleri kuruyordu, gece gündüz Fatsa için çalışıyordu.
Komitelerde belediye faaliyetlerinden başka içki, kumar sorunları, kadının evde gördüğü şiddet gibi diğer konular da ele alınmaya başlanmıştı. Bu komitelerin gerçekleştirdiği önemli çalışmalardan biri “Çamura Son” kampanyası idi. Çamurlu yollar artık olmayacaktı. Terzi Fikri, yönetime geçtiği ilk günden itibaren canla başla Fatsa için çalışmaya başlamıştı.

8. Fatsa, ilk kez sol bir yönetimle tanışmıştı ve bir de halk şenliği düzenlenmişti.

Fatsa, ilk kez sol bir yönetimle tanışmıştı ve bir de halk şenliği düzenlenmişti.
Kampanyanın ardından bir deFatsa Halk Şenliği düzenlenir. İlçe kısa bir süre içinde sosyalist solun simgesi olurken sağcı basın organları ve politikacılar tarafından da eleştirilere hedef oldu. Terzi Fikri, sanatçıların da dizelerine konu oldu. Can Yücel hakkında şunları yazdı:

Terzi Fikri öyle bir giysi dikti ki Fatsa’ya
O Gürcü öyle bir gürledi ki arkadaşlarıyla
Noktalar, noktalı virgüller, askeri operasyonlar
Kimseler çıkaramaz Fatsa’nın sırtından!
Emek hakkının sımsıcak çıplaklığını

9. Fatsa Komünü, 8 ayda tarihe geçti.

Fatsa Komünü, 8 ayda tarihe geçti.
İşte bir rüya gerçekleşmek üzereydi. Fatsa adeta bir komün düzenine ilerlemekte, halk dönüşüme kısa sürede ayak uydurmaktaydı. Özellikle rüşvet ve karaborsanın üzerine giden Terzi Fikri, tüm borçları kapattıktan sonra çalışanların ücretlerini de düzenli ödemeye başlamıştı. Bütün bunları da 8 ay gibi kısa bir sürede yapmıştı.

10. Muktedirin yapmadığını yapınca iktidarın gözüne batmaya başladı.

Muktedirin yapmadığını yapınca iktidarın gözüne batmaya başladı.
Halkın desteği her zaman Fikri’nin yanındaydı. Fatsa’da olup bitenden yoğun rahatsız duyan sağ, Fatsa’da gerçekleştirilen kampanyaları engellemek için ellerinden geleni yapmaya başlamıştı. Araçlara benzin bile yollamayan iktidara en sert cevap aslında halktan gelmişti: Her şeyi ortaklaşa kullanıyorlardı, önce benzini.

11. Süleyman Demirel sahaya çıktı: “Çorum’u bırakın, Fatsa’ya bakın.”

Süleyman Demirel sahaya çıktı: “Çorum’u bırakın, Fatsa’ya bakın.”
Fatsa’da komün düzeni kurulmuşken o esnada Çorum’da Alevilere yönelik bir katliam yaşanmıştır. Ülkücülerin saldırısına uğrayan Alevi mahallelerinden sonra Türkiye, kutuplaşmanın en yüksek olduğu dönemlerden birine girmekteydi. Bu esnada o dönemin başbakanı Süleyman Demirel, toplumsal gerilimi yükseltecek bir cümle kurmuştu: “Çorum’u bırakın, Fatsa’ya bakın.”

12. Fatsa’ya askeri operasyon yapılarak bu eşi benzeri olmayan komün dağıtıldı.

Fatsa’ya askeri operasyon yapılarak bu eşi benzeri olmayan komün dağıtıldı.
11 Temmuz 1980’de ilçeye “‘nokta operasyonu'” diye tabir edilen bir askeri operasyon düzenlendi. Operasyon bizzat Kenan Evren tarafından yönetilmişti. Operasyondan önce Fatsa AP, CHP ve MSP ilçe başkanlarının yaptıkları “Fatsa’da komünist işgal yoktur. Fatsa’da ateş ile barut yok, böylesine huzurlu bir yerde olay çıkartmayı istemek niye?” açıklamaları operasyonu durduramadı. Sokağa çıkma yasağı konulan Fatsa askerler ve faşistler tarafından mahalle mahalle, ev ev, oda oda arandı. İnsanlar kadın erkek ayırımı yapılmadan hakaretlere uğradı, dövüldü, işkenceye uğradı. Maskeli faşist muhbirlerin işaret ettiği kişiler derhal gözaltına alındı. Gözaltına alınanların sayısı kısa sürede 400’e yaklaştı.

11 Temmuz günü gözaltına alınan Fikri Sönmez 4 Mayıs 1985 günü cezaevinde kalp krizi sonucu yaşamını yitirdi. Fatsa ise her daim bir sosyalist yerel yönetim deneyimi olarak görüldü ve Türkiye’nin ilk komünü olarak tarihe geçti.

13. Kenan Evren’in Terzi Fikri hakkındaki sözlerine sıra geldi.

Kenan Evren’in Terzi Fikri hakkındaki sözlerine sıra geldi.
Orada Terzi Fikri diye biri çıkmış. Devlet benim diyor. Komite kurmuş. Fatsa’yı o komite yönetiyor. Ne yapılıp, yapılmayacağının kararını halk veriyor. Veya halk adına o komite. Yani kararı devlet vermiyor. Devlet otoritesi sıfır. Devletin kanunları Fatsa’da işlemiyor.

Kaynak: Onedio.com

İlginizi çekebilir