Euro 2020 nihayet başlıyor – Suat Başar Çağlan

Adıyla senesi birbirini tutmuyor, takımları diyar diyar gezdiriyor, pandeminin gölgesinde oynanıyor; ama Türkiye’nin de yer aldığı Avrupa Şampiyonası büyük heyecan vaat ediyor…

Evet, milli maç araları ligleri kesintiye uğrattığı için canımızı sıkıyor; evet, elemelerdeki kimi maçlar sadece nefsini köreltmek isteyenlere uygun; evet, kulüp takımlarının ve Şampiyonlar Ligi’nin kalitesi düşünülünce milli maçların cazibesi giderek aşınıyor… Gelgelelim uluslararası şampiyonalar “herkesi” bir araya getirdikleri için bir şekilde büyüsünü koruyor. Pandemi yüzünden bir yıl ertelenen Euro 2020, cuma akşamı TSİ 22.00’de oynanacak Türkiye-İtalya maçıyla nihayet başlıyor.

FORMAT VE SEYAHAT

11 Haziran-11 Temmuz 2021 tarihleri arasında düzenlenecek 16. Avrupa Futbol Şampiyonası’nda 24 takım dörderli altı grupta mücadele edecek. Maçlar 11 ülkedeki 11 stadyumda yapılacak. Aralarında Stadio Olimpico, Allianz Arena, Johan Cruyff Arena ve Wembley’in de yer aldığı statlara kabul edilen seyirci sayısı, ilgili ülkenin Covid-19 karnesine göre normal kapasitenin yüzde 25’i ile yüzde 100’ü arasında değişecek. Oyuncuların ve taraftarların korona virüsü enfeksiyon durumu düzenli testlerle kontrol edilecek.

Fakat bu çokuluslu düzen birçok lojistik güçlüğü beraberinde getirecek. Örneğin A Grubu’nda mücadele eden İsviçre, gruptaki ilk maçını Galler’e karşı Bakü’de, ikinci maçını İtalya’yla Roma’da, üçüncü ve son maçını ise Türkiye’ye karşı yine Bakü’de oynayacak. Salgın korkusundan seyahat kısıtlamalarının her yeri kapladığı bir dünyada, takımları tek bir ülkede tutmayıp ülke ülke dolaştırmak akıldışı görünüyor. Bu garip uygulama yüzünden grup aşamasında İtalya, Danimarka, Hollanda, İngiltere, İspanya ve Almanya yerinden kıpırdamazken, örneğin Polonya ve İsviçre 9 bin kilometre yol yapacak. Yoğun sezonun ardından bu ekstra yol yorgunluğu takımlara dezavantaj yaratabilir.

FAVORİLER

Avrupa Şampiyonası birçoklarına göre uluslararası turnuvaların en zoru. Takım mevcudunun 24’e çıkmasıyla yoğunluk biraz seyrelse de, Avrupa’nın dünya futbolundaki egemenliği düşünülünce Euro’lar Dünya Kupası’na göre daha konsantre ve sert geçiyor. Öngörüde bulunmak zor; üstelik geçmişte Danimarka (1992) ve Yunanistan (2004) gibi büyük sürprizlere tanık olduk. Yine de Wembley’deki final için öne çıkan ekipler yok değil.

Uluslararası bir turnuvayı iki kez üst üste kazanmak nadir görülen bir futbol olayı olsa da son şampiyon çoğu zaman favorilerden biridir. Üstelik Euro 2020’de Portekiz’in öne çıkarılması için birçok sebep var. Bunlardan ikisi teknik direktör Fernando Santos ve elbette Cristiano Ronaldo önderliğindeki kaliteli kadro. Santos gol yememeye dayalı oyun planı kurma konusunda usta.

En büyük favori ise son finalist ve 2018 Dünya Şampiyonu Fransa. Müthiş oyuncu havuzunda şu an dünyanın en değerli oyuncularından olan Kanté’nin yanı sıra 5 yıl sonra takıma dönen Benzema da var. Teknik direktör Deschamps takımını dizginlemekle eleştirilse de zafere giden yolda pragmatizmin önemini çok iyi biliyor. Fransa’nın önündeki belki de en büyük engel bu kadar net favori olması. Futbol tarihi bize ağır favorilerin çoğu zaman kupayı kazanamadığını gösteriyor.

Kazanamamak demişken, on yıldır altın jenerasyonundan kupa bekleyen Belçika’yı da olağan şüpheliler arasına katmak gerek. Roberto Martinez Euro 2020’de kulüp teknik direktörü enerjisine sahip olan az sayıdaki yenilikçi hocadan biri. Gerçek bir milli takım hocası bulmak için İngiltere’ye de bakılabilir. Gareth Southgate 15 yıllık teknik direktörlük kariyerinin beşte dördünü İngiltere U21 ve A Milli Takımlarında geçirdi. Premier Lig’in en nitelikli kulüp hocalarının fikirlerinden faydalandığı ve iki Şampiyonlar Ligi finalisti çıkardığı bir ortamda, İngiltere bugüne kadar final göremediği turnuvada başarıya ulaşabilir.

Roberto Mancini yönetimindeki İtalya turnuvanın gizli favorileri arasında sayılırken, İspanya, Almanya ve Hollanda ise farklı sebeplerden dolayı zafere uzak görülüyor. İspanya ve Almanya’nın jenerasyon geçişi sorunları var; Hollanda hem Van Dijk’ın yokluğu hem de teknik direktör Frank De Boer’in varlığı yüzünden belirsizlik içinde. Yine de bu dört takımın hepsi eski şampiyonlar ve kazanma geleneğini hafife almamak lazım. Diğer yandan Türkiye, Avusturya ve Danimarka Euro 2020’de parlayabilir.

YENİ YILDIZLAR

Turnuvada yıldız çok, ama yükselişteki birkaç isim özellikle anılmaya değer. Bunlardan ilki, açılış maçında Türkiye karşısına çıkacak İtalyan Barella. Çarpıcı bir beceri çeşitliliğine sahip olan Interli oyuncu Euro 2020’nin büyük yıldızı olabilir. Barella’nın yaşıtı ve mevkidaşı Belçikalı Tielemans’ı da unutmamak gerek. Leicester’da harika sezonlar geçiren merkez orta saha, ülkesinin zafere taşıyan kilit parçalardan biri olabilir.

Genç İngilizler Phil Foden ve Mason Mount ise Adalı değil kıtalı oyun karakterleri sayesinde İngiltere’de genellikle eksik kalan oyun aklı ve beceri katkısını yapabilir. Hollanda De Jong-De Ligt ikilisinden Ajax günlerini hatırlamalarını umacak. “Yeni Iniesta” Pedri’nin İspanya formasıyla ne yapacağı merak konusu. İsveçli Kulusevski, Ukraynalı Malinovski ve Çek Hlozek de Euro 2020’ye renk katabilir.

Daha olgun ama bu sahne için görece yeni isimler de var. İspanya’da Gerard Moreno (29), Portekiz’de Joao Cancelo (27), İskoçya’da Andrew Robertson (27), Avusturya’da Marcelo Sabitzer (27) ve İsviçre’de Kevin Mbabu (26) Euro 2020 bittiğinde futbolseverlerin aklında yer edebilir. Yeni yıldız potansiyeli en yüksek ülkelerden biri de Türkiye. Çağlar, Zeki, Yusuf ve Hakan profillerini bir üst seviyeye taşımaya, Uğurcan ise yurtiçindeki değerinin uluslararası alanda da bir karşılığı olduğunu kanıtlamaya çalışacak.

TÜRKİYE BEŞİNCİ KEZ EURO’DA

Türkiye seviyesindeki ülkeler için standardı yukarıya çekmenin tek yolu büyük turnuvalara sürekli katılımdan geçiyor. Euro’larda daha önce bir kez çeyrek, bir kez de yarı final gören Milli Takım 1996-2000’den sonra bir kez daha üst üste iki Avrupa Şampiyonası’nda yer alacak. Bunda hem turnuvadaki kontenjan artışının, hem Şenol Güneş’in yarattığı yeni atmosferin ve oyun planının, hem de Türkiye’nin genç ve zengin oyuncu havuzunun rolü var. Avrupa’nın en yaşlı liglerinden birine sahip olan Türkiye, Euro 2020’nin en genç takımı. Alışık olmadığımız başka özellikleri de var.

Türkiye eleme gruplarında sadece 3 gol yiyerek bu alanda Belçika ile birlikte en başarılı ekip oldu ve kadim bir defoyu geride bırakmış görünüyor. Yeni defansif gücün arkasında, ikinci bölge presine dayalı kontrol stratejisi kadar savunmacıların yüksek profili de rol oynuyor. Savunmada görev yapan Zeki Çelik Fransa ligi, Çağlar Söyüncü Federasyon Kupası şampiyonu. Merih savunma sanatını ideal okulda, Juventus’ta öğreniyor. Defansif orta saha Okay Yokuşlu Premier Lig’de kariyerinin en iyi altı ayını geçirdi. Elemelerde kaleyi koruyan Mert Günok’un yerini ise Trabzonspor’dan Uğurcan Çakır’ın alması bekleniyor.

Turnuvalarda başarı çoğu zaman savunma üzerinden geldiği için Türkiye sadece ülke içinde değil yurtdışında da ilk kez bu kadar şanslı görülüyor. Üstelik bugüne kadar genellikle forma istikrarı yakalayamamış birkaç lejyonerden mucize bekleyen Türkiye, bu kez en iyi liglerde en iyi rakiplere karşı tam sezon oynamış ve Milli Takım’da başarıya aç isimlere sahip. Hücum üretkenliği bazen doğaçlamaya kalıyor görünse de Yusuf, Hakan, Cengiz ve Burak Yılmaz gereken katkıyı yapabilecek kalitede ve istekte. Şenol Güneş bu iştahı ve arzuyu akılla birleştirip faydalı bir seviyede tutabilirse, Milli Takım Euro 2020’de iz bırakabilir.

DİLEK VE TEMENNİ

Fakat bu izin niteliği de mühim. Özellikle 2008’den itibaren tırmanıp Euro 2016’da zirveye çıkan agresiflik, bazı figürlerin toksik etkisi, “adamlık” vs. gibi kavram olmayan kavramlar, prim kavgaları, silah karışan olaylar ve takımın ülkenin belli bir kesimine ait olduğu hissi yüzünden Milli Takım ile kamuoyu arasında ciddi bir yarık oluşmuştu. Şenol Güneş ve ekibinin en büyük başarısı bu negatif söylemi büyük ölçüde geride bırakmak oldu. “Bizim çocuklar” müthiş bir slogan mıdır bilmiyorum, ama en azından geçmişteki amorf savaşçı robot “Turkolara”, “Biz bitti demeden bitmez” gibi altı boş, maço, saldırgan söylemlere kıyasla pozitif bir tınıya sahip. İşin aslı, Türkiye’de insanlar Milli Takım’ı sevmek ve desteklemek istiyor. Oyunu savaşa çevirip rakibi düşman sanmak ya da demode şoven imgelerin peşinde koşmak yerine akılla ve güleryüzle mücadele eden bir Milli Takım herkese iyi gelecek. Üstelik bu yaklaşım tesis edilirse olası bir başarısızlık da aynı sakinlik ve anlayışla karşılanacak.

Bugüne kadarki 15 Avrupa Şampiyonası çok sayıda büyük maça ve unutulmaz ana sahne oldu. Euro 2000’deki İtalya-Hollanda yarı finali, futbol tarihinin en iyi maçlarından biriydi. Marco Van Basten’in 1988 finalinde vurduğu imkansız vole, kimilerine göre gelmiş geçmiş en güzel gol. 1960 yılındaki ilk şampiyonadan bu yana Panenka’nın penaltısı (1976), Suker’in aşırtması (1996), Zidane’ın Portekiz maçındaki top kontrolü (2000), Nihat’ın üst direk altı (2008) gibi hatıralar futbolun görsel tarihinin en kıymetli parçaları arasında yer alıyor. Türkiye’nin katıldığı turnuvalar ise ortak belleğimizde bazen olumlu, bazen olumsuz, ama doğal olarak her zaman daha derin anılar bırakıyor. Hatırası bol bir Euro 2020 dileğiyle, herkese iyi maçlar, iyi goller…

KUPA ÖNCESİ NOTLAR
  • Turnuva ilk kez adını belirten yılda oynanmayacak. UEFA, şampiyonanın 2021’e taşınmasına rağmen adının Euro 2020 olarak kalmasına karar verdi.
  • Avrupa Şampiyonası’na ilk kez ikiden fazla (tam 11) ülke ev sahipliği yapıyor.
  • Hakem Cüneyt Çakır ve ekibi üst üste beşinci uluslararası turnuvada görev yapacak (Euro 2012, 2016 ve 2020; ayrıca 2014 ve 2018 Dünya Kupası).
  • Kuzey Makedonya ve Finlandiya tarihlerinde ilk kez bu turnuvada yer alacak.
  • Türkiye Euro 2020’nin en genç kadrosuna sahip.
  • Şampiyonlar Ligi’nin son finalistleri Manchester City ve Chelsea, 15’er oyuncuyla turnuvaya en çok oyuncu veren iki kulüp. Onları Bayern Münih (14), Juventus (12) ve Dinamo Kiev (11) izliyor.
  • Luis Enrique yönetimindeki İspanya Milli Takımı 26 oyuncu hakkını kullanmayıp turnuvaya sadece 23 kişiyle katılıyor. Üstelik İspanya Milli Takımı’nda uluslararası bir turnuvada ilk kez Real Madrid’den oyuncu yok.
  • A Grubu’nda yer alan Türkiye, İtalya ve İsviçre’nin başında daha önce Süper Lig’de görev yapmış üç hoca (sırasıyla Şenol Güneş, Roberto Mancini ve Vladimir Petkoviç) var.
  • Euro 2020, on beş yıldır Almanya’nın başında bulunan ve 2014 Dünya Kupası’nı kazanan Joachim Löw’ün son turnuvası olacak.
  • Trent Alexander-Arnold (İngiltere), Zlatan Ibrahimoviç (İsveç), Donny Van de Beek, Virgil Van Dijk (Hollanda) gibi yıldızlar sakatlık sebebiyle Euro 2020’de olmayacak.
  • Fransa’nın kupayı alması halinde Didier Deschamps hem oyuncu hem teknik direktör olarak Dünya Kupası’nı ve Avrupa Şampiyonası’nı kazanan ilk isim olacak.

Kaynak: DUVAR

İlginizi çekebilir