Errol Le Cain ve Fantastik İllüstrasyonlarına Dair

Errol Le Cain (1941-1989) kültürler çarpışmasından doğan sihirin en mükemmel örneğidir.

Singapur, Hindistan ve Londra’da büyüyen Britanyalı illüstratör on bir yaşındayken fantastik dünyalar yaratmaya başladı. İşlerini Mağribi simetrisi, Endonezya gölge kuklaları ve Barok fantazyasından aldığı öğelerle döşedi. Eserlerinin merkezinde hepsinden öte hikâye anlatıcılığı sanatı vardı: “İllüstratör’ün ilk görevi,” diyor “ yazarı anlamaktan geçer. Çizimler ne kadar olağanüstü ve heyecan verici olursa olsun, hikâyeyle zıtlaşıyorsa, o resimli kitap başarısızdır.”

Le Cain 1941’de Singapur’da doğdu. Japon istilasından bir yıl sonra ailesi Le Cain’in büyüdüğü Agra, Hindistan’a kaçtı. Cain ordaki filmlerden çok etkilendi ve ilk kısa animasyon filmini (The Enchanted Mouse) henüz çocukken 8 milimetrelik bir kamerayla çekti. On beş yaşındayken Londra’da bir stüdyo, bu “üstün zekâlı Doğulu çocuğun” duyumunu aldı ve Cain’in İngiltere’ye geçişini sağladı. 1965 yılında Richard Williams’ın animasyon stüdyosuyla kendi atölyesini kurdu ve burada suluboya tekniğini geliştirdi.

Le Cain’in dijital portfolyosunda göz gezdirirken, fırça darbelerinin geleneksel Endonezya wayang kulit‘e (gölge kuklası) olan benzerliği dikkat çekiyor. Bu sanat 10. yüzyıla dayanır ve Dalang’ı (gölge sanatçısı) hikâye anlatmak için lamba ve perde arasında deriden figürler yontmaya davet eder.

Bu gölge kuklaları Le Cain’in en çok tanınan eserlerinden biri olan uzun tırnakları ve kavisli sırtlarıyla Cupid and Psyche’ye büyük bir benzerlik gösterir.

Yazının devamını buradan okuyabilirsiniz.

Kaynak: OGGİTO     (Çeviren: Burçak Bayram)

İlginizi çekebilir