Erdoğan Yönetimi’ne Dosya: Habere Özgürlük

127 hapis gazetecinin 33’ü sanık, 40’ı şüpheli, 30’u mahkum, 24’ü hükümlü. Tek sesli medya dışı kalanlara gözaltı, saldırı, yasaklama, toplatma, mahkeme, işsizlik tehdidine karşı ”habere özgürlük”

BİA Medya Gözlem 2018 Nisan-Mayıs-Haziran raporu, yeni başlayan Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi kapsamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Yönetimi’ne ”habere özgürlük” açılımında eşsiz bir imkan sunuyor.

Çünkü rapor Türkiye’nin ”haberci/medya” ortamını ayrıntılarıyla yansıtıyor, en güncel medya/ifade özgürlüğü ihlallerini, habercilerin tüm kuşatılmışlığını içeriyor.

Türkiye’de medya, sahiplik yapısının da getirdiği kolaylıklarla tek sesli bir hale geldi, dışında kalan eleştirel sesleri de kısmak için her türlü araç devrede. Medyaya ve habercilere yönelik her türlü baskı ve tehdit Türkiye ve dünyadan haberciler ve gazetecilik örgütleri başta olmak üzere çok sayıda hak kuruluşu ve savunucusunun gündemindeydi. Cumhurbaşkanı ve hükümet temsilcileri de Türkiye’de ve uluslararası platformlarda protestolara, raporlara tepki verdi, soruları yanıtlamak zorunda kaldı, hapis gazeteci sayılarını tartıştı.

BİA Medya Gözlem Raporu, medyanın birçok düzlemde karşılaştığı politik, yasal veya fiziki baskılara dikkat çekiyor, 315 gazeteci, köşe yazarı, yayın sorumlusu veya çizerin, tüm ceza ve tazminat davaları kapsamında 47 ağırlaştırılmış müebbet, bir müebbet hapis, 3 bin 34 yıl yıl 6 ay hapis, 4 milyon 40 bin TL maddi veya manevi tazminat istemiyle yargılandığını gösteriyor.

Rapora göre 33’ü son üç ayda görülen davalar çerçevesinde, “darbecilik”, “örgüt propagandası”, “örgüt üyeliği”, “Devlet kurumlarını aşağılamak”, “hakaret” veya “Cumhurbaşkanı’na hakaret” gibi iddialarla toplam 2 ağırlaştırılmış müebbet, 137 yıl 2 ay 19 gün hapse mahkum edildi.

BİA Medya Gözlem Raporu’nda “öldürülen gazeteciler”, “hapisteki gazeteciler”, “saldırı, tehdit ve engellemeler”, “cezasızlık / hak aramaları”, “soruşturmalar, açılan-süren davalar, kararlar”, “hakaret, kişilik hakları ve tazminat davaları”, “yasaklamalar, kapatmalar, toplatmalar”, “Anayasa Mahkemesi”, “AİHM” ve “RTÜK” gibi bölümler yer alıyor.

127 mahpus: 33 sanık, 40 şüpheli, 30 mahkum, 24 hükümlü

Mesleki faaliyetleri veya siyasi dosyalardan yargılanan 127 gazeteci, 1 Temmuz’a hapishanede girdi. 127 gazeteciden 33’ü yargılanıyor, 40’ının soruşturması sürüyor. 24 gazeteci hükümlü, 30 gazetecinin dosyası da üst mahkemede.

Tutuklu gazetecilerin 73’ü Gülen Cemaati’ne yakın medya kuruluşlarında çalışıyordu, 39’u da Kürt medyasından. Bu dönemde, tutuklu gazeteciler “Darbecilik”, “Anayasal düzeni yıkmaya teşebbüs”, “FETÖ, PKK, MLKP, DHKP-C, TKEP/L, Direniş Hareketi gibi silahlı örgütlerle işbirliği veya yardım” suçlamalarla karşılaştılar.

Geçen yılın aynı döneminde hapishanedeki 136 gazeteciden 84’ü soruşturma geçiriyorken ya da haklarında henüz iddianame düzenlenmişken, 23’ü yargılanıyor, 19’u da hükümlüydü.

5 gözaltıdan 4’ü Kürt Sorunu bağlantılı

Nisan-Mayıs-Haziran döneminde beş gazeteci gözaltına alındı. Gazetecilerden dördü “Kürt Sorunu” bağlantılı soruşturmalar çerçevesinde gözaltı yaşadı.

Geçen yılın aynı döneminde, dördü uluslararası medyadan olmak üzere toplam 16 gazeteci gözaltına alınmıştı. 2017 yılının tamamındaysa 31’i Fethullah Gülen Cemaati’ne yakın medya kuruluşlarında, 20’si Kürt medyasında çalışan, beşi uluslararası medya temsilcisi toplam 85 gazeteci gözaltına alınmıştı. Darbe girişiminin yaşandığı, OHAL’ın uygulamaya girdiği 2016’da bu sayı 201 idi.

Gözaltına Alınan Gazeteciler

Üç saldırı; 65 tehditle yaygın tehlike
2018’in Nisan-Mayıs-Haziran döneminde iki haberci ve bir medya bürosu saldırıya uğradı; bir medya organı da sözlü saldırının hedefi oldu. Yedisi ölümle tehdit olmak üzere toplam 65 gazeteci de tehdit edildi. “Cumhur İtitakı”na dahil olan MHP lideri Devlet Bahçeli, 24 Haziran 2018 Seçimleri sürecinde partisini eleştiren 59 gazeteciyi ilanla hedef aldı. Bahçeli’nin hastanede ziyaret ettiği tutuklu suç örgütü lideri Alaattin Çakıcı da Karar gazetesinin altı yazarı için cezalandırma çağrısı yaptı.

2017’nin aynı döneminde en az beş gazeteci fiziki, ikisi sözlü saldırıya uğramıştı. Ayrıca, üç gazeteci de tehdit edilmişti. 2017 yılının tamamındaysa bir Suriyeli kadın gazeteci İstanbul’da öldürülmüş, 20 gazeteci, bir gazete ve bir yayınevi saldırıya uğramıştı. Ayrıca, 12 gazeteci ve beş medya kuruluşu da tehdit edilmiş, beş haberci de sözlü saldırıya maruz kalmıştı.

TCK ve TMK: 48 müebbet isteniyor

Nisan-Mayıs-Haziran 2018 döneminde 24 gazeteci veya medya temsilcisi “darbeye iştirak” suçlamasıyla toplam 47 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla yargılanıyordu. Bu davaların birinde iki gazeteci ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırıldı. Ayrıca 9 gazeteci “casusluk” veya “devlete ait gizli bilgileri yaymak”tan toplam bir müebbet ve 402 yıl hapis istemiyle yargılanıyor.

Rapor döneminde 69 gazeteci veya medya çalışanı “örgüt propagandası” veya “örgüt açıklamalarına yer vermek” gerekçeleriyle toplam 508 yıl hapis istemiyle yargılandı; Yedisi toplam 28 yıl 8 ay 14 gün hapisle cezalandırılırken beşi beraat etti; sekizine dava yeniydi.

Bu dönemde 121 gazeteci, “örgüt yöneticiliği”, “örgüt üyeliği”, “örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek”, “örgüte yardım” gibi suçlamalar nedeniyle toplam bin 850 yıl hapis istemiyle yargılanıyor. Bunlardan 18’i toplam 104 yıl 4 ay 15 gün hapse mahkum edilirken ikisi beraat etti. Dördüne dava ise yeni açıldı.

Dokuz gazeteci, “kin ve düşmanlığa tahrik”ten toplam 40 yıl 6 ay hapis istemiyle yargılandı; bunlardan ikisi toplam 2 yıl 3 ay 15 hapse mahkum edilirken (1 yıl 3 ayı ertelemeli) beşine dava yeniydi.

22 medya çalışanı “görevli memura karşı direnmek”ten toplam 66 yıl hapis; üç gazeteci “suçu övmek”ten toplam dokuz yıl hapis; ikisi “Türk milletini ve devlet kurumlarını aşağılamak”tan toplam dört yıl; biri “soruşturmanın gizliliğini ihlal”den üç yıl hapis istemiyle yargılanıyor.

Tüm bu suçlamalardan hepsinde 260 gazeteci için istenen cezaların toplamı 47 ağırlaştırılmış müebbet, 1 müebbet hapis, 2 bin 881 yıl 6 ay hapis oldu. Sanık sayısı ve cezalara ilişkin bu hesaplamaya “hakaret” ve “Cumhurbaşkanı’na hakaret”e dair yargılamalar dahil değil.

39 gazeteci “hakaret” sanığı

Nisan-Mayıs-Haziran 2018 döneminde 32 gazeteci “hakaret” suçlamasıyla açılan ceza davası kapsamında toplam 77 yıl 4 ay hapis cezası talebiyle yargılandı; dördü toplam 1 yıl 10 ay 5 gün hapse (11 ay 20 günü ertelemeli) mahkum edildi. Yedi gazeteci de toplam 4 milyon 40 bin TL maddi veya manevi tazminat istemiyle yargılandı; Üçüne açılan 1 milyon 540 bin TL’lik davalar yeniyken diğer ikisine açılan 500 bin TL’lik tazminat davası yerel mahkemece reddedildi.

Geçen yılın aynı döneminde iki gazeteci hakaret suçlamasından toplam dokuz yıl dört ay hapis istemiyle yargılanıyordu. 2017 yılının tamamındaysa, bir gazeteci 1 yıl 5 ay 15 gün hapis, beşi de toplam 43 bin 840 TL para cezasına mahkum edilmişti. Biriyle ilgili beraat kararı verilmişti.

“Cumhurbaşkanı’na hakaret”: 16 sanık; 6 şüpheli

Son üç ayda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ilişkin görüş ve eleştirileri nedeniyle toplam 16 gazeteci, toplam 74 yıl 8 ay hapis istemiyle yargılandı. Bunlardan ikisi (Ahmet Altan ve Faruk Arhan) aklanırken ikisine (Kamil Tekin Sürek ve Ahmet Altan) açılan dava da yeniydi. Ayrıca, altı haberci (Selma Erdal, Alican Uludağ, Ahmet Şık, Fatih Polat, Kutlu Esendemir ve Levent Gültekin) hakkında da TCK’nın 299. Maddesi temelinde soruşturmalar yürütülüyor. Bu durumda, sadece son üç aylık dönemde 22 gazeteci Erdoğan’ın sanığı ve şüphelisi olmuş oldu.

Geçen yılın aynı döneminde, 18 gazeteci, “Cumhurbaşkanı’na hakaret”ten toplam 90 yıl hapis istemiyle yargılanmış, dokuzu toplam 4 yıl 5 ay 20 gün hapis ve 84 bin TL de adli para cezasına mahkum edilmişti. 2017 yılının tamamındaysa 17 gazeteci ve köşe yazarı, 299. Maddesi’nden toplam 8 yıl 4 ay 10 gün hapse (4 yıl 10 ay 10 günü ertelemeli) ve 136 bin 500 TL de adli para cezasına mahkum ediliyordu. Dört haberci beraat ederken, bir dava da zamanaşımından düşmüştü. Yılsonunda altı gazeteci de yeni davalarla karşılaşıyordu.

Cumhurbaşkanı seçildiği Ağustos 2014’te Erdoğan’a yönelik eleştiri ve isnatlar için uygulanmaya başlanan TCK’nın 299. Maddesi, bu tarihten 1 Temmuz 2018’e kadar en az 42 gazetecinin mahkum edilmesine zemin oluşturdu.

Sansür- Wikipedia 14 aydır kapalı

Nisan-Mayıs-Haziran 2018 döneminde, bilinmesinde kamu yararı olan 32 haber, 77 Tweet, 22 Facebook paylaşımı, 5 Youtube videosuna sansür getirildi. Dünyanın en tanınmış Özgür İnternet ansiklopedisi Wikipedia, 14 aydır Türkiye’de yasak!

Bu dönemde bir yayın yasağına karar verilirken bir yazı, 10 kitap, bir TV kuruluşu sansür edildi; cezaevlerinde de bir mektup, iki gazete, bir dergi yasak gördü. Ayrıca, bu dönemde iki sansür olayı daha yaşandı.

Geçen yılın aynı döneminde en az altı siteye, 47 haber ve yazıya, üç Twitter mesajına, bir kitap ve bir filme sansür getirilmişti. En az bir akreditasyon ayrımcılığı yaşanırken, 46 medya çalışanının pasaportları iptal edilmişti. Ayrıca, en az üç değişik sansür olayı daha meydana gelmişti.

OHAL ve Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) nedeniyle sorgulanamaz idari ve cezai sansür uygulamalarıyla geçen 2017 yılında ise, altı geçici veya daimi yayın yasağı, üç akreditasyon ayrımcılığı, 47 pasaport ve bir basın kartı iptali, KHK ile üç medya kapatması yaşanmıştı. Bu dönemde 10 site, 6 gazete, 97 site haber veya yazısı, sekiz kitap, altı dergi, üç Twitter mesajı, sekiz karikatür de sansüre uğramıştı. Ayrıca, çeşitli dokuz sansür olayı daha meydana gelmişti.

AYM

Nisan-Mayıs-Haziran döneminde Anayasa Mahkemesi (AYM) Anayasa.gen.tr ve İdare.gen.tr sitelerinin editörü Kemal Gözler’ın ifade özgürlüğü hakkının Anayasaya aykırı şekilde ihlal edildiğine dair başvurusunda devleti mahkeme gideri olarak 206 TL ödemeye mahkum etti. AYM, bir sendikacı ve bir askerin başvurusunda ifade özgürlüğü anlamında bir ihlal tespit etmedi.

15 Temmuz 2016 darbe girişiminden sonra tahliye talepleri sistemli şekilde yerel hakimlik ve mahkemelerce reddedilen gazetecilerle ilgili ancak 11 Ocak 2018’de harekete geçen AYM’e son olarak HaberTürk TV eski haber koordinatörü Oğuz Usluer için başvuruldu. Yerel mahkemece ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılan Zaman gazetesi eski köşe yazarı Mehmet Altan, AYM’nin ihlal kararı altı ay sonra İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi’nce dikkate alınınca tahliye oldu. AYM önünde Ahmet Turan Alkan gibi çok sayıda gazetecinin dosyası bekliyor.

AİHM: Türkiye’ye 19 bin 500 avro ceza
Nisan-Mayıs-Haziran 2018 döneminde AİHM, gazeteci Yalçın Ergündoğan ve yayıncı Fatih Taş dahil beş kişinin başvurusunda Türkiye’yi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10. Maddesini ihlal etmekten 19 bin 500 avro (yaklaşık 101 bin TL) tazminat ödemeye mahkum etti.

Mayıs 2017’deki İç Tüzük değişikliğinin ardından Türkiye’den gelen tutuklu gazeteci başvurularıyla ilgili ilk kez 20 Mart 2018’de Şahin Alpay ve Mehmet Altan ile ilgili ihlal kararı alan AİHM, son üç aylık dönemde tutuklu gazeteciler özelinde herhangi bir karar almadı.

AİHM önünde, “özgürlük hakkının ihlali” gerekçesiyle Ahmet Turan Alkan, Ahmet Altan ve Nazlı Ilıcak gibi çok sayıda gazetecinin başvurusu bekliyor. Son olarak, “PKK üyeliği”nden 8 yıl 9 ay hapse mahkum edilen gazeteci Nedim Türfent de dosyasını AİHM’e taşıdı.

Cezasızlıkla mücadelede çifte standart

15 Temmuz 2016 darbe girişimi gecesi TRT’nin Harbiye binasının işgal edilmesi ve Taksim Meydanı’nın kontrol altına alınmaya çalışılmasıyla ilgili davada, 16 sanık “Anayasayı ihlal” suçundan ağırlaştırılmış müebbet, 15’i de müebbet hapse mahkum oldu. Dönemin Emniyet ve istihbarat yetkilileri Ramazan Akyürek, Ali Fuat Yılmazer ile Yurt Atayün dahil 41’i tutuklu 210 sanık, birçok siyasetçi, sanatçı, gazeteci ve girişimciyi “FETÖ adına yasadışı şekilde dinledikleri” gerekçesiyle halen yargılanıyor. Gazeteci Haydar Meriç cinayetiyle ilgili 40 sanığın Kırklareli 2. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki davası da devam ediyor.

Diğer yandan, KHK ile “Milli güvenliğe tehdit oluşturduğu” iddiasıyla yayını karartılan ve malvarlığına el konulan Jiyan TV’nin yöneticilerinin açtığı iade davası reddedildi. Ayrıca, 10 gazetecinin Midyat Emniyeti’ne karşı 8 Haziran 2016’daki bombalı saldırıyı izlerken güvenlik kuvvetlerinin ve bir grubun saldırısına uğramasıyla ilişkin soruşturma iki yıldır yol almadı.

RTÜK cezaları

Radyo Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), Nisan-Mayıs-Haziran 2018 döneminde haber, film ve program yayınlarından dolayı TV kuruluşlarına 6 program durdurma cezası ve 12 para cezası verirken radyo kuruluşlarına da 1 para cezası verdi. Kurul, Radyo ve TV’lere toplam 6 program durdurma, 14 işlem karşılığında 1.211.367 TL idari para cezası ve bir de uyarı verdi.

25 İşten çıkarma

Nisan-Mayıs-Haziran 2018 döneminde 25 gazeteci ve medya çalışanı işten çıkarıldı; hazırladıkları/sundukları programlar sonlandırılınca işlerine son verildi veya çalıştıkları kuruluşlar farklı grupların eline geçince işten çıkmak zorunda bırakıldı. Birçok ana akım medya grubunda yoğun işten çıkarmalar yaşanacağı Haziran sonunda kamuoyuna yansıdı.

Geçen yılın aynı döneminde ikisi iktidara yakın olmak üzere dört gazeteci ve medya çalışanı aynı durumla karşılaşmıştı. Bu dönemde Penguen mizah dergisi ve El Cezire Türk yayınlarına son vermişti. 2017 yılının tamamında ise bu rakam 166 idi.

Kaynak: Bianet

İlginizi çekebilir