Eğitim-Sen: “Hukuk dışı ihraç kararlarıyla sendikal mücadelemizi hedef alanlar Yargı önünde mutlaka hesap verecekler!”

Eğitim-Sen, Diyarbakır’da evleri basılarak gözaltına alınan ve tutuklanan, ardından beraat eden üyelerinin hukuksuzca ihrtaç edilmelerini protesto etti. Genel Başkan Necla Kurul “Üye ve yöneticilerimize yönelik hukuk dışı politika ve uygulamalardan derhal vazgeçilmeli, haksız ve hukuksuz şekilde ihraç edilen bütün arkadaşlarımız en kısa sürede görevlerine iade edilmelidir” dedi

Eğitim-Sen: “Hukuk dışı ihraç kararlarıyla sendikal mücadelemizi hedef alanlar  Yargı önünde mutlaka hesap verecekler!”

Diyarbakır’da 6 Ocak 2020 tarihinde Eğitim-Sen Diyarbakır Şubesi üye ve yöneticilerinden 25 kişinin evi basılmış, bir kişi ise tutuklanmıştı. Diyarbakır Cumhuriyet Savcılığı’nın yürüttüğü soruşturma sonrasında “kovuşturmaya yer olmadığına” karar vermiş, haklarında dava açılan kişiler ise beraat etmişti.

Savcılık kararına ve hiçbir somut gerekçe olmamasına rağmen, bir süre sonra bu kez Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından Eğitim-Sen üyeleri hakkında soruşturma başlatıltı. Soruşturma sonrasında bakanlık müfettişleri tarafından hazırlanan dosya, tamamının ihracı talebi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 35. maddesi kapsamında MEB bünyesinde kurulan fiili OHAL Komisyonu’na gönderildi. 3 Kasım 2021 tarihinde Eğitim-Sen üyelerinin sözlü savunmaları göstermelik olarak alındı, 29 Kasım 2021 tarihinde 21 kişi MEB’in OHAL Komisyonu tarafından görevlerinden ihraç edilmiştir.

İhraç edilen Eğitim-Sen üyelerinin görevlerine yeniden başlaması ve OHAL Komisyonu’nun lağvedilmesi talebiyle Eğitim-Sen Genel Merkezi’nde basın açıklaması yapıldı. Açıklamada konulan Eğitim-Sen Genel Başkanı Necla Kurul, “Üye ve yöneticilerimize yöneltilen suçlamalar Türkiye tarihinin en kanlı katliamı olan Ankara Gar katliamını protesto etmek, evinde bilgisayarında Kürtçe müzik dinlemek, okuduğu dergi ve kitaplar, ihraç arkadaşlarla telefon görüşmesi yapmak, savaşa karşı barışı savunmak, kadın haklarına yönelik çalışmalar yürütmek, sendikal ve demokratik eylemlere katılım sağlamak gibi bir sendikanın yapması gereken eylem ve etkinliklerdir. Bu hukuk dışı operasyon Mili Eğitim Bakanlığı, Diyarbakır valiliği ve Diyarbakır İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün ortak bir çalışmasıdır ve tamamen siyasi ve ideolojik bir karardır” dedi.

Sendikal eylemler suç kapsamına alınıyor

Kurul, sendikal eylemlerin tamamen siyasi baskı ve yönlendirmelerle suç kapsamına alınmak istenmesinin ve gücünü yasalardan alması gerekenlerin bu gücü kötüye kullanarak hareket etmelerinin, hukuk ve adalet kavramlarının devlet kurumları tarafından resmen ayaklar altına alınması anlamına geldiğinin altını çizerek açıklamasına şu sözlerle devam etti:

Sendikamızın yönetici ve üyelerine yönelik bu baskıların ve olası ihraç kararlarının, siyasal iktidar ve siyasal partilerden bağımsız duruşu ile tanımlanan Eğitim Sen’in örgütlü mücadelesini hedef aldığı açıktır. Eğitim ve bilim emekçilerinin yüzünü Eğitim Sen’e döndüğü, ülkenin dört bir yanında sendikamızda örgütlenmeye başladığı bir dönemde alınan bu karar ve Merkez Denetleme Kurulu üyemiz Arzu Koç’un benzer gerekçelerle tutuklanması kararının asıl amacının ne olduğunu kamuoyunun takdirine bırakıyoruz.

MEB görevlerini yerine getirirken Anayasaya, yasalara, ulusal ve uluslararası yargı kararlarına, Türkiye’nin altına imza attığı ILO sözleşmelerine uymak, adımlarını hukuk ilkeleri çerçevesinde atmak zorundadır. Ancak MEB bürokratları anlaşılması güç bir özgüvenle hareket ederek, hukuka ve yargı kararlarına saygılı olmak yerine, suç olduğunu bile bile ihraç kararları vermeye devam etmiştir. Hiçbir kişi ya da makam kendisini yargının yerine koyarak karar verme yetkisine sahip değildir. Hukuksuz ihraç kararlarının altında imzası olanlar, er ya da geç yargı önünde hesap verecek ve işledikleri suçlar üzerinden yargılanacaklardır.

Üye ve yöneticilerimize yönelik hukuk dışı politika ve uygulamalardan derhal vazgeçilmeli, haksız ve hukuksuz şekilde ihraç edilen bütün arkadaşlarımız en kısa sürede görevlerine iade edilmelidir. Eğitim Sen, bu hukuksuzluğun ve hukuksuz ihraç kararlarını alanların peşini bırakmayacak, bu kararı alanların yargı önünde hesap vermeleri için bütün yasal ve demokratik mekanizmaları kullanacaktır.

Kaynak: Sendika.Org

İlginizi çekebilir