Eda Baba: Yeni bir kuşak çoktan oluştu! – Ezgi Sivrikaya

İnternet mecrasında yaptığı coverlarla adını duyuran alternatif müziğin yeni temsilcilerinden olan Eda Baba’nın ilk solo albümü ‘Küçük Bir Tebessüm’ müzikseverlerle buluştu. Her şeyin ‘küçük bir tebessüm’le başladığını söyleyen Eda Baba, “hayat güzelliklerden ibaret değil ama güzel bakarsan birçok şeyin üstesinden gelebilirsin” diye konuştu.

İlk sahne deneyimini 2008 yılında Güney Marlen’le kurduğu Eski Bando grubunda solistlik yaparak yaşamaya başlayan Eda Baba müzik kariyerine Youtube üzerinden yayınladığı şarkı yorumlarıyla devam etti. Baba’nın İlk solo albümü 22 Şubat’ta ‘Küçük Bir Tebessüm’ tüm dijital platformlarda yerini aldı. “En büyük ilham kaynağım yaşadıklarım” diyen Baba ile yeni albümünü ve yeni kuşak müzisyenleri konuştuk.

‘ŞARKI BANA NE HİSSETTİRİYORSA DİNLEYENE DE ONU AKTARMAK İSTİYORUM’

 İlk başlarda yaptığınız coverlarla tanındınız. Bir şarkıyı yeniden yorumlarken neler hissediyorsunuz?

Aslında yıllarca Eski Bando vardı. Fakat daha geniş kitleye cover şarkılarla ulaştım diyebiliriz. Beni etkileyen, söylemekten keyif aldığım şarkıları seçiyorum cover yaparken. Kulaklara çok oturmuş, ilk söyleyen dışında başkası yorumlayınca dinleyicinin genelde canını sıkan şarkılar da var bunların arasında. Böyle şarkılar da dahil hepsi için hissettiğim, hakkını verebilmek. Şarkı bana ne hissettiriyorsa dinleyene de onu aktarmak oluyor asıl niyetim.

Solisti olduğunuz ‘Eski Bando’ grubundan bugüne neler değişti?

Bir grubun parçası olmak yeri gelince iş bölümü yapmak… Hatasıyla başarısıyla bir grup insanın totalde değerlendirilmesi biraz daha farklı. Şimdi her şeyi kendim planlayıp arkadaşlarımdan oluşan ekibimle hayata geçiriyorum. Daha fazla sorumluluk, daha fazla emek aslında değişen. Ama hepsi ayrı heyecanlı ve paha biçilemez değerde gözümde.

‘BİRAZ TANIDIKLARI EDA BİRAZ YENİ EDA KARIŞIMI’

‘Küçük Bir Tebessüm’ü kısa süre önce yayınladınız. Albümü nasıl tanımlarsınız?

‘Bir Küçük Tebessüm” ilk solo albümüm ve kendi adımla devam ettiğim müzik yolumda yepyeni bir sayfa benim için. Kendimi daha yakından tanıdığım, beste yapmaya başladığım ve müzikte kalıcı bir yer edinmek için çabaladığım yepyeni bir dönemin ilk adımları. Albüm de o yüzden biraz beni tanıdıkları Eda biraz yeni Eda karışımı….

Şarkılarınızla ilk olarak sosyal mecralarda tanındınız. Bunun şu anda bulunduğunuz yere gelmenize nasıl etkisi oldu?

Sosyal medyanın şu anki gücünü tartışmaya gerek yok. Çok daha geniş kitlelere daha kısa zamanda ulaşabiliyorsunuz. Hele bu işi bağımsız yapıyorsanız sizin için daha da güzel bir fırsat. En büyük etkisi şu an orada organik büyüyen, birbirimize benzediğimiz, -benzemesek de mutlaka ortak bir duyguda buluşabildiğimiz- bir ailemiz olması. Desteklerini esirgemeyen kemik bir kitlenin varlığı bu yolda büyük motivasyon kaynağı.

‘EN BÜYÜK İLHAM KAYNAĞIM YAŞADIKLARIM’

Şarkılarınızı yazarken nelerden ilham alırsınız?

Yeni yeni şarkı yazmaya başladım ve en büyük ilham kaynağım yaşadıklarım. Tabii sonra etrafımda olup bitenler, dinlediğim hikayeler belki izlediğim bir filmler…

Müzisyenliğinizi ve yazarlığınızı besleyen başka sanat alanları var mı?

Resim, sinema, heykel… İnsana dair her şey. Hiçbir sanat dalı birbirinden ayrı değerlendirilemez…

Kendi şarkılarınızı yazıyorsunuz, söz yazarlığına dair nelerden bahsedebilirsiniz? Günümüz söz yazarlarına ilişkin ne söylemek istersiniz, eleştirileriniz, beğendiğiniz noktalar ve isimler var mı?

Bu konuda o kadar yeniyim ki, eleştiri yapmak haddime değil. Deneye yanıla, bol bol dinleyerek yolumu bulmaya çalışıyorum ben de. Sadece büyük gönül işi olduğunu ve kendi şarkılarını yazanlara büyük saygı duyduğumu söyleyebilirim.

‘EN BÜYÜK DESTEK BİRBİRİMİZE VERDİĞİMİZ DESTEK OLACAK’

Son yıllarda özellikle internet mecralarında kendi şarkılarını yazan ve ‘Kadıköy Sound’ olarak adlandırılan bir çok grup hatrı sayılır bir dinleyici kitlesine ulaştı. Sizce yeni bir kuşak oluşuyor mu?

Yeni bir kuşak çoktan oluştu. Sadece bazen o dönem içinde ilerleyip büyürken belki de farkında olmuyoruz. Kendi şarkılarını yazan, devamlı üreten, birbiriyle tanışmaya çalışıp işlerini destekleyen tüm müzisyen dostlarıma selam olsun. Müzik bunu hak ediyor. Hele zor şartlarda işimizi devam ettirmeye çalışırken en büyük destek yine birbirimize verdiğimiz destek olacak.

Turne kapsamında hangi şehirler var?

Turne kapsamında daha evvel gittiğimiz, ilk kez gideceğimiz bir çok şehir var. Kayseri, Ankara, Adana, İzmir… İmkanlar el verdikçe her yerde dinleyiciyle buluşmak en büyük arzumuz.

Kaynak: DUVAR

İlginizi çekebilir