Dünyayı daha az kirletmek için – Feride Müge Bekaroğlu

Et ve süt endüstrisi dünyadaki suyun üçte birini tüketiyor. Bir tane hamburger üretmek için 3 bin litre su gerekiyor. Bu da bir kişinin iki ay boyunca aldığı duş miktarına eşit. Amerika’da tüketilen suyun yüzde 5’i evlerde yüzde 55’i ise hayvan yetiştiriciliği sırasında tüketiliyor.

Brezilya Ulusal Uzay Araştırmaları Kurumu INPE’ye göre bu yılın ilk sekiz ayında ülkede yarısından fazlası Amazon bölgesinde olmak üzere 75 bin’den fazla yangın çıktı. Çevreci gruplar yangınların yüzde 99’undan çoğunun Amazonlar’ı endüstriyel tarım, madencilik ve keresteciliğe açmak için insan eliyle çıkartıldığını belirtiyor. Özellikle tarım ve çiftlik arazisi açmak için ormanların yakılması dünya oksijeninin azalmasına ve küresel ısınmanın artmasına neden olacak.

Amazon Ormanları’nın yüzde 80’i sığır yetiştirmek veya sığırları beslemek için otlaklar oluşturmak amacıyla yok edildi. İnsanların giderek daha çok protein kaynaklı beslenmeye odaklanması hayvan çiftliklerinin aşırı derecede artmasına neden oluyor. Dünyadaki toprakların yüzde 45’i hayvan yetiştirmek için kullanılıyor ve bu sayı giderek daha fazla artıyor. Eğer 2050 yılında beklendiği gibi dünya nüfusu 9 milyar 600 milyona ulaşırsa, hayvansal ürünlere olan talebin yüzde 70 artacağı tahmin ediliyor.

Dünyadaki sera gazı emisyonunun çoğu sanıldığı gibi fabrika bacalarından veya uçak, gemi, tren veya arabalardan değil et ve süt üretiminden kaynaklanıyor. Sera gazı emisyonu yüzde 51 oranında hayvansal üretimden kaynaklanırken, bu oran uçak, gemi, tren veya arabalarda yüzde 13 seviyesinde. Yani işe senelerce bisikletle gidip gelsek, plastiklerimizi ayrıştırsak veya su tüketimimizi azaltsak da hayvansal üretime devam ettiğimiz sürece çevre kirlenmesini azaltmış olmayacağız.

Hayvansal üretim yüzde 65 nitro oksit üretimine neden olmakta, bu da çevre için karbondioksitten çok daha fazla zararlı. Yetiştirilen hayvanların artması, hayvan dışkılarının da artması demek. Hayvan dışkılarının oluşturduğu metan gazı gezegeni karbondioksitten 86 kez daha tehlikeli. İnekler her gün 150 milyar galon metan gazı üretiyor. Bir çiftlikteki 2 bin 500 ineğin meydana getirdiği atık miktarı şehirde yaşayan 411 bin kişinin oluşturduğu atık miktarı kadar.

Et ve süt endüstrisi dünyadaki suyun üçte birini tüketiyor. Bir tane hamburger üretmek için 3 bin litre su gerekiyor. Bu da bir kişinin iki ay boyunca aldığı duş miktarına eşit. Amerika’da tüketilen suyun yüzde 5’i evlerde yüzde 55’i ise hayvan yetiştiriciliği sırasında tüketiliyor.

Her yıl 80.4 milyon metre ton balık tutuluyor. Yenilebilir balıkların yanı sıra yenilemeyen balıklar da bu avlanma sırasında denizden çıkarılarak yok ediliyor. Her bir kilo balık tutmak için beş kilo deniz canlısı ağlara takılarak katlediliyor. Dünyada dörtte üç oranında balıkların nesli tükendi.

Tarım devrimiyle beraber dünyada birkaç milyon olan koyun, inek, keçi, domuz ve tavuk evcilleştirilmeye başladı ve bu sayı o günden bu yana giderek artıyor. Bugün dünyada bir milyar koyun, bir milyar domuz ve bir milyardan fazla inek ve 25 milyardan fazla tavuk var. Öte yandan özgür dolaşan ve vahşi yaşamda yaşayan hayvanlar giderek azalıyor hatta birçoğunun nesli tükenmek üzere.

İnekler, koyunlar, tavuklar bu dünyada yaşayan en talihsiz canlılar. Onları süt, yumurta ve et tüketmek için kullanmak üzere doğal içgüdülerini ve sosyal bağlarını yıkıp içgüdülerini kontrol ediyoruz. Süt üretimini sürekli kılmak için yavruları doğumdan kısa süre içinde annesinden ayırarak kesmek, annenin sütünü sağmak ve sonra onu tekrar hamile bırakmak gerekiyor. Bu hayvanlar tıpkı insanlar gibi acıyı ve korkuyu hissedebilen, akıllı ve duygusal varlıklar.

Dünyayı biraz daha az kirletmek için daha az hayvansal gıda tüketip bunun yerine daha fazla bitkisel tüketimimizi arttırmamız gerekiyor.

* Forum kategorimiz çok çeşitli türde içeriğe açıktır. Gazete Duvar’ın editoryal politikasıyla uyumlu olmak zorunda değildir.

Kaynak: DUVAR

İlginizi çekebilir