Dünya Çocuk Hakları Günü’nde Türkiye’de 893 Bin Çocuk Çalışıyor

Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’nin kabulünün 29. yılında dünyada her gün 15 bin çocuk önlenebilir hastalıklardan ölüyor, 155 milyon çocuk yetersiz besleniyor, her beş çocuktan biri okula gidemiyor.

Yarın 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü. Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de çocukların kanuni hakları çiğneniyor ve çocuklar olması gereken yaşam standardının altında yaşıyor.

Çocuk hakları, bütün çocukların doğuştan sahip olduğu eğitim, sağlık, yaşama, barınma; fiziksel, psikolojik veya cinsel sömürüye karşı korunma gibi haklarının hepsini birden tanımlamakta kullanılan evrensel bir kavram.

Bu haklar Birleşmiş Milletler’in (BM) Çocuk Haklarına Dair Sözleşmesi’nde garanti altınana alınıyor.

Sözleşmede nerede doğduklarına, kim olduklarına, cinsiyetlerine, dinlerine ya da sosyal kökenlerine bakılmaksızın bütün çocukların hakları tanımlıyor. Fakat buna rağmen Türkiye’de ve dünyada çocuklara yönelik temel hakların ihlali oldukça yaygın. Bu kanaati resmi istatistikler de doğruluyor.

Her gün bin çocuk ölüyor

Örneğin UNİCEF’in “Temiz su ve hijyen her çocuğun hakkı” başlığıyla yayınladığı rapora göre her gün yaklaşık bin çocuk, su, yetersiz sağlık hizmeti veya hijyen kaynaklı önlenebilir hastalıklar yüzünden ölüyor.

Beş yaş altı 361 bin çocuk ise her yıl ishalden ölüyor. Ayrıca yetersiz sağlık hizmeti alamayan çocuklar ve kirli sular çocuklarda kolera, dizanteri, hepatit A ve tifo gibi hastalıklara yol açıyor.

Çocuk işçilik

Türkiye’de ise çocuk işçiliği konusunda 393 bin çocuk okul yerine işe gidiyor.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun raporuna göre ise Türkiye’de 6-18 yaş arasında ekonomik faaliyette bulunan 893 bin çocuğun yüzde 44’ü mevsimlik tarım işinde çalışıyor. Bu 393 bin çocuğun yarısı okula gitmeyip haftada 40 saatten fazla çalışıyor. Çocukların eğitim, sağlık, ekonomik sömürüden korunma, uygun standartta yaşama ve oyun oynama hakları ihlal ediliyor.

Toplumsal cinsiyet ve eğitim

Bir başka UNICEF raporuna göre ise Türkiye ilköğretim düzeyinde cinsiyet eşitliği neredeyse sağlamasına rağmen ilköğretim sonrası eğitimde hala sağlayabilmiş değil.

Ne öğrenci ne de işçi olan 15-19 yaş grubunda kızların oranı yüzde 28,2 iken, oğlanlarda bu oran yüzde 16,5. 15 yaşından küçük kız çocukları arasında raporlanan cinsel taciz oranı yüzde 9.

Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması’na göre 20-24 yaş aralığındaki kadınların yüzde 15’i halen 18 yaşından önce evlendiklerini ifade ediyor.

1.7 milyon Suriyeli mülteci çocuk

Dünyada çocuklar krizlerden ve savaşlardan yetişkinlere oranla en çok etkilenen ve en ağır yükü taşıyan kesim olmaya devam ediyor. Eğitimleri, duygusal sağlıkları, hatta yaşamları bile risk altında.

Türkiye’de çoğu Suriyeli olmak üzere yaklaşık 3,9 milyon mülteci yaşıyor ve onların yaklaşık 1,7 milyonu çocuk. 2018-2019 öğrenim yılı başlangıcında okula kayıtlı olan 616 bin çocuğa karşı, yaklaşık 430 bin çocuk hala okul dışında.

121 milyon çocuk okula gitmiyor

Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’nin 28. Maddesi ise şunu ifade ediyor: “Eğitim her çocuğun hakkıdır. Kız ve erkek çocuklar için fırsat eşitliği temelinde ücretsiz ve herkese açık olmalıdır.”

Her ne kadar dünya genelinde 191 ülke bu sözleşmeyi imzalasa da pratikte işler istenildiği gibi gitmiyor. Haziran 2017 itibarıyla dünyada İlköğretim çağındaki (genellikle 6-11 yaşları arasındaki) 61 milyon çocuk, ortaokul çağındaki ise (genellikle 12-15 yaş arası) 60 milyon çocuk okula gitmiyor.

Okula gitmeyen çocukların yüzde 53’ü ise kız çocuklar oluşturuyor. Okula gidemeyen çocukların dörtte biri krizden ve savaşlardan etkilenen ülkelerde yaşıyor.

Okulda olmayan ilköğretim çağındaki çocukların yüzde 20’si ilkokulu bitirmeden önce okuldan ayrıldı, yüzde 41’i muhtemelen hiç okula gitmeyecek ve yüzde 39’unun asıl yaşı geçtikten sonra okula devam etmesi bekleniyor.

Türkiye’nin yüzde 28,3’ü çocuk

TUİK’in 2017 raporuna göre Türkiye’nin nüfusunun yüzde 28,3’ünü çocuklar oluşturuyor. Yani Türkiye nüfusunun 22 milyon 883 bin 288’ini çocuk.

Milli eğitim istatistiklerine göre; ilkokul seviyesinde net okullaşma oranı 2016/2017 öğretim yılında yüzde 91,2. Net okullaşma oranı cinsiyet bazında karşılaştırıldığında ise cinsiyetler arasında önemli bir farklılığın olmadığı görülüyor.

 

Tarihi 1924’e dayanıyor

Resmi şekilde çocuk haklarını savunan ilk bildiri Milletler Cemiyeti tarafından 1924 yılında Cenevre Çocuk Hakları Bildirisi olarak hazırlanılıyor ve kabul ediliyor. Daha sonra 20 Kasım 1959 tarihinde Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Bildirisi olarak güncelleniyor ve 20 Kasım 1989 tarihinde daha geniş kapsamlı olan Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme ile değiştiriliyor.

Bu sözleşme 2 Eylül 1990’da yürürlüğe giriyor ve bugünden sonra her 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü olarak kutlanmaya başlıyor.

Türkiye bu sözleşmeyi 14 Eylül 1990 tarihinde imzalayarak, 4058 sayılı yasayla onayladı. Çocuk Hakları Sözleşmesi çocukların ruhsal ve fiziksel bütünlüğünü korumayı amaçlıyor ve sağlıklı kişisel gelişim için taraf devletlere önemli sorumluluklar yüklüyor.

Çocuk haklarını koruma altına alan bu sözleşme toplam 54 maddeden oluşuyor ve çocukların şu haklarını güvence altına alıyor:

Ayrım gözetmeme ilkesi – Çocuğun yüksek yararının gözetilmesi ilkesi – Hakların uygulanmasında devletlerin yükümlülükleri – Ana, babanın sorumluluklarına, hak ve ödevlerine saygı – Yaşam ve gelişme hakkı – İsim ve vatandaşlık hakkı – Kimliğin korunması hakkı – Ana, baba ile yaşama hakkı – Ailenin yeniden birleşmesi – Yasa dışı yollarla ülke dışına çıkarma ve geri döndürmemeden korunma hakkı – Çocuğun görüşünün alınması ilkesi – İfade özgürlüğü – Düşünce, vicdan ve din özgürlüğü – Dernek kurma özgürlüğü – Özel yaşantının korunması hakkı – Gerekli bilgilere ulaşma hakkı – Çocuğun yetiştirilmesinde ana, babanın ve devletin sorumlulukları – Suistimal ve ihmalden korunma hakkı – Aile ortamından yoksun çocuğun korunma hakkı – Evlat edinmeye ilişkin prensipler – Mülteci çocukların durumlarına özgü hakları – Özürlü çocukların durumlarına özgü hakları – Sağlık ve sağlık hizmetlerinden yararlanma hakkı – Yerleştirme uygulamasını denetim hakkı – Sosyal güvenlik hakkı – Yeterli yaşam standardına ulaşma hakkı – Eğitim hakkı – Eğitimin hedeflerine ilişkin ilkeler – Azınlıklara ve yerli halklara mensup çocukların hakları – Dinlenme, boş zaman değerlendirme ve kültürel etkinliklere katılma hakkı – Çocukların çalışmalarına yönelik ilkeler – Uyuşturucu kullanımından korunma hakkı – Cinsel sömürüden korunma hakkı – Satılma, kaçırılma ve fuhuştan korunma hakkı – Sömürünün diğer biçimlerinden korunma hakkı – İşkence ve özgürlükten yoksun bırakmaya karşı korunma hakkı – Silahlı çatışmadan korunma hakkı – Yeniden sağlığa kavuşturucu bakımdan yararlanma hakkı – Adil yargılanma hakkı ve çocuğa özgü adalet sisteminin ilkeleri -Üstün standartlara uyma yükümlülüğü

191 ülke imzaladı

Çocuk Haklarına dair sözleşme tarihte en geniş kabul gören insan hakları belgesi olarak biliniyor. İlk kez 1989 yılında onaylanan sözleşme bugün ikisi hariç Birleşmiş Milletler üyesi bütün ülkeler tarafından onaylanıyor. Bu da 191 ülkenin sözleşmeyi imzaladığı anlamına geliyor.

Sözleşmeyi imzalamayan iki ülke ise Amerika Birleşik Devletleri ve Sudan.

 

İlginizi çekebilir