DTÖ COVID 19 AŞI PATENTLERİNİ KISMEN KALDIRDI – Halk sağlığı STK’leri: “DTÖ’nün COVID 19 kararı, çok geç çok az”

TTB İkinci Başkanı Ali Öktem,”öngörümüzde haklı çıktık ama karar çok geç” dedi. Uluslararası halk sağlığı STK’leri zengin ülkelerin fikri mülkiyet haklarından kapsamlı feragati önlemesinin “utanç verici” olduğunu söyledi. İlaç şirketleri de anlaşmadan memnun olmadı.

Fotoğraf: Almanya’da, Herkes için sağlık, Aşı patentleri kaldırılsın kampanyası/DW

Dünya Ticaret Örgütü’nün (DTÖ) iki yıllık yoğun müzakerelerin ardından geçtiğimiz Cuma günü COVID-19 aşı patentinin geçici olarak kaldırılması konsunda vardığı uzlaşma kimseyi memnun etmedi.

Cenevre’deki toplantıda uzun süren müzakerelerin ardından 164 DTÖ üyesinin tamamınca kabul edilen anlaşma, gelişmekte olan ülkelere ‘hak sahibinin onayı olmadan’ beş yıl boyunca Covid-19 aşısı üretme hakkı tanıyacak.

Ancak uzmanlar, bu anlaşmanın küresel aşı eşitsizliği üzerinde büyük etkisi olacağından kuşkulu.

Büyük ilaç şirketleri patentlerin kaldırılmasından mutsuz, halk sağlığı mücadelesi veren çok sayıda sivil toplum kuruluşu da uzlaşmaya, kapsamı dar ve sınırlı olduğu gerekçesiyle tepki gösteriyor.

TTB: Öngörümüzde haklı çıktık, ama karar çok geç

Sözcü gazetesine verdiği demeçte TTB ikinci Başkanı Ali İ. Öktem,  TTB’nin dünyadaki her insana aşının ücretsiz yapılması için patentinin olmaması gerektiğini hatırlattığını söyledi.

Öktem, “Bu söylediklerimiz aylar sonrası kabul gördü. Bu [DTÖ]  karar[ı]  TTB olarak, o konudaki öngörümüzün ne kadar doğru olduğunu gösteriyor. Geç kalınmış bir karar” dedi.

Sadece gelişmekte olan ülkeleri kapsıyor

Şeffaf İlaç Politikaları Gözlemevi’nin kurucularından Jerome Martin, bu anlaşmanın sadece gelişmekte olan ülkeleri kapsadığı için başlangıçtaki beklentilerin gerisinde kaldığı eleştirisine bulundu.

Jerome Martin, “Bu anlaşmanın pratikte nasıl uygulanacağını görmemiz gerekir. Ancak çok iddialı bir anlaşma değil.” diyerek çekincelerini dile getirdi.

İstisna sadece aşılarla sınırlı

Uluslararası Bilgi Ekolojisi Direktörü James Love ise. “COVID-19 tedavisinde istisnanın sadece aşılarla sınırlı olması, beş yıllık bir süreyi kapsaması, DTÖ’nün ticari sırlara ilişkin ilkelerini ele almaması, özellikle Covid-19’a karşı alınacak önlemlere genişletilmiş bir kitlenin erişim sağlamasını pek olası kılmıyor.” dedi.

Zengin ülkeler mülkiyet hakkından kapsamlı feragati önledi

Halkın Aşı İttifakı Eş-Başkanı Max Lawson, İngiltere, İsviçre ve AB ülkelerini etkili ve kapsamlı bir fikri mülkiyet hakkından feragate yol açacak bir anlaşmayı engellemekle suçladı. Lawson, “Zengin ülkelerin DTÖ içindeki tavırları utanç verici” dilerek tepkisini dile getirdi.

Uzmanlara göre salgının başında aşı kıtlığı yaşanırken, bu sorun artık ortadan kalktı.

Şu ana kadar 14 milyar doz aşı üretimi yapıldığı tahmin ediliyor.

Dünya Sağlık Örgütü’ne (DTÖ) göre de, dünya nüfusunun yüzde 60’ı iki doz aşı oldu. Ancak bu oran Libya’ya yüzde 17, Nijerya’da yüzde 8’e kadar inebiliyor.

Kaynak: Bianet

İlginizi çekebilir