Dolar ve borsa yatay seyirde, piyasa ne bekliyor?

Dolar seçim sonuçlarının izlendiği günde 5.70’e kadar yükseldikten sonra, 5.55’e çekildi, sabah yüzde 2’ye yakın değer kaybı yaşayan borsada yatay seyirde.

31 Mart yerel seçimlerinin ardından Türk Lirası bugün dolar karşısında sabah saatlerinde 5.70’ler seviyesine kadar yükseldikten sonra öğle saatlerinin ardından 5.53 seviyesine kadar geriledi. Euro da güne yükselişle başlarken daha sonra 6.23’e kadar gerileme gösterirken, borsa ise günün ilk saatlerinde düşüş trendini yükselişe çevirdi.

Öte yandan, uzmanlar piyasanın yerel seçim sonrası tepkisini değerlendirdi.

İş Yatırım Araştırma Direktörü Serhat Gürleyen, Bloomberg HT’ye piyasaların seçim sonrası ilk tepkisinin negatif olduğunu, bunda Türkiye’nin yeniden erken seçim sarmalına gireceğine yönelik fiyatlamanın etkili olduğunu ancak kendisinin böyle bir beklentisi olmadığını belirtti.

Gürleyen, “Dünyada oldukça pozitif bir konjonktür var, bu konjonktürde Türkiye varlıklarının çok yüksek risk primi var. Yüksek risk primi sürdürülebilir değil. Önümüzde seçim yapılmayabilecek en azından dört yıllık bir dönem var. İktidar bu süreci iyi değerlendirirse ve yeniden ekonomiyi siyasetin önüne koyabilirse piyasada şu anki tepkinin ortadan kalktığını görürüz” değerlendirmesini yaptı.

PİYASA BİRKAÇ GÜN SONRA SAKİNLEŞİR

Gedik Yatırım’dan Üzeyir Doğan, “Seçim öncesi ve sonrası iktidar ve muhalefetten gelen açıklamalarda erken seçim arzuları olmadığını gördük. Cumhurbaşkanı Erdoğan da artık ekonomiyle yapısal reformlara odaklanacağını belirtti, bu piyasalar için pozitif. Elbette piyasada volatilite olacaktır ama birkaç günlük etki sonrası sakinleşen piyasalar görebiliriz.Gelecek hafta Hazine ve Maliye Bakanı Albayrak’ın bazı planlarla ilgili detay vermesi bekleniyor, bu belki olumlu etki olabilir. Son haftalarda TL varlıklar aşırı satıldı. Seçimlerin geride kalmasıyla ekonomiye öncelik verirsek yeni hikayemiz aşırı iskontoluk olabilir” diye konuştu.

ÜÇ KONUYA ODAKLANACAĞIZ

TEB Yatırım/BNP Stratejisti Işık Ökte ise yerel seçimler sonrası piyasalar tarafında üç ana konuya odaklanacaklarını belirtti. Ökte, bu konuları şöyle sıraladı: “Birincisi TL mevduat faizlerinde dolarizasyonu engelleyecek bir yukarı hareket yapılacak mı? 32 günlük vadeli mevduat ortalaması bankacılık sisteminde yüzde 20.5 oluşmaktadır ve politika faizinin 350 baz puan aşağısında gerçekleşen ortalama TL mevduat faizlerinde bu hafta yukarı yönlü bir hareket beklentimiz var. İkinci olarak Merkez Bankası fonlama maliyeti politika faizi üzerinde seyretmeye devam edecek mi? Üçüncüsü Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın 8 Nisan haftasında açıklayacağı yeni ekonomi ve reform paketi yabancı yatırımcılar tarafından nasıl karşılanacak?”

Ekonomistler ve piyasa oyuncuları, bu hafta içerisinde yaşananlarla birlikte artık temel meselenin Türkiye’nin serbest piyasa ilkelerine bağlılığına dair güvenin zedelenmesi olduğunu ve hükümetin de bu güveni yeniden tesis etme konusunda adımlar atması gerektiğini söylüyor.

EN ÖNEMLİ SORUN GÜVENİ YENİDEN TESİS ETMEK

BlueBay Capital Varlık Yönetimi Stratejisti Timothy Ash, AKP’nin İstanbul’da kaybetmiş görünmesinin başlangıçta Türk Lirası’nda değer kaybına yol açtığını, ancak aslında büyük resmin değişmediğini, AKP Hükümeti’nin ülke çapında yüzde 50’den fazla oy aldığını, reform vaadinde bulunan hükümetin bunu yerine getirmesi gerektiğini ifade ederek, “Aksi halde piyasalar Türkiye’yi şiddetle cezalandıracaktır” dedi.

BBC Türkçe’de yer alan değerlendirmede, Nomura International Küresel Piyasalar Araştırma bölümünden gelişmekte olan piyasalar ekonomisti İnan Demir, seçim sonrasına dair en önemli sorunu “yerli ve yabancı yatırımcıların güvenini yeniden tesis etmek” olarak tanımladı.

Demir, “Yüksek enflasyon ve faizlerle mücadele için ‘idari’ önlemlerin kullanılması, Türkiye’de yerleşiklerin yılbaşından bu yana TL tasarruflardan uzaklaşarak döviz mevduat biriktirmesine yol açtı. Yerleşiklerin neredeyse daimi döviz talebi sürerken Merkez Bankası’nın rezervlerinin hızlı bir şekilde düşmesi de yabancı yatırımcıların TL’ye yönelik algısının olumsuza dönmesine yol açtı. Bu güven hasarının tamiri; dış finansman ihtiyaçlarının temini, TL’nin istikrara kavuşması ve enflasyonun kontrol altında tutulabilmesi açısından kritik öneme haiz” dedi.

Merkez Bankası’nın (TCMB) son yayımladığı verilere göre, yurt içinde yerleşiklerin döviz mevduatları mart ayının ilk üç haftasında 8 milyar 230 milyon dolar arttı. Geçen hafta içinde alınan döviz miktarı 3,5 milyar dolar oldu.

REFORMLARIN YENİDEN BAŞLAYACAĞINA İNANMIYORUZ 

Capital Economics Kıdemli Gelişmekte Olan Piyasalar Ekonomisti Jason Tuvey, normale dönüş konusunda pek iyimser değil. Tuvey, Türk ekonomisi ve finans piyasalarına yönelik kaygıların seçimlerin ardından hızlı bir şekilde kaybolması ihtimalinin düşük olduğunu ve hatta daha da artmasını beklediklerini söyledi.

Tuvey, “Pazar günkü seçimlerin sonucu ne olursa olsun ardından iki noktaya dikkat çekmek gerek. Öncelikle, seçimlerin ardından hükümetin ekonomik reformlara yeniden başlayacağı yönündeki argümanlara katılmıyoruz. Hatta, alışılmışın dışındaki politikalara yönelik eğilimin daha artacağını düşünüyoruz. Bu hafta içinde Merkez Bankası’nın parasal sıkılaştırma yönünde attığı adımlar halen siyasi baskılara açık olduğunu gösteriyor” dedi.

Tuvey, dikkat çekilmesi gereken ikinci noktanın da geçmişte yaşanan deneyimlerin seçim öncesi yapılan mali teşviklerin seçim sonrası genellikle geri alınmadığını göstermesi olduğunu belirtti. Tuvey, “2017 ve 2018 seçimlerindeki deneyim, bu önlemlerin çok uzun süre yerinde kaldığını gösteriyor. Bunun sonucunda da iç talebin daha da güçlenmesi ve buna bağlı olarak ithalat ile cari açığın artmasıyla liranın yeniden baskı altında olacağı dönemlerin gelmesi muhtemel görünüyor” dedi.

MOODY’S’TEN SEÇİM SONRASI DEĞERLENDİRME

Öte yandan, kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s de, seçimlerin ardından sabah saatlerinde bir açıklama yaptı. Açıklamada, “Türkiye’nin döviz rezervlerindeki erime kredi notu açısından negatif, dış kırılganlığı artırıyor. Rezervlerde düşüş TCMB’nin yerel seçimler öncesinde liraya destek vermek için döviz piyasasına müdahale ettiğine işaret ediyor. TCMB’nin liraya destek için müdahalesi bankanın şeffaflığı ve bağımsızlığı konusunda soruların, kuşkuların yinelenmesine neden olur. Türkiye’nin finansal piyasalarında yinelenen kargaşa ve resesyona ilişkin politika reaksiyonu daha fazla sermaye çıkışı riskini artırıyor” değerlendirmesi yapıldı.
SEÇİM ÖNCESİ SON BİR HAFTADA NELER YAŞANDI?
Türk varlıkları son bir haftadır oldukça hareketli bir dönem yaşıyor. Dünyanın önde gelen yatırım bankalarından JPMorgan, geçen hafta içinde gönderdiği tavsiye notunda, Türk Lirası’nın 31 Mart seçimlerinin ardından değer kaybetmesini beklediklerini yazdı ve Merkez Bankası’nın net rezervlerinde görülen düşüş nedeniyle liraya satış tavsiyesinde bulundu.

Bunun üzerine geçen hafta cuma günü, Türk Lirası doları karşısında yüzde 5 ile Ağustos 2018’deki sert düşüşten bu yana en büyük değer kaybını yaşadı. Bu gelişmenin ardından Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) ile Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) JPMorgan hakkında soruşturma başlattı.

Bu durumun yarattığı tedirginlik, liradaki değer kaybının daha da devam edeceği beklentisiyle birleşince, yabancı yatırımcılar da swap işlemleriyle döviz satın almaya başladı. Ancak bankaların Londra swap piyasasına verdiği Türk Lirası likiditesini azaltmasıyla birlikte gecelik swap faizi de yüzde 1300’ün üzerine çıktı.

Böylece, kurdaki artış bir süreliğine önlenmiş olmasına karşın, yabancı yatırımcıların lira ihtiyaçlarını karşılamak için Türk tahvillerini ve hisselerini satmasıyla borsa geriledi ve bono faizleri de yükseldi. Perşembe günü ise Merkez Bankası’nın attığı adımlarla, swap piyasasına TL likiditesi sağlandı, swap faizi gerilerken, Türk Lirası dolar karşısında değer kaybetti.

Kaynak: Artı Gerçek

İlginizi çekebilir