Diyarbakır’da Kürtçe müzik şöleni başlıyor

Diyarbakır’da Kürtçe müzik eğitimi veren MA Music Akademisi, ‘2. Müzik Günleri’ adı altında 4-5 Mart tarihlerinde büyük bir konser düzenleyecek

Diyarbakır’da Kürtçe müzik eğitimi veren MA Music Akademisi, kuruluşunun ikinci yıldönümünde ‘2. Müzik Günleri’ adı altında büyük bir konser düzenleyecek. Kadın, çocuk ve genel orkestraların düzenleyeceği konser, 4-5 Mart tarihlerinde Şatopark Düğün ve Konferans Salonu’nda gerçekleşecek. 2 yıldan bu yana Amed’de enstrüman ve şan eğitimi veren MA Music Akademisi’nin düzenleyeceği bu konseri, hem eğitmenleri hem de kurs gören öğrenciler verecek. Akademi, yaklaşık iki haftadır provalarını yaptığı konserlerine az bir zaman kala hazırlıkları hızlandırdı. Akademinin öğrencileri ve eğitmenleri verecekleri konserin detaylarına ilişkin ANF’ye konuştu.

Amaç halkla buluşmak

Akademinin eğitmenlerinden ve kadın orkestra şefi olan Sarya Yiğit, akademilerini 4 Mart 2017’de kurduklarını belirterek, müzik yapmak için ille de resmi bir dayanağa sahip olmak gerekmediğini kaydetti. Çocuklara, kadınlara ve gençlere ulaşmak için MA Music Akademisi’ni inşa ettiklerini ifade eden Yiğit, söz konusu bu akademinin çatısı altında 2 yıldır çalışmalarını sürdürdüklerini vurguladı. Yiğit, “MA Music Akademisi olarak, kurslardan tutalım çocuk ve genel akademi çalışmaları yürütüyoruz. Akademimizin çalışmalarına dair çok fazla başvuru var. Bu denli çalışmalar yürütmemizden kaynaklı, yıl sonlarında ve kuruluşumuzun yıldönümlerinde bu çalışmalarımızı halka sunmak maksadıyla konserler veriyoruz” dedi.

Kadın orkestrası

Kurdukları kadın orkestrasına ilişkin de Yiğit, şunları paylaştı: “Aslında kadınlar toplumda en büyük modellerdirler. En önemli rolleri onlar oynuyor. Genel olarak değerlendirdiğimizde, en fazla geride kalan ve teknik anlamda yaptıklarını öne çıkaramayanlar da yine kadınlar oluyor. Kadın orkestramızı da bizler bir proje olarak kurguladık. Kısa süreli değil, daha uzun soluklu bir proje olmasını hedefledik. Evet, kadın sanatçılar vardır, sahneye çıkıyorlar ama her zaman aranjörleri erkekler oluyor. Elbette insanlar bilgilerini birbirleriyle paylaşırlar fakat biz burada da müzik ve sanat alanında kadının gücünü göstermek istedik. Kadınların akademik anlamda neler yapabileceğini, kendilerine olan inançlarını ön planda tutmaya çalıştık. Yavaş yavaş da amacımıza ulaşıyoruz. Bu çalışmalarımızın da öyle inanıyorum ki kadınların tek başlarına yürümelerinin önünü açacaktır.”

Sanat ortaklaştırır

Akademiyi kurduklarında çocukları, kadınları ve gençleri müziksiz bırakmamayı amaçladıklarını söyleyen Yiğit, “Sanata dair çıtayı da aslında ortaya çıkarmak istiyoruz. Müzik genel olarak piyasada ekonomi üzerinden ilerliyor. Biz de, ekonomi olsun ya da olmasın bu işin yapılabilirliğini göstermeye çalışıyoruz. O yüzden birbirimizle paylaşmak ve sanatımızı ortaklaştırmak için herkesi konserimize davet ediyoruz. Davetlilerimiz memnuniyetle salondan ayrılacaklar” dedi.

‘Sunuma hazır yemek gibi’

Akademinin kadın orkestrasında flüt çalan Evin Dülek de, böyle bir çalışmada yer almasından ve büyük bir konsere hazırlık yapmalarından kaynaklı çok heyecanlı olduğunu belirterek, şunları dile getirdi: “Çünkü biz burayı ilk açtığımızda her şey çok eksikti ve inşaat halindeydi. Biz, burayı en başından kurduk ve bu düzeye getirdik. Şimdi de bakıyoruz ki iki yılımız dolmuş ve çok ilerlemişiz. Bir yemeğin pişirilip sunuma hazır hale gelmesi gibi bir durumdayız şu anda.”

Kent müziksiz kalmasın

Kadın orkestrasında yer aldığını vurgulayan Norşin Salih ise, “Orkestrada keman çalıyorum. Kadınlar olarak ortak paydalarımız var ve eşit koşullarda çalışıyoruz. Gücümüz ve birbirimize karşı sevgimizden kaynaklı orkestral bir sonuç çıkıyor ortaya. Grup ahengi, sevgi ve paylaşım çalışmalarımızda kendini gösteriyor. Çok zor koşullarda çalışmamıza rağmen güçlü bir sonucun ortaya çıkacağını umuyorum. Herkesin gelip bizi izlemelerini istiyoruz. Çünkü biz toplumumuz için bunu yapıyoruz ve bu kentin müziksiz kalmasını istemiyoruz. Duygularımızdan bir parça olsa da toplumumuza sunmak istiyoruz” diye konuştu.

Anadilde ezgiler

Genel orkestrada yer alan akademinin udi eğitmenlerinden Neşet Güçmen de, orkestralarının öğrenciler ve eğitmenlerden oluştuğunun altını çizerek, şunları söyledi: “Öyle umuyoruz ki halkımız ve tüm çalışanlarımız bizi bu konserimizde yalnız bırakmazlar. Bizim için halkımızın müziksiz kalmaması gerekir. Zaten tüm gayretimiz de halkımıza anadillerinde müzik dinleyebilmelerini sağlamaktır.”

Büyük bir ilgi var

Akademinin öğrencilerinden olduğunu söyleyen Xebat Yiğit, orkestrada ilk kez yer aldığını vurgulayarak, “İlk kez yer aldığımız için hem heyecan hem de mutluluk duygularını bir arada yaşıyorum. Zaten çalışmalarımız paylaşım ve bilgi alışverişi üzerinden ilerliyor. Katılımın ve sahip çıkma duygusunun ön planda olacağına inanıyorum. Çünkü buraya gelen aileler gayet ilgililer. Bu ilginin sahneye de yansıyacağını umuyorum. Bizim için önemli olan şey, izleyicilerin mutlu ve memnun ayrılmasıdır. Bu konuda da iddialı olduğumuzu belirtmek isterim” diye konuştu.

Meyve veren ağaç misali

Yaklaşık 5 yıldır Diyarbakır’da müzik eğitimi aldığını söyleyen Vedat Sevim ise şunları ifade etti: “Orkestrada santur çalıyorum. İlk defa bu konserde sahneye çıkıp çalacağım. Bu konser hepimiz için çok önemlidir. Çünkü hocalarımız ile birlikte sahneye çıkacağız. Yıllardır buralarda müzik eğitimi alıyoruz. Kültür ve sanatta yeni bir bakış açısı yaratmaya çalışıyoruz. Yıllardır bu hocalardan eğitim alıyoruz ve şimdi de birlikte sahne alacağız. Bu biraz ektiğin ağacın meyve vermesi gibi. Akademimizi emeğimizle yarattık ve onun da yıldönümü de 4-5 Mart’tır. Sadece bu konser için değil, tüm çalışmalarımız açısından bu gün bizim için önemlidir. O yüzden de herkesin bize desteklerini sunmalarını bekliyoruz.”

Kaynak: YENİ YAŞAM

İlginizi çekebilir