Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’ndeki kayyum: Usulsüzlükler Sayıştay raporunda

Sayıştay kayyum yönetimindeki aykırılıkları gizleyemedi. Sayıştay kayyum yönetimindeki Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’nin taşınmazların takibini yönetmeliğe aykırı yaptığını belirterek, bazı taşınmazı vakıf ve derneklere tahsis etmesinin mevzuata aykırı olduğunu tespit etti

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’nin seçilmiş belediye eşbaşkanları görevden alınıp yerine kayyum atanmıştı.

Sayıştay, kayyumun yönettiği Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’ne (DBB) dair hazırladığı 2020 yılı denetim raporunu tamamladı. Sayıştay müfettişleri, belediyede bir dizi usulsüzlükler tespit etti. Rapora göre, belediyeye ait çok sayıda taşınmazın vakıf ve derneklere ücretsiz bir şekilde tahsis edildiği belirtildi.

Raporun “Denetim Bulguları” bölümünde, taşınmazlarının takip ve kontrolünün yönetmelik hükümlerine uygun olarak yapılmadığına dikkat çekildi.

Raporda, “Tapuya Kayıtlı Olan Taşınmazlar Formu”nda belediyenin toplam 2 bin 847 adet taşınmazının olduğu, “Tapuda Kayıtlı Olan Taşınmazlar İçin İcmal Cetvelinde” ise toplam 2 bin 667 adet taşınmazın kaydığının olduğu belirtilerek, bu kayıtların tutarlı olmadığı kaydedildi.

Raporda, “Taşınmaz hesaplarına kaydedilen tutarlar birbirini teyit etmemektedir. Mevcut taşınmaz kayıtlarının Yönetmelik hükümlerine uyumun sağlanması gerekmektedir” yarısı yapıldı.

Raporda, amortisman işlemlerinin usulüne uygun olarak yapılmadığı tespit edildi. Raporda, ilgili usulsüzlükle ilgili şunlar belirtildi: “Kurumun muhasebe kayıtlarının incelenmesi neticesinde, 251 Yeraltı ve Yerüstü Düzenleri Hesabı, 252 Binalar Hesabı, 253 Tesis, Makine ve Cihazlar Hesabı, 254 Taşıtlar Hesabı ile 255 Demirbaşlar Hesabında bulunan varlıklar için ya hiç amortisman ayrılmadığı, ya fazla amortisman ayrıldığı ya da amortisman ayrılmaması gereken varlıklar için amortisman işleminin yapıldığı görülmüştür.

Raporda, bedelsiz olarak devredilen taşınırların muhasebeleştirilmesinde birikmiş amortismanlar hesabının kullanılmamasının giderler hesabında hataya neden olduğuna işaret edilerek, “Mali Tablolarda yer alan bu hesapların gerçek durumu yansıtmadığı” değerlendirmesine yer verildi.

Taşınmaz tahsislerindeki kayıtsızlık

“Belediyenin taşınmaz tahsislerinin muhasebe hesaplarında izlenmediği” tespiti de raporda yer aldı. Raporda, şu ifadelere yer verildi:

“Belediye tarafından başka kurumlara tahsis edilen taşınmazların 252 Binalar Hesabı’nın alt kodlarında ve varlığa ilişkin ayrılmış amortisman tutarının 500 Net Değer Hesabı ile 257 Birikmiş Amortismanlar Hesabında izlenmesi gerekirken, muhasebe kayıtlarının yapılmadığı görülmüştür. (…) tahsis edilen taşınmazların kurumun muhasebe kayıtlarında izlenmemesi nedeniyle 250 Arazi ve Arsalar, 252 Binalar, 257 Birikmiş Amortismanlar ve 500 Net Değer hesaplarında hataya neden olunduğundan Mali Tablolarda yer alan bu hesapların gerçek durumu yansıtmadığı değerlendirilmiştir.”

Raporda, taşınmazların tahsisiyle ilgili de dikkat çekici usulsüzlüklere yer verildi. Kamu kurum ve kuruluşu sayılmayan vakıf ve derneklere belediye tarafından taşınmaz tahsisinin yapılamayacağına dikkat çekilen raporda, belediyenin sahip olduğu bazı taşınmazların vakıf ve derneklere tahsis edildiği tespitine yer verildi. Raporda, tahsis işlemlerinin mevzuata uygun olmadığı vurgulandı.

Raporda, belediyeye ait çok sayıda taşınmazın Belediye Kanunu ile Devlet İhale Kanunu’na uygun olarak kullandırılmadığının görüldüğü ifade edildi. Raporun ilgili bölümünde, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun “Ecrimisil ve tahliye” başlıklı 75’inci maddesine işaret edilerek şunlar kaydedildi:

“Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malların gerçek ve tüzel kişilerce işgali üzerine, fuzuli şagilden ecrimisil isteneceği, ayrıca işgal edilen taşınmaz malın, idarenin talebi üzerine bulunduğu yer mülki amirince en geç 15 gün içinde tahliye ettirilerek idareye teslim edileceği belirtilmiş (…) Buna göre Belediyenin sahip olduğu taşınmazları 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nda yer alan ihale yöntemlerinden birisini kullanarak, süresi on yılı geçmemek üzere kiraya vermesi gerekmektedir. Ecrimisil ise bir kiralama yöntemi olmayıp, kira süresi bittikten sonra taşınmazın tahliye edilememesi ya da fuzuli işgal olması durumunda, tahliye süreci bitene kadar kiracıdan veya fuzuli şagilden alınması gereken tazminat niteliğinde bir bedeldir.”

Raporda, belediyenin sahip olduğu taşınmazlardan 177 adedinin ecrimisil alınarak kullandırıldığı aktarılarak, “Belediye taşınmazlarının mevzuata uygun olarak kullandırılması, mevzuata uygun olmayan kullanımlarda tahliye işlemlerinin yapılması ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’na göre kiraya verilmesi gerekmektedir” diye belirtildi.

Kaynak: YENİ YAŞAM

İlginizi çekebilir