DİSK “İşçilerin Seçim Bildirgesi”ni açıkladı

Başkanlar Kurulumuzun kararları ve işçilerin çalışma/yaşam koşullarındaki son 16 yılı değerlendiren DİSK-AR raporu ışığında DİSK’in 24 Haziran genel seçimlerine ilişkin tutumu ve “İşçilerin Seçim Bildirgesi” DİSK Genel Merkezindeki bir basın toplantısıyla açıklandı.

Basın toplantısında 25 Mayıs 2018’de toplanan DİSK Başkanlar Kurulu’nun sonuç bildirgesi ve DİSK-AR tarafından hazırlanan “AKP Döneminde Emek” başlıklı rapor da basın emekçileriyle paylaşıldı.

Açıklamaya DİSK Genel Sekreteri Arzu Çerkezoğlu, DİSK Genel Başkan Yardımcıları Cafer Konca ve Cemal Poyraz, DİSK Yönetim Kurulu üyeleri Alaaddin Sarı, Kanber Saygılı ve Mustafa Safvet Yahyaoğlu ile DİSK üyesi sendikaların Genel Başkanları, genel merkez ve şube yönetim kurulu üyeleriyle DİSK’li işçiler katıldı

Image Map

DİSK BAŞKANLAR KURULU SONUÇ BİLDİRGESİ

25 Mayıs 2018 tarihinde İstanbul’da toplanan DİSK Başkanlar Kurulu ülkemizin içinden geçtiği siyasal, ekonomik süreci ve 24 Haziran 2018’deki genel seçimleri görüşerek aldığı kararları kamuoyu ile paylaşmayı gerekli görmüştür:

16 yıldır ülkemizi yöneten ve bu süre boyunca sermayenin talepleri doğrultusunda emeğin en temel haklarını tırpanlayan iktidar, hedeflediği rejim değişikliğini bir an önce hayata geçirebilmek için baskın seçim kararı almıştır.

13 Mart 2018’deki Genişletilmiş Başkanları Kurulu Sonuç Bildirgesinde de ifade edildiği gibi “Ülkemizde kurulmak istenen yeni rejim, Türkiye nüfusunun dörtte üçüne ulaşan ve ücretiyle yaşamaya çalışan büyük bir kesim için, yani ‘Cumhur’un çok büyük bir çoğunluğu ve Cumhuriyetin geleceği için tehdittir. Kalıcılaştırılmak istenen yeni rejimin nasıl bir rejim olduğuna, bu rejimin hangi sınıfların çıkarına, hangi sınıfların zararına olduğuna, 20 Temmuz 2016’dan beri tanığız.”

16 yılda işçi sınıfının çalışma ve yaşam koşullarını gerileten sermaye yanlısı siyasal, ekonomik ve sosyal politikalar, rejim değişikliği sürecinde hız kazanmıştır. “OHAL’den istifade” grevlerin yasaklandığı, sendikal hak ve özgürlüklerin gasp edildiği, imza toplamaktan meydanlara çıkmaya kadar her türden hak arama yönteminin baskı altında alındığı, mahkemelere başvurma hakkının bile kısıtlandığı bir ortamda işçi sınıfının çalışma ve yaşam koşullarını korumak ve geliştirmek oldukça zorlaştırılmıştır.

İktidar partisi seçim programında “esnekliği esas alan” bir çalışma yaşamı vadetmekte ve yaptıklarını yapacaklarının teminatı olarak göstermektedir. İktidar, sermayenin kazançlarını güvenceye alırken, yüzde 95’i örgütsüz olan, açlık sınırının altında ücretlerle ölümüne çalıştırılan, kayıtdışı çalışmaya, 6 milyonu aşan işsizliğe, dünyanın en uzun çalışma saatlerine mahkum edilen, türlü türlü güvencesiz çalıştırma biçimlerine sürüklenen işçi sınıfına, her alandaki sömürüyle yoksullaştıran ve köleleştirmenin koşullarını yaratan bir istikrar vaat etmektedir.

“Esnekliği esas alan” çalışma yaşamının anlamı açıktır: Kıdem tazminatının kaldırılması, özel istihdam bürolarıyla kiralık işçiliği yaygınlaşması, işsizliğin pençesindeki kadınların ve gençlerin geçici-güvencesiz işlere mahkum edilmesi gibi düzenlemelerin seçim sonrasında gündeme geleceği bilinmektedir.

Öte yandan işçi sınıfının güvencesizleştirilmesine ve borçla yaşamaya mahkum edilmesine dayanan neoliberal politikalar, ülkemizi tehlikeli bir krize sürüklemektedir. 16 yıldır yüksek faiz getirisiyle sıcak parayı ülkemize çekmeye ve borçlanmaya dayalı bir tüketim ekonomisiyle, kamu arazileri üzerinden ranta ve yolsuzluğa açık betonlaştırma yoluyla ekonominin çarklarını döndürmeye dayalı büyüme stratejisi iflas etmektedir. Küresel ekonomide yaşanan gelişmeler ve Türkiye’nin dış ticaret açığı, dış borcun yüksekliği gibi kronik sorunlarının ağırlaşması nedeniyle yolun sonuna gelinmiş, taşıma suyla değirmen dönmezhale gelmiştir. Bugün kurlardaki hızlı artış ile karşımıza çıkan ekonomik sorunların, yükselen enflasyon ve işsizlik gibi olası ağır sonuçları işçi sınıfını tehdit etmektedir. Ekonomiyi kırılganlaştıran neoliberal politikalarda ısrar edenler ve seçimlerden sonra krizin faturasını işçi sınıfına kesmeye hazırlananlar bilmelidir ki, işçi sınıfı bu faturayı ödemeyi reddedecektir.  

İşçilerin ve memleketin geleceği için oldukça kritik bir süreçte toplanan Başkanlar Kurulumuz, DİSK’in taşıdığı tarihsel ilkeler ışığında, her zamankinden daha fazla birlik ve bütünlük içerisinde mücadeleye devam etme zorunluluğunu hatırlatır.

Bu tespitlerden hareketle Başkanlar Kurulumuz şu kararları almıştır:

  1. 16 yıldır yapılanlar, yapılacakların teminatıdır ve işçi sınıfı için felaketten başka bir anlam taşımamaktadır. DİSK tüm işçileri, sermayenin çıkarları için işçi sınıfının çalışma ve yaşam koşullarını sürekli olarak geriye götürenlere TAMAM demeye çağırmaktadır.
  2. 24 Haziran Cumhuriyet tarihinin kader anıdır. DİSK, işçi sınıfını ve tüm halkı Cumhuriyetin laiklik ve demokrasi gibi temel nitelikleriyle, “Yurtta Barış Dünyada Barış” gibi temel kurucu ilkeleriyle, hukuk devletiyle ve temel yurttaşlık haklarıyla çatışan bir düzene TAMAM demeye çağırmaktadır.
  3. Geleceğimize umutla bakabilmek için, güzel günlere omuz omuza yürüyebilmek için, DİSK tüm işçileri seçim güvenliği için sorumluluk almaya, emeği, barışı, kardeşliği ve demokrasiyi savunan siyasi partilere ve adaylara oy vermeye çağırmaktadır.

AKP Döneminde Emek raporu için tıklayınız (PDF) 

İlginizi çekebilir