Denizlili kadınlar Çınar Meydanından seslendi: İstanbul Sözleşmesi’nden VAZ-GEÇ-Mİ-YOR-UZ!

Çınar Meydanında bir araya gelen Denizlili kadınlar İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmeyeceklerini bir kez daha duyurdular

Yapılan basın açıklamasında “İstanbul Sözleşmesinden vazgeçmek, kadına karşı şiddetle mücadele etmekten vazgeçmektir.” diyen Denizlili kadınlar, “Toplumsal cinsiyet eşitliğinin olmadığı, kadını boyun eğen, ram eden bir birey olarak toplumsal yaşamın içinden çıkarıp eve hapseden bu zihniyetle ortak olamayız.” diye seslendiler.

“Söz konusu olan İstanbul Sözleşmesi ise; biz tarafız ve öyle kalacağız.” diyen Denizlili kadınların yapmış oldukları basın açıklaması şu şekilde;

İstanbul Sözleşmesi’nden VAZ-GEÇ-Mİ-YOR-UZ!

Büyük Kadın Mitingi’nde Buluşuyoruz!

20 Mart 2021’de gece yarısı tek adamın çıkardığı ve onayladığı kararla Türkiye, İstanbul Sözleşmesi’nden çekileceğini duyurdu. Kadınların şiddetten korunması ve eşitlik haklarımızın güvenceye alınması için temel önemde olan İstanbul Sözleşmesi’nden ayrılmaya dönük bu hukuksuz kararı tanımıyor ve kabul etmiyoruz!

Çünkü biliyoruz ki eşitlik hakkımız için verdiğimiz mücadelenin belgesi olan İstanbul Sözleşmesi’ni yok etmek isteyenler, eşitsizliğe, şiddete, cinayetlere, tacize, çocuk istismarına, ayrımcılığa, nefret diline, düşmanlaştırmaya, savaş politikalarına, kutuplaştırmaya, emeğimizin gaspına, evlerin, sokakların, işyerlerinin hapishane haline getirilmesine karşı verdiğimiz mücadeleyi de yok etmek istiyor. Ve iktidar-mafya işbirliğinin bir kez daha ayyuka çıktığı, erkek şiddetinin bir kez daha teşhir olduğu bu günlerde görüyoruz ki İstanbul Sözleşmesi’ni bir gece yarısı ortadan kaldırmak isteyenler hayatlarımıza kast etmek, bizi olan bitene “seyirci” kılmak istiyor.

İstanbul Sözleşmesinden vazgeçmek, kadına karşı şiddetle mücadele etmekten vazgeçmektir. Şiddete uğrayan kadını güvenceden yoksun bırakmaktır. Bir somut “devlet bakışı” olarak, koruma iradesini geri çekmektir. Şiddeti fıtrattan saymaktır. Kadın erkek eşitliğini inkar etmektir. Güçten ve güçlüden yana tavır koymaktır.

Örf adına gelenek namına, aile bütünlüğü adına kutsallık namına kadını küçümsemek, onun gelişim süreçlerine müdahale etmektir. Kadının özgür ve onurlu bir birey olmasını engellemek,  yeteneklerini sergilemesinin önüne engel koymaktır.

Toplumsal cinsiyet eşitliğinin olmadığı, kadını boyun eğen, ram eden bir birey olarak toplumsal yaşamın içinden çıkarıp eve hapseden bu zihniyetle ortak olamayız.

Öyle anlıyoruz ki, siyasal iktidar bu tablo karşısında nettir: Çağdaş bir yaşam biçiminin kadını götüreceği yerden duyduğu endişeyle demokratik haklar askıya alınmakta, bu alanda da otoriter bir anlayış tercih edilmektedir.

Mücadele kararlılığımız zaman ve mekânla kısıtlı olmayacaktır. Hak arama yolunda gerektiğinde en önde, gerektiğinde yan yana, bütün kadınlarla ve onların örgütlü güçleriyle dayanışma içinde olacağız.

Söz konusu olan İstanbul Sözleşmesi ise; biz tarafız ve öyle kalacağız.

Haklarımıza yönelik saldırıların gündeme geldiği ilk günden beri sosyal medya eylemlerinden sokak eylemlerine yükselttiğimiz itirazımızı sürdürüyor, İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmek isteyenlerin, erkek-devlet şiddeti ve çocuk istismarını “tolere edilebilir” görenlerin, yaşamlarımızı bir sözlerine bağlı zannedenlerin karşısında haklarımızı ve hayatlarımızı savunuyor İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmediğimizi ilan etmek için bir araya geliyoruz!

Biz, evlerde, sokaklarda, meydanlarda, işyerlerinde, balkonlarda, sosyal medyada ses çıkaran, haklarına sahip çıkma kararlılığında olan milyonlarız. İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararının yürürlüğe gireceği 1 Temmuz günü yaklaşırken itirazımızı, isyanımızı, kararlılığımızı en güçlü haliyle, hep birlikte ortaya koymak için bir araya geldik. Hep birlikte örgütlenmesini üstlendiğimiz burada bir kez daha haklarımızdan, mücadelemizden ve İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmediğimizi haykıracağız.

Erkek şiddetinin ve çocuk istismarının faili ve aklayanı olanların İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmesine; haklarımıza ve hayatlarımıza yönelik saldırılarına karşı birlikteyiz ve çok güçlüyüz! Biliyoruz ki İstanbul Sözleşmesi’ne yönelik bu saldırılar, kazanılmış diğer haklarımıza yönelik saldırıların da önemli bir adımı. Tek bir hakkımızdan bile vazgeçmeyeceğimizi ilan ediyor, hayatlarımıza sahip çıkıyor, birlikteliğimizi ve gücümüzü ortaya koymak için bir kez daha buluşuyoruz.

Tüm kadınları ve LGBTİ+ları İstanbul Sözleşmesi’nden Vazgeçmiyoruz! demeye çağırıyoruz. Sen yoksan bir eksiğiz…

Susmuyoruz! Korkmuyoruz! İtaat etmiyoruz!

İstanbul Sözleşmesi’nden Vazgeçmiyoruz…

İlginizi çekebilir