Demirtaş: Beni aslanlar parçalasın diye arenaya attınız

Selahattin Demirtaş dün mahkemede savunma yaptı. Mahkeme heyeti başkanı avukatların ‘taraflı davrandığı’ eleştirilerine ‘tamam ben tarafım’ diye yanıt verdi.

HDP Eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın tutuklu yargılandığı ve Ankara 19’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davası Sincan Cezaevi Kampusu’nda başladı.

Bugünkü duruşmada savunmasına Kürtçe başlayan Demirtaş, ilk olarak açlık grevindeki Leyla Güven’i selamladı. Demirtaş, mahkeme heyetine seslenerek, “Yargılamayı tarafsız yürütemeyeceğiniz gerekçesiyle öncelikle heyet olarak çekilmelisiniz, aksi halde reddi hakim talebinde bulunacağız” dedi.

Duruşma salonuna gitmek isteyen birçok kişinin yolu duruşma salonuna bir kilometre mesafede kesildi. Çok sayıda kişinin salona gitmesine izin verilmedi. Gazetecilerin salona girmesine de uzun süre izin verilmedi. Polis duruşma salonuna yalnızca 45 kişinin girmesine izin verdi.

Demirtaş savunmasında şunları söyledi:

BENİ SAHTE TWEETLERLE TUTUKLADINIZ: Beni sahte bir Twitter hesabından atılan tweetlere dayanarak tutukladınız. Üstelik bu deliller bugün cemaat üyesi olmakla suçlanan kişiler tarafından hazırlandı ve siz bunlara dayanarak beni tutukladınız. 24 Haziran’da düzenlenen seçimde cumhurbaşkanı adayı olmama rağmen tahliye talebimi reddettiniz. AKP seçimi kazansın diye beni içeride tuttunuz. Bir hücrede seçim çalışması yürüttüm ve buna siz sebep oldunuz. Ben içeride olduğum için AKP seçimleri kazandı. Heyet olarak tutukluluğun devamı kararlarınızla AKP’ye açık destek sundunuz. Ben sizden ne adli kontrol ne tahliye talep ettim. Kovsanız da kaçmam. Edirne’den atsanız da geri dönerim. Siz beni yargı arenasına attınız. Resmen aslanlar parçalasın diye. Ama partimin de halkımın da avukatlarımın da desteğiyle buradayım.

BU KADAR HUKUK BİLGİNİZ VARDIR HERHALDE: Adalet Bakanlığı’na ‘biz bu AİHM kararını ne yapalım’ diye sormuşsunuz. Adalet Bakanlığı kim? Benim AİHM’de karşı tarafım. ‘AİHM kararı ne zaman kesinleşmiş?’ Bu kadar hukuk bilginiz vardır herhalde sayın hakim. AİHM’in aldığı karardan sonra tahliye talep ettik, siz hükümetin tavrını görmeyi beklediniz. Tahliye talebimizi reddettiğiniz kararınızın gerekçesi AKP’nin hazırlamış olduğu AİHM kararı hakkındaki rapor ile aynı. Bari gerekçelerinizin farklı yazsaydınız, daha saygın olurdu. Mahkeme heyetine, tahliye talebimi incelerken, AİHM kararı kesinleşti mi diye Adalet Bakanlığı’ndan görüş istediniz. Adalet Bakanlığı hükümeti AİHM’nde temsil eden kurumdur, yani taraftır. Siz davamda taraf olan bir kurumdan görüş isteyerek alenen taraf tuttunuz.

AİHM KARARLARININ NASIL UYGULANACAĞINI BİLMİYORSANIZ NASIL HAKİM OLDUNUZ? AİHM kararı için Adalet Bakanlığı’ndan görüş istediniz. Adalet Bakanlığı AİHM yargılamasında karşı taraftır. Siz dosyadaki tarafa ‘ne diyorsunuz uygulayalım mı bu kararı’ dediniz. AİHM kararlarının nasıl uygulanacağını bilmiyorsanız nasıl hakim oldunuz?

BENİ SİZ TUTUKLAMADINIZ Kİ… Sizden hiç tahliye talep etmedim. Şimdi de etmiyorum. Burada 90 yaşıma gelsem, ağzımda diş kalmasa da yine sizden tahliye talep etmeyeceğim. Siz beni kendi iradenizle tutuklamadınız ki tahliye edebilesiniz. Ben burada tutuklu değilim, bir siyasi rehineyim. Ben bir siyasi rehineyim ve siyasi rehineler tahliye talep etmezler. İstanbul İstinaf Mahkemesi bütün dünyanın gözü önünde hiç utanmadan usule, yasaya, her şeye aykırı olan bu kararı onadı. Karar veren hakimlerden biri de AKP’li eski avukat. Hakim olduktan sonra jet hızıyla istinaf hakimi oldu.

KRALA YASLANAN DÜŞER: İstinaf Mahkemesi benim kararımı onadığı esnada Ankara Cumhuriyet Başsavcısı, Recep Tayyip Erdoğan’la fotoğraf veriyordu. Bunların hiçbiri tesadüf değil. Yine diyorum krala yaslanan düşer. Bu dünya Sultan Süleyman’a kalmamış, Erdoğan’a mı kalacak?

BEN VE ARKADAŞLARIM TÜRKİYE’Yİ KURTARMAYA ÇALIŞIYORUZ: Tutukluluğun devamına karar verirken ‘dijital deliler var’ dediniz. Hangi deliller? Sahte gizli tanık, sahte dinleme, olmayan ses kayıtları, olmayan telefon görüşmeleri. Tarafsızlığınızı ve güvenilirliğinizi yitirdiniz. Türkiye bir şiddet sarmalında. Ben ve arkadaşlarım Türkiye’yi kurtarmaya çalışıyoruz. Bu yargılamada vereceğiniz çekilme kararı sadece hukuk değil, siyasette de umut olur, ülkenin barış ve demokrasisine hizmet edin. İhlaller çok açık, ‘AİHM’den etkili bir karar çıkacak, önlem alalım’ diyen hükümetin Demirtaş masası, bir formül buldu: İstanbul’daki mahkemeden ceza çıkarttılar. Tüm ısrarlarımıza rağmen İstanbul’da ceza çıkarılan dosyamla şu an yargılandığım ana davamı birleştirmediniz. Yüksek yerlerden fısıldanan her ne idiyse. Denildi ki, ‘Demirtaş’ın o dosyasına kimse karışmasın. O dosya, hükümetin siyasi operasyon dosyasıdır.’ Beni ilk tutuklatan savcı, ‘Bu dosya çok uyduruk, bundan bir şey çıkmaz’ diye birleştirmemişti.

DOSYADAN ÇEKİLEREK DOĞRU BİR KARAR VERİN: Biz demokrasinin tek gücüyüz, buna destek olup olmayacağınız size kalmış. Ben ve avukatlarım tahliye talep etmiyoruz, dosyadan çekilerek doğru bir karar vermenizi istiyoruz. Memleketin tek demokrasi gücü biziz. Siz de buna katkı sunmak ister misiniz bilemiyorum. Bunca yaşanmışlıktan sonra bu heyet bir karar alıp üzerindeki ağır siyasi baskıya karşı bir duruş sergileyemezse hiçbir şey değişmeyecektir. Bizleri yetiştiren hocaları, bu mesleği seçmiş olduklarına pişman ettiniz. ‘Utanıyoruz. Öğrencilere ne anlatacağız. Ne hukuku?’ Bir ceza hukuku profesörü, artık bir dosyayı incelediğinde sonucunu kestiremiyor.

BARIŞ KONUŞMAMA ‘PROPAGANDA’ DEMEK İÇİN AHLAKSIZ OLMAK LAZIM: Ceza verilen İstanbul’daki barış konuşmama ‘propaganda’ demek için sağır, vicdansız, ahlaksız olmak lazım. O mahkeme öyle yaptı. Barış konuşmamıza, verebileceği en ağır cezayı verdi. Fiili tahliyemi engelleyecek süreyi öngörerek yaptı bunu. İlginçtir, İstanbul’daki mahkemenin verdiği 4 yıl 8 ay mahkumiyet süresi neye tekabül ediyor biliyor musunuz? 2023 Cumhurbaşkanlığı seçimlerine. Benim niyetim yok 2023 için, fakat böyle hesap edilmiş. İnce bir mühendislik hesabı. Reddi hakim talebimi kabul etseniz, davamdan çekilseniz ve yerinize yeni bir heyet atansa da adımız gibi eminiz ki karar neyse aynı çıkacak. Karar verilmiş: ‘Demirtaş içeride kalacak.’ Bakalım. Kim içeride, kim dışarıda zaman gösterecek. Ben siyasetçiyim, hücremden siyaset yapmaya devam ediyorum. Partimin desteği de yanımda olarak.

REDDİ HAKİM TALEBİNDE BULUNULDU

Demirtaş mahkeme heyetinden tahliyesine ilişkin şerh düşen ve de AİHM kararının uygulanmasına karşı kararda imzası bulunan heyet üyesi hariç mahkeme başkanı ve diğer üyenin dosyadan çekilmesi ya da reddi hakimin kabulü talebinde bulundu. Mahkeme heyeti, talepleri değerlendirmek üzere duruşmaya saat 14.00’e kadar ara verdi.

‘EN ÖZGÜR KİŞİ SABAH KONUŞTU’

Aranın ardından duruşma avukatların beyanlarıyla tekrar başladı. Avukatlar reddi hakim talebinin gerekçelerini açıklıyor. Demirtaş’ın avukatlarından Mehmed Emin Aktar, “Buradaki en özgür kişi sabah konuşmasını yaptı, ben muhtemelen onun kadar özgür konuşamayacağım” dedi. Aktar’ın ardından söz alan avukat Aydın Erdoğan, “AİHM kararının uygulanması hiçbir izne ve onaya muhtaç değildir. Yargı kararının mahiyeti ve vasfı kesindir, yargı organları verdikleri kararlarla hatırlanır” dedi. Diyarbakır Barosu Başkanı avukat Cihan Aydın ise, “Yargı bağımsızlığı ve yargıç güvencesinin olmadığı yerde doğru ve adil bir karar verilmesi mümkün değildir. Biz sizin bu ret kararını vermenizin güç olduğunu biliyoruz, ancak buna bir son verilmesi gerekiyor” şeklinde konuştu.

‘AİHM KARARI YAYIMLANDIĞI ANDAN İTİBAREN BAĞLAYICIDIR’

Avukat Benan Molu da, AİHM’in kararının reddedilmesi kapsamında reddi hakim gerekçelerini açıkladı. Molu, “AİHM kararı, resmi sitesinde yayınlanmasından itibaren bağlayıcıdır. Derhal Tahliye kararı uygulanmamış, usulsüzce tutukluluğa devam kararı verilerek ihlale devam edilmiştir” dedi. Özgürlükçü Hukukçular Derneği (ÖHD) Ankara Şube Eş Başkanı avukat Alişan Şahin, duruşma salonunda avukatlara yeterince yer verilmemesi ve duruşmayı izlemek isteyenlerin içeri alınmaması nedeniyle mahkeme başkanı ve heyetine tepki gösterdi. Şahin, “Mahkemeyi halktan kaçırdınız, buraya getirdiniz. Boş sandalyeler olmasına rağmen ve avukat olmamıza rağmen oturacak yer bulamıyoruz” diyerek tepki gösterdi.

MAHKEME BAŞKANI: BEN TARAFIM

Avukatların, mahkemenin taraflı davrandığı yönündeki eleştirilerini sürdürmeleri üzerine mahkeme başkanı, “Tamam, ben tarafım” dedi. Bu sözlerin ardından tepkiler büyüdü. Ardından mahkeme başkanına tepki gösterenler arasında yer alan HDP Milletvekili Ayşe Acar Başaran’ın ‘mahkemenin düzenini bozduğu’ gerekçesiyle, duruşmaya 10 dakika ara verildi.

Verilen aranın ardından avukat Ramazan Demir söz aldı. Demir, “AİHM’in 18. Madde’den ihlâl kararı siz yargıçlar ve Türkiye tarihi için kara bir lekedir. Verilen karar bu mahkemenin bu davaya bakamayacağını gösterir. Erdoğan’ın talimatları doğrultusunda tutuklanan ve tutukluluğu devam Demirtaş, sizin aracılığınızla iktidar tarafından siyasi rehine olarak alınmıştır. Siz, bağımsız bir mahkeme değilsiniz, kararı veren de siz değilsiniz, bir kişidir. Yargı tarihine 18. Madde’den ihlal kararı aldırarak bu kara lekeyi süren sizsiniz, bunu düzeltmek için en azından çekilmeniz gerekir. Bunu yapmayacağınız için, gönül rahatlığıyla mahkemenin reddini talep ediyoruz” şeklinde konuştu. Mahkeme heyeti, avukatların beyanlarının ardından Selahattin Demirtaş ve avukatların ‘hakimin reddi’ talebini reddetti. Demirtaş’ın bizzat katıldığı duruşmalar 3 gün sürecek. (HABER MERKEZİ)

Demirtaş için yeni iddianame: 10 yıla kadar hapsi istendi

‘Örgüt kurma ve yönetme’, ‘Örgüt propagandası’ ve ‘Suç ve suçluyu övme’ iddialarıyla suçlanan Demirtaş, 142 yıla varan hapis cezası istemiyle yargılanıyor. Demirtaş hakkında bugün kabul edilen yeni bir iddianamede ise 10 yıla kadar hapis cezası istendi. Van Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Demirtaş’ın 2 Eylül 2016’da Van Büyükşehir Belediyesi yeni hizmet binasının açılış töreninde yaptığı konuşmasıyla ilgili yürüttüğü soruşturma tamamladı. Van 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edilen iddianamede Demirtaş “terör örgütü propagandası yapmak” ve “halkı kin ve düşmanlığa tahrik”le suçlanıyor.

 

Kaynak :Duvar

İlginizi çekebilir