Danimarka’da ‘entegrasyon’dan asimilasyona geçiş: Çocuklara zorunlu ‘değerler eğitimi’ verilecek

Mültecilere ve yoksul bölgelere yönelik ayrımcılığın artış gösterdiği Danimarka’da, “getto” olarak belirlenen 25 bölgedeki çocuklara zorunlu olarak ‘Danimarka değerleri’ eğitimini öngören asimilasyon uygulamaları başlatılacak. Yeni yasada ayrıca belirtilen bölgelerde işlenen bazı suçlara iki kat ceza verilmesi öngörülürken, yasalara uymayanların sosyal haklardan mahrum bırakılacağı belirtiliyor.

Sekiz yıldan bu yana çoğunluğunu mültecilerin oluşturduğu yoksul bölgelerin resmi olarak “getto” olarak nitelendirildiği Danimarka, ayrımcılığın da ötesine geçerek asimilasyon uygulamalarını resmen hayata geçirmeye hazırlanıyor.

Danimarka’da hükümet, “Paralel toplumlardan yoksun tek bir Danimarka: 2030’da getto yok” adı verilen 22 maddelik yasayla kendi belirlediği ‘Danimarka değerleri’nin benimsenmesi için yürürlülüğe koyacağı uygulamalara katılımı şart koşuyor, karşı çıkanları sosyal haklardan mahrum bırakıyor.

Yasanın, suç oranı, uyruk, işsizlik, gelir ve eğitim seviyesine bakılarak “getto” olarak belirlenen 25 bölgede geçerli olduğu belirtiliyor.

Yasayla ne öngörülüyor?
New York Times’ın haberine göre Mayıs ayında kabul edilen yasa sosyal hayattan yargıya, aileden eğitime kadar yaşamın birçok yönünü içeriyor.

Ayrıca belli suçların, “getto” olarak belirlenen bölgelerde işlenmesi durumunda cezanın iki katına çıkması öngörülüyor.

Başka bir maddeyle de mülteci anne ve babaların çocuklarını uzun süreliğine geldikleri ülkeye göndermesi durumunda anne ve babaya dört yıla kadar hapis cezası verileceği belirtiliyor. Bu maddede, çocuğun, ailesinin geldiği ülkeye gönderilmesine “yeniden eğitim yolculuğu” adı verilirken, söz konusu yolculuğun “okul eğitimine, dil bilgisine ve çocuğun iyi haline” zarar verdiği iddia ediliyor.

Yine bir başka maddeyle yerel yetkililere, 25 bölgedeki aileleri takip ve gözetleme yetkileri veriliyor.

Ayrıca diğer maddeyle yoksul bölgelerdeki çocuklar, 1 yaşından itibaren “getto çocukları” olarak nitelendiriliyor ve her hafta en az 25 saat olmak üzere ailelerinden ayrı tutulması yönünde bir karar içeriyor.

Bu kararla Noel, Paskalya ve Danca öğretimini içeren “Danimarka değerleri” eğitiminin zorunlu olarak verilmesi planlanıyor.

Ailelerin bu kurala uymaması durumunda sosyal haklardan mahrum bırakılacağı belirtiliyor. Diğer Danimarkalı çocukların 6 yaşından önce okula gitmemesinin önünde ise engel bulunmuyor.

Hussein: Buraya devletin kararıyla taşındım

 

 

 

Barwaqo Jama Hussein

Çocukları da kapsayan ayrımcı kararlara yoksul mahalledekiler tepki gösteriyor.

Hamileliğinin son dönemindeki Rokhaia Naassan, “Kızımın anaokuluna nasıl ve ne zaman gideceğini kimse bana söyleyememeli. Zorlamaya itaat etmektense sosyal haklarımı kaybederim” diyor.

Somali’den olan mülteci Barwaqo Jama Hussein ise “getto” adı verilen bir mahalleye, devletin verdiği kararla taşındığını vurguluyor.

Hussein, “Bizi denk insanlar olarak görmemeleri canımızı acıtıyor. Biz gerçekten Danimarka toplumunda yaşıyoruz. Kurallara uyuyoruz, okula gidiyoruz” diyor.

Danimarka’da ‘entegrasyon’dan asimilasyona geçiş
Meclis’te çoğunluğun desteğiyle geçen yasaya tepkili parlamenterler de bulunuyor.

Bunlardan biri Yıldız Akdoğan.

Akdoğan, Nazi Almanya’sının Yahudilere yönelik ayrımcılığını da yansıtan “getto” kelimesinin çağrıştırdığı olumsuz anlamın artık Danimarkalılar tarafından kayda bile alınmadığını dile getiriyor.

“Onlara ‘getto çocuklar’, ‘getto anne ve babalar’ diyoruz. Bu o kadar çılgınca ki” diyor ve ekliyor: “Ana akım bir kelime haline geliyor ve bu çok tehlikeli.”

Ancak Akdoğan’ın tepkisine rağmen Danimarka’da ayrımcılık ve “getto” kelimesinin kullanımı hızla artıyor.

Bir zamanlar “entegrasyon” kelimesini kullanan politikacılar, artık yaptıkları açıklamalarda “asimilasyon” kelimesini kullanmakta sakınca görmüyor.

Mültecilere ve yoksul bölgelere yönelik bu bakış açısı, Başbakan Lars Lokke Rasmussen’in demeçlerinde de görülebiliyor.

Rasmussen, yıl başı akşamı yaptığı konuşmada, “Danimarka haritasında çatlaklar oluştu” demiş ve “gettoların şiddeti yaygınlaştırarak sokağa taşabileceğini” iddia etmişti.

Çeviri-Derleme: Tolga Er

Kaynak: Gazete Karınca

İlginizi çekebilir