Çocuklar asimilasyon kıskacında

Şırnak’ın Cizre ilçe merkezinde şiddetli çatışmaların yaşandığı sokağa çıkma yasağının üzerinden 3 yıl geçti. Yasak sonrası inşa edilen karakol ve kalekollarla örülen duvarlarla abluka sürdürüldü. Yasak sonrası Cizreli gençler ve çocuklar asimilasyon kıskacına alındı. Yasak öncesi ilçede Kürtçe eğitimin verildiği Nûbihara Biçûkan/ Çocuk Kreşi, Berîvan ve Melayê Cizîrî gibi eğitim kurumları belediyeye atanan kayyum tarafından bir bir kapatıldı. Bu kurum binaları ise, İlçe Müftülüğü, AKP Kadın Kolları ve Hür Dava Partisi üyelerine teslim edildi.Bu Kuran kurslarında iktidarın propagandasının da yapıldığı belirtiliyor.  Yine yasak sonrası müftülük tarafından 4-5 yaşlarındaki çocuklar için Kur’an kursu ve dini eğitimi veren 20’yi aşkın kurum açıldı. Dışarıdan “gönüllü” adı altında getirilen kişiler tarafından yönetilen bu merkezlerde çocuklara Kürtçe yerine Osmanlıca ve Arapça eğitimi verilmeye başlandı. Birçok çocuk ise yatılı yurtlara yerleştirildi. AKP Kadın Kolları Başkanı Hatice Atan tarafından kurulan “AK Kadınlar” isimli kuruluşça organize edilen resmi programlara çıkarılan bu çocukların ailelerine her ay “masraf” adı altında belli bir miktar para verildi.

Bilinçli politikanın ürünü

İlçede uygulanan sıkı güvenlik önlemlerine takılmayan uyuşturucu satışı ve kullanımı da yasaktan sonra kaygı verici boyutlara ulaştı. Özellikle yasaktan sonra mevcut okulların birçoğu karakola dönüştürüldüğü için ilçe merkezi dışında eğitim gören liseli gençler arasında her geçen gün artış gösteren uyuşturucu bağımlılığına karşı önlem alınmaması dikkat çekiyor. Mobese kameraları ile neredeyse her sokağı gözlenen ilçede uyuşturucu kullanım yaşının 15’e düştüğü belirtiliyor. Uyuşturucu satışı ve kullanımının özellikle yasak sırasında çatışmalara sahne olan politik ve örgütlü gençlerin yaşadığı Nur, Cudi ve Yafes mahallelerinde görülmesi de “bilinçli bir politikanın ürünü” olarak yorumlanıyor.

 4 kişiyi intihara sürükledi

İlçede aynı zamanda bahis oyunlarında ciddi bir artış olduğu kaydediliyor. Daha önce gizli gizli bahis oyunları, bugün neredeyse ilçenin en işlek caddelerinde açık açık yapılmaya başlandı. İlçede şimdiye kadar 4 kişinin intiharına neden olan bahis oyunlarının görünürde başka işler için açılan 80’i aşkın işyerinde oynatıldığı biliniyor. Kentte dikkat çeken bir diğer değişim ise, adeta mantar gibi biten kafeler. Daha önce gençlerin bir araya gelip farklı kültürel etkinlik çalışmaları yürüttüğü merkezlerin yerine neredeyse her adım başı açılan bu kafeler, polisler ve devlet memurlarının mekan tuttuğu adreslerin başında geliyor.

Ne olmuştu?

14 Aralık 2015’te başlayıp, 2 Mart 2016’ya kadar devam eden yasak boyunca yaşanan çatışmalarda aralarında Sivil Savunma Birlikleri (YPS) üyelerinin de bulunduğu yaklaşık 300 kişi hayatını kaybetti, yüzlerce yurttaş ise yaralandı. Operasyon sırasında kullanılan ağır silahlardan kaynaklı ise Yafes, Sur, Cudi ve Nur mahallelerinde yer alan 3 bin civarında ev kullanılamaz hale geldi. Yaşanan çatışmalar ve ölümler sonrası yasağın kaldırılması ile birlikte çok sayıda insanın bodrumlarda can verdiği binalar yıkılıp, yerlerine Toplu Konut İdaresi (TOKİ) tarafından yeni konutlar yapılmaya başlandı. İlçe halkı etrafı bariyerlerle çevrilip, kimsenin yaklaştırılmadığı inşaat alanında halen cenazelerin bulunduğu düşüncesinde. Bu yüzden bu alandaki evleri yıkılan aileler, yapımı süren konutlardan almayı reddediyor. Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksek Komiserliği ilçede yaşananlara dair “Kıyamet benzeri bir tablo” tanımlaması yapmıştı. Binlerce insanın göç etmek zorunda kaldığı yasak sırasında Cizre Halk Meclisi Eşbaşkanları Mehmet Tunç ve Asya Yüksel ile birlikte aralarında yine siyasetçi, gazeteci ve öğrencilerin de bulunduğu onlarca insan, mahsur kaldıkları evlerin bodrum katında ambulans beklerken yakılarak öldürüldü. İlçe sakinlerinin Tunç’un öldürülmeden önce sarf ettiği “Biz diz çökmedik. Kalan insanların bizimle gurur duyması lazım” sözleri, hafızlardaki tazeliğini koruyor.

 

 

Kaynak:Yeniyaşam

İlginizi çekebilir