“Cezaevi Yöneticileri, Hasta Mahpusların Sağlığa Erişim Hakkını Engelliyor”

İHD İstanbul Şubesi Hapishaneler Komisyonu’nun hasta mahpusların serbest bırakılması için düzenlediği 381. F Oturması’nda, 23 yıldır cezaevinde tutulan hasta mahpus Mehmet Emin Özkan’a dikkat çekildi.

İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Hapishaneler Komisyonu, hasta mahpuslara dikkat çekmek için 381. F Oturması’nı derneğin Beyoğlu Çukurçeşme Sokak’ta bulunan binasının önünde gerçekleştirdi.

Haftanın açıklamasını okuyan insan hakları savunucusu Mehmet Acettin şunları söyledi:

“Hapishane yönetimleri, hasta mahpusların sağlığa erişim hakkını engellemekte sınır tanımıyor. Aylarca hastane sevkleri yapılmıyor. Binlerce mahpusun sağlığı ve dolayısıyla yaşam hakkı hapishanede haftanın belli gün ve saatlerinde bulunan bir tek doktorun eline bırakılıyor. Revire çıkan mahpusların şikâyet ve rahatsızlıkları tespit edilmeden ağrı kesicilerle geçiştirilerek hem doktor hem de idare başlarından savmış oluyor.”

“Davayla ilgisi olmamasına rağmen tutuklu”

“23 yıldır hapishanede tutulan ve atfedilen suçu işlemediği anlaşılmasına rağmen serbest bırakılmayan ağır hasta mahpus Mehmet Emin Özkan şuan Diyarbakır D Tipi Hapishanesi’nde ve 81 yaşındadır. Diyarbakır’ın Lice ilçesinde 22 Ekim 1993 tarihinde Diyarbakır Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Bahtiyar Aydın’ı öldürdüğü iddiasıyla müebbet hapis cezası alan ve davanın tek tutuklusu Mehmet Emin Özkan’dır.

“İlgili dava dosyasının bozulması ve 2015 yılından beri yeniden yargılama başlatılmış, olayla ilgisinin olmadığı açığa çıkmasına rağmen halen serbest bırakılmamaktadır. Ağır hasta mahpus listemizde bulunan Özkan’ın sağlık durumu her geçen gün kötüye gidiyor.”

“Hastane yıllar içinde raporunu değitirdi”

İstanbul Adli Tıp Kurumu’nca Özkan’ın “Yüzde 87 oranında vücut fonksiyon kaybı” olduğu ancak yine de “Hapishanede kalabilir” raporu verdiği bilgisini paylaşan Acettin şöyle dedi:

“Daha önce hapishanede kalamaz raporu veren Gazi Yaşargil Eğitim Araştırma Hastanesi de 27 Mart 2019 tarihli Sağlık Kurulu raporunda, Özkan’ın engelli durumunu tamamen ortadan kaldırmıştır. Kurul, 4 yıl önce verdiği raporun aksine, Kardiyoloji, KBB, Nefroloj, Nöröloji ve Psikiyatri olmak üzere 5 ayrı doktorun muayenesine rağmen yüzde sıfır engel durumuyla, ‘Cezaevinde kalabilir’ denilmiştir.

“Ek olarak bir garabette Diyarbakır’da Mehmet Emin Özkan’a yüzde 87 rapor veren aynı hastanede bu rapor 4 yıl sonra Guatr, kemik erimesi, bağırsak ve böbrek tembelliği, kalp, yüksek tansiyon ve Alzheimer gibi rahatsızlıkları olan Özkan’ın raporu sıfırlandı. Böylece hasta mahpusların sürece yayılarak öldürülme politikasına raporu sıfırlayan doktorlarda katılmış oldu.

Acettin son olarak şöyle dedi:

“İnsan hakları savunucuları olarak bizler, Mehmet Emin Özkan şahsında yaşanan hasta mahpuslara sürece yayarak öldürme politikasına son verilmesini, Özkan ve tüm hasta mahpusların tedavi hakkına erişimi için serbest bırakılmasını talep ediyoruz.”

Ne olmuştu?

Diyarbakır’ın Lice ilçesinde 22 Ekim 1993’te 16 kişi öldürüldü, çok sayıda ev ve işyeri yakıldı. Yüzlerce kişi göçe zorlandı. Öldürülenler arasında Tuğgeneral Bahtiyar Aydın da vardı.

O dönem Lice’de yaşayan Mehmet Emin Özkan, Aydın’ın öldürülmesinden sorumlu tutuldu. Özkan, Mersin’de 1996 yılında “örgüt üyesi olduğu” iddiasıyla gözaltına alındı.

İki itirafçının verdiği ve daha sonra geri çektiği ifadeler nedeniyle Tuğgeneral Aydın’ı öldürmek ile yargılanan Özkan, yargılama boyunca olay ile hiçbir ilgisi olmadığını söyledi ancak kendisine ağırlaştırılmış müebbet hapis verildi.

İddianameye göre suçsuz

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, 2014 yılında Lice dosyasının zaman aşımından düşmesine bir gün kala hazırladığı iddianamede, “Bu beyanlara dair tutanaklar ilgili mahkemeden celp edilerek incelenmiş; ancak Mehmet Emin Özkan’ın bu eyleme katıldığına dair herhangi bir bilgiye rastlanmamıştır” yönünde tespit yaptı.

İddianamede de Lice’de yaşanan olayın bir JİTEM organizasyonu olduğu vurgulandı. Dönemin Diyarbakır Jandarma Alay Komutanı emekli Albay Eşref Hatipoğlu ile Üsteğmen Tünay Yanardağ hakkında “Taammüden öldürme”, “Halkı isyana ve birbirini öldürmeye teşvik”, “Cürüm işlemek üzere teşekkül oluşturma” suçlarından ağırlaştırılmış müebbet hapis ve 24 yıla kadar hapis cezası istendi.

Ancak mahkeme kararıyla Hatipoğlu’nun beraatine karar verildi. Yaşamını yitiren bir diğer sanık Üsteğmen Yanardağ ise hayatta olmadığı için dosyadan düşürüldü.

Kaynak: Bianet

İlginizi çekebilir