Bir nihavent Samatya: Sahakyan Tıbrast Tas Korosu – Berken Döner

Samatya’da çan seslerine karışan, uykusuz bir trenin tıkırtısı mıydı yoksa? Bildiğim tek şey… Surp Kevork’un kuyusu sustu, Gomidas sustu, senin sesin dünya durdukça yankılansın Sahakyan! Abdülhak Şinasi Hisar, ‘Geçmiş Zaman Köşkleri’ adlı şiirsel eserinde “Her mahallenin kendine mahsus kokuları ve sesleri vardır. Rumelihisarı deniz, Büyükada çam kokar” der. Abdülhak Şinasi Bey, kışlarını Rumelihisarı’nda, yazlarını Büyükada’da

Göçmenlik denen dramın en hüzünlü örneklerinden – Atilla Dorsay

Bu güzel, hassas, duygusal film bir yandan talihsiz bir evliliğin, bunun en çok ezdiği bir kadın aracılığıyla anneliğin ve daha da ötesi kadın olmanın çeşitli durumlarına ve zorluklarına değiniyor GÖZÜMDEKİ GÜNEŞ                                                 

Korhan Atay: Hiçbir iktidar diğerinden daha demokrat değil – Emine Algan

Gazeteci Korhan Atay’ın gazeteci Serpil Eryılmaz’ın yüksek lisans tezini yazarken ulaştığı resmi yazışmalarla ulaştığı belgelerle desteklediği kitabı ‘Serteller’, İletişim Yayınları tarafından yayımlandı. Atay, geçmişten bakarak bugünü değerlendirerek, “Osmanlı’dan bu yana hiçbir iktidar, diğerinden daha demokrat değil” dedi. 1800’lü yılların sonunda Selânik’te dünyaya gelen Sabiha ve Zekeriya Sertel, Türkiye basın tarihi ve toplumsal yaşamında çok önemli

Çağdaş Afrika Sanatı Batı’nın İcadı mı? – Erick Cakpo

“Zenci sanatı”ndan ne anladığı sorusuna Picasso şöyle yanıt verir: “Zenci sanatı mı? Böyle bir şey bilmiyorum”. Bu cevabıyla sanatçı Afrika sanatının varlığını ve niteliğini reddetmek istemiyordu şüphesiz. Amacı, söz konusu nesnelerin sanatsal niteliğinden ziyade “sihirli” özellikleriyle ilgilendiğini belirtmekti. Ne var ki, Afrika sanatının tam da bu “fetiş” yönü, onun Batı’dan, özellikle de 18. yüzyılda, yeni

İstanbul Modern Sinema’dan “Bahar Nöbeti” seçkisi

İstanbul Modern Sinema’nın bahar mevsiminin son ayına özel olarak hazırladığı “Bahar Nöbeti” seçkisi, 18-30 Mayıs tarihleri arasında ücretsiz ve çevrimiçi olarak gösterilecek. İstanbul Modern Sinema, baharın son ayında 2020’de festivallerde adından söz ettiren, ödüller alan, kimi ilk kez izleyiciyle bulaşacak filmlerden bir seçki sunuyor. Bu filmler farklı tarihsel bağlamlarda, farklı karakter ve öyküler üzerinden “geçmiş”

Koleksiyoner Hakan Sepici: Amacım Anadolu kültürünün bir parçasını kayda almak – Nuray Pehlivan

Osmanlı porselen çekmece kulpları ile ilgili çalışmalarını sürdüren Hakan Sepici ile koleksiyon serüvenini konuştuk. Sepici, “Her antikacıda sizi umulmadık sürprizler bekliyor olabilir!” dedi. Çocukluğundan beri deniz minarelerinden metal paralara, gaz lambalarından çoban asalarına kadar değişik nitelikte eserler toplayan Hakan Sepici’nin bu tutkusu 20 seneden beri dolap, çekmece kulplarını toplamaya dönüşmüş. Hakan Sepici’nin ilk Porselen Kulp

Görünmezliğin intikamı – Zehra Çelenk

Hiçbir tür adaletin olmadığı, olduğu kadarının da erkekler lehine işlediği bir dünyada Fatma, kadının görünmezliğinin hem toplumsal cinsiyet eşitsizliği hem de sınıf bağlamında ters köşe bir intikamı. Kadının görünürlüğü, “görünmezliği” ve ikisi üzerinde de sürekli parmak sallayıp hiza belirleyen dünyanın gürültüsüne dair yazmıştım geçen hafta. Herhangi bir kadının sokağa nasıl çıkacağından dört Oscarlı oyuncunun törende nasıl

Felaket eşiği mi, ötesi mi?! – Sibel Özbudun

Ian Angus’un ‘Antroposen’le Yüzleşmek-Fosil Kapitalizm ve Dünya Sisteminin Krizi’ başlıklı kitabı Marx-21 Yayınları tarafından yayımlandı. “Antroposen ne zaman başladı?” sorusunu cevaplayan yapıt; “Gelecek için rehber olarak geçmiş”i, “Dünyanın geçmiş iklimi ve çevresi ile ilgili niteliksel bir kavrayış sağlayan ‘Geçmiş Küresel Değişimler Projesi” üzerinden irdeleyip; artık çıplak duyularımızla algıladığımız iklim değişikliklerinde temayüz eden “Taşma Noktaları” denilen

Ne Sanatçı Ne de İşçi – Marc James Léger

Çağdaş sanatçı ve aktivistler, neoliberal kapitalizm koşulları altında sanatçıların yaşam ve çalışma şartlarını iyileştirmeye yönelik bazı pratikler geliştiriyor. Bilgi ve hizmet ekonomisine doğru kayan post-Fordist değişim, sanatçıların büyük çoğunluğunu güvenceciz çalışma koşullarına sürükledi; sanatçıların faaliyetleri karşılıksız proje çalışması olarak “esnekleştirildi” veya emekleri gittikçe genişleyen meçhul kültür üreticilerinden oluşan “ikincil [enformel] ekonomi”nin parçası olarak değersizleştirildi. Emeğin

Leonardo da Vinci’nin ayı çizimi açık artırmaya çıkarılacak

Leonardo da Vinci’nin yaptığı bir ayı çizimi Christie’s müzayede evinde açık artırmaya çıkacak. Çiziminin 12 milyon sterline satılması öngörülüyor. Leonardo da Vinci tarafından yapılan “Bir Ayının Kafası” (Head of a Bear) adlı bir ayı çizimi açık artırmaya çıkarılacak. Çizimin temmuz ayında Londra’da Christie’s müzayede evi tarafından düzenlenecek açık artırmada 8 ila 12 milyon sterlin arasında bir fiyata satılması