‘Mühür, Kürt sorununun çözümüne vuruldu’

DTK’nin kurucu eşbaşkanlarından Yüksel Genç, Kongrenin, ‘çözüm sürecinde’ oynadığı role dikkat çekerek, bugün kapısına mühür vurulmasını “Kürt sorununun çözümüne vurulmuş bir mühür” sözleri ile değerlendirdi Türkiye’nin demokratikleşmesi ve Kürt sorununun çözümü için 2007 yılında kurulup, bünyesinde 800’e yakın sivil toplum örgütünü barındıran Demokratik Toplum Kongresi’ne, (DTK) 26 Haziran’da gerçekleştirilen operasyonun ardından kapısına mühür vuruldu. Kongrenin

Destek yetmez heyecan da lazım – Kemal Can

İktidarın ekonomik krizi yok sayma yaklaşımının güçlü bir baş etme yöntemi olmakla birlikte, tabanın “dertlerimizle ilgi iyice kesildi” algısını pekiştirdiği ortada. Ağır işsizlikle baş başa bırakılan gençlerin bu konuda daha yüksek bir tepki duyduğunu izliyoruz. Başkanlık rejimi zorlaması ve devamında ortaya çıkan “beka söylemi” de, iktidarın kendi dar meselelerini fazla dayattığı fikrini besliyor. Türkiye’de siyasi

DTK niçin kuruldu, neler yaptı, neden hedef seçildi?

Kürt sorununun çözümü için 2007’de yola çıkan DTK, çatısı altında topladığı 800 STÖ’yle birçok kongre, konferans ve çalıştaya imza attı. Tüm çalışmaları aleni yürüten, Meclis’e davet edilen ve İmralı Heyeti’ne üye veren DTK’nin kapısına, siyasi atmosfer değişince mühür vuruldu. Türkiye’nin kangrene dönüşen en büyük problemi olan Kürt sorununa demokratik yollarla çözüm üretme amacıyla yıllardır faaliyet

Teokratik aklın ufak tefek taşları – Ali Duran Topuz

Bekçi nasıl ki polis teşkilatında düşünülen dönüşümün bir aracıysa, yeni avukatlık tasarısı da yargı teşkilatında hedeflenen dönüşümün bir aracıdır. Hedef, statüsü belirsiz, niteliği törpülenmiş bir savunma teşkilatıdır. Belirsizlik, muğlaklık ve iktidara borçlu niteliksizlik, yeni Türkiye’nin kuruluşunun temel ilkeleridir. Bir borcum vardı; bekçi meselesinde son yazı kalmıştı. Gecikme için özürlerimin kabulünü dileyerek başlayayım: Yetkileri iyice polisinkilere

Fransa seçimleri ve Yeşil/Kızıl dalga

Bordeaux Fransa’da sağ olarak bilinir. 74 yıl sonra Bordeaux sağın kalesi olmaktan çıkarak solcuların eline geçmiş oldu. Ercan Jan AKTAŞ’ın Tuğçe OKLAY ile söyleşisi Birinci turu 15 Mart tarihinde yapılan yerel seçimlerin ikinci turu 28 Haziran’da yapıldı. İlk turda şaşırtan bir çıkış yakalayan Europe Ecologie–Les Verts/EELV sandıklara damgasını vurdu. Seçimlerin kaybedeni elbette Macron’un partisi LREM

Libya’ya taşınan cihatçılar ve ‘terör destekçisi devlet’ suçlamaları! – Koray Düzgören

İktidar koalisyonu beka endişesiyle dış politikada da her yolu meşru gören bir anlayışla yürümeye devam ediyor. Nereye kadar? Türkiye’nin, Suriye’den Libya’daki iç savaşa cihatçı teröristleri taşıyarak uluslararası suçlar işlediğine ilişkin iddialar art arda geliyor. Bunların bir kısmı Türkiye’yi çekemeyen, iktidarın başarılarını hazmedemeyen ve kıskanan Fransa Devlet Başkanı Macron’un (!) son günlerde giderek dozu artan suçlamaları

Ne dindar ne kindar; bunlar dijital, dijital! – Celal Başlangıç

Toplumun geniş kesimine savaş açan Saray iktidarı belli ki önce kendi iktidarı döneminde büyümüş, doğmuş ‘dijital çocuklar’dan oluşan ‘Z kuşağı’nı bile ikna edememiş, karşısına almış. Röportaj yapmak için Hasankeyf’e gitmiştim. 1980’li yılların sonuydu. Bütün görkemiyle yaşıyordu o yıllarda Hasankeyf. İnsanların ev olarak kullandıkları mağaraların çoğunda yaşam sürüyordu. İlçeye yaptırılan sosyal konutlara taşınmıştı bazıları. Ama geceleri

Rus zehirlenmesi – Fehim Taştekin

Yeni anayasa Rusya Federasyonu’nu SSCB’nin devamı olarak niteliyor. Ancak merkezin 2.7 milyon kilometrekareye yayılmış bölgelerle ilişkisi açısından devlet kendini 100 yıllık bir geri sıçramayla Çarlığın düştüğü çukura atıyor. Türkiye’de tek dil, tek bayrak, tek devlet tekçiliğinde selameti görenler, yeni anayasa ile Rusya’nın federatif karakterinde erozyon yaşanacağına ve halkların asimile olacağına dair pek endişeli. Başka ülkeler

Diyarbakır’daki köpek Co mu? – İrfan Aktan

İktidar koalisyonunu oluşturan İslamcı-Türkçü ideolojinin, Kürt sorununu güvenlikçi politikalarla çözmeye çalıştığını söylemenin bir manası kalmadı. Uygulama bunu aşan bir yolun takip edildiğini gösteriyor. Mevcut politika artık “Kürt kimliğinin varlığı sorununu” çözmeye odaklı gibi görünüyor. Hakikaten, şu sıralar Diyarbakır’da Esat Oktay’ın Co’su mu dolaşıyor? Geçen hafta bir mülakat veren Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Bülent Arınç,

Korkut Boratav madde madde anlattı: Yeni bir kriz kapıda mı?

Dış borç krizinin kapıda olduğunu dile getiren Boratav, mevcut bazı işaretlerin 2020’de dış finansman sorunlarının daha da ağırlaşacağı doğrultusunda olduğuna dikkat çekti. “Hocaların hocası” olarak bilinen duayen iktisatçı Prof. Dr. Korkut Boratav, “Krizin dış finansman sorunları” başlıklı bir yazı kaleme aldı. Boratav, dış borç krizinin kapıda olduğunu belirtti. 2020’de dış finansman sorunlarının daha da ağırlaşacağını