İlerleme, kalkınma ve büyüme adına yok edilen doğa, çürüyen toplum… – Fikret Başkaya

Kapitalizm, mülksüzleştirerek sermaye biriktirmektir. İnsana ve doğaya zarar vermeden, sosyal kötülükleri azdırmadan, ekolojik dengeleri aşındırmadan yol alması mümkün olmayan, absürt, lanetli bir sistem, bir üretim tarzıdır… Gerçek durum böyledir ama söylem başkadır… Maalesef, insanlar ekseri yıkılanı değil, yapılanı görme eğilimindedirler… Ve bu tavır olup bitenleri meşrulaştırıyor, egemenlerin işini kolaylaştırıyor… Kapitalizmin ürettiği, kapitalizmi de yeniden ve

Doğa, iktidar ve kadın ilişkisi – Menekşe Kızıldere

Ekoloji mücadelesi için direnen kadınlar, kimsenin anası veya bacısı değildir. Yaşam alanlarını sermayeye ve iktidara karşı savunan yurttaşlardır ve erkekler kadar sadece yurttaş, birey ve insandırlar  Rize İkizdere’de yapılmak istenen taş ocağına direnen kadınlar. Foto: Eren Dağıstanlı Tüm toplumsal krizlerde cinsiyet eşitliği sebepler, etkiler ve sonuçlar bakımından çok kritik bir odaktır. Birçok sosyolojik krizin sebeplerinden

Pazar aklı – Hakan Yurdanur

Neoliberalizmin hakim pazar anlayışı gerçekleri çarpıtarak, yok sayarak ve daha ilginci değersizleştirerek yol almakta. Doğanın sunduğu eşsiz değerlere kâr mantığı çerçevesi içinde yapılacak yatırımların getirisi olarak bakmakta. Bu akıl bir bölgede yapılan doğa katliamının başka bir bölgede yapılan doğayı koruma önlemleri ile dengeleneceği masalını anlatır. Tüm canlıların yaşam alanlarını, ortak mülkiyetlerini yok sayan pazar aklı

Kapitalist Kriz, Kripto Paralar ve Doğa – İbrahim Erkol

Kapitalist üretim tarzı, üretim araçlarının kapitalist sınıfta toplandığı, emeğin ve emeğin ürünlerinin metalaştığı bir toplumsal ilişki biçimidir. Bu anlamda kapitalist üretim tarzı, hem bir meta üretim süreci hem de artı değerin yaratım sürecidir. Diğer yandan kapitalist üretim tarzını, diğer üretim tarzlarından ayıran en özgül özellik ise sermaye birikimidir. Rekâbetin ve kâr hırsının güdülediği kapitalist, sermaye

Kent hakkı ve ekoloji mücadelelerinin sınıfsallığı – Zeki Öztürk

Kent ve yaşam; onu üretenlerin (işçi sınıfı ve doğa) değil sermayenin ihtiyaçları doğrultusunda düzenlenmeye çalışıyor. Ancak bu yıkımdan da en çok etkilenenler kaderlerine razı gelip boynunu bükmüyor. Ekoloji mücadelesi artık sadece “duyarlı” insanların “ilgilendiği” bir alan değil. Yaşamsal özellikleri nedeniyle işçi sınıfı bölüklerinin, köylülerin, kadınların, öğrencilerin ve gençlik hareketlerinin bu alana katıldıklarını görüyoruz. Mücadeleyi bu

Büyümenin ekoloji politiği – Hakan Yurdanur

Biyolojik yaşamın sınırlarını çizdiği üçgenin köşeleri üzerinde hareket halindeyiz. Doğuyoruz, büyüyoruz, dünyaya veda ediyoruz. Neoliberal ilerlemeci anlayış sahiplerinin de çizdiği bir üçgen var; kapitalizm (sermaye) doğar, büyür, sonsuza dek hep büyür… Bu büyüme saplantısı şimdiki zamanda değil gelecek zamanda her şeyin iyi olacağını anlatır. Neoliberal sistemin tüketim tapınakları olan AVM’lerin hopörlörlerinden her gün şu marş

Parti-hükümet-şirket – Hakan Yurdanur

Parti önce hükümete evrilip devletle özdeş hale gelir. Böylece devletin asıl partisi meydana gelmiş olur. Ardından da hükümet şirketleşir. Böylelikle o da asıl – hükümet şirkete – dönüşür Kapitalist sistemde sınıf hakimiyeti ve özel mülkiyetin korunması birbiriyle sıkı sıkıya bağlıdır. Bu korunma ekonominin (piyasa güçlerinin) beraberinde siyasal ve sosyal alan üzerindeki hakimiyetinin de anlatımıdır. Başlıktaki

Felaketin birikimi – Hakan Yurdanur

Kapitalistler kârlarının azalmasından doğan kaygılarını sadece kendi aralarında çözmeye çalışmazlar. Bu kaygı önce topluma, toplum üzerinden de doğaya yayılmaya çalışılır. Kaygının -yaşamak için yok et- anlayışını tetiklemesi doruk noktasına vardığında felaketin ayak sesleri yaklaşmaya başlamıştır. Aşırı üretimin ve buna bağlı fazla kapasitenin yarattığı “ekonomik atık” kullanım değerli ekonominin zayıflayarak yok olması demektir. Bu da sosyal

Kapitalizm, iklim zirveleriyle kabuk mu değiştiriyor? – Yusuf Gürsucu

ABD’de gerçekleştirilen iklim zirvesine 41 ülke davetli. Kapitalizm aşırı üretim süreçlerine  ‘yenilenebilir’ maskesiyle sürdürme çabası anlamsızlığını korurken, emperyalist güçler arasında paylaşım gerginliği yaşanıyor  Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) davetiyle 22 Nisan’da (bugün) başlayan ve 23 Nisan’da sona erecek olan 2 günlük iklim zirvesi düzenleniyor. Bu zirveye ABD tarafından Türkiye’nin de içinde bulunduğu 40 ülkenin davet edildiği

Zehirli atığın ekonomi politiği – Hakan Yurdanur

  Tekelci kapitalizmin önemli özelliklerinden bir tanesi kârların çevre ülkelerden merkez kapitalist ülkelere doğru akışı ile birlikte kârların yaratığı kirlenmenin / zehirlenmenin tam tersi bir yol izleyerek merkezden çevreye akmasıdır. Üretimin tüketimi belirliyor olması merkez ve çevre ülkeler arasındaki eşitsiz ilişkilerinde belirlenmesi anlamını taşımakta. Sermaye birikimi -> kâr -> sermaye birikimi + kirlilik(zehirlenme ) ->