“Kızıl Rosa” 150 yaşında! – Sungur Savran

Günümüzde 3L’yi (Vladimir İlyiç Lenin – Rosa Luxemburg – Karl Liebknecht) birbirinden koparmaya yönelik bir büyük çaba çok belirgin. Rosa Luxemburg, Lenin’in Bolşevizmine karşı sözde bir “demokratik Marksizm”in sözcüsü olarak sunuluyor. Gramsci’ye yapılan operasyon, şimdi de Rosa’ya yapılıyor. O da büyük İtalyan Marksisti için yapıldığı gibi, Leninizmin karşısına bir alternatif olarak çıkarılmaya çalışılıyor. Geçen yıl

80 sonrası önemli bir örgütlenme deneyimi: “Öğrenci Dernekleri” (2) – Salih İncesoy

Demokratik mücadelede, yasallıkla meşruluk arasında “biri olmazsa ötekisi” denilecek kalın bir sınır yoktur. Koşullara göre ağırlıkları değişmek üzere, aynı zaman diliminde her iki zeminde de mücadele verilebilir 80’lerin ortaları, karanlığı yırtma adına mücadele dinamiklerinin kıpırtılarına sahne olur. Kadınlar, öğrenciler, işçiler, kamu çalışanları, karşılıklı etkileşim içerisinde bu dönemde hareketlenir. Yine aynı yıllarda bir çıkış yapan Kürt

80 sonrası önemli bir örgütlenme deneyimi: “Öğrenci Dernekleri” – Salih İncesoy

Üniversitelerin demokratikleşmesinde yol almak ve özgürlük alanlarını genişletme konusunda “örgütlenme” başlığı giderek üzerinde durulan tartışma konularından. Tartışmalara katkı sunması açısından, 1980 sonrası yaşanan “Öğrenci Dernekleri” deneyimine bakmak gerçekten de faydalı olacaktır Boğaziçi direnişi, hayatlarımızın her alanına kâbus gibi çöken otoriter rejime karşı akademinin güçlü bir itirazı. Bu itirazda büyük pay öğrencilerin. Oldukça zengin bir içeriğe

Direne direne öldü – Yusuf Nazım

Yüksel Caddesi Perihan ablasını kaybetti Direniyordu! Dişiyle, tırnağıyla, öfkesiyle direniyordu. Adaletten, eşitlikten, özgürlükten yana kuruyordu düşlerini. Emekten, barıştan, paylaşmaktan yana söylüyordu sözlerini. Nerede yaralı bir ceylan olsa, nerede kanadı kırık bir kuş görse oraya koşuyordu. Yetişiyor; sarıp sarmalıyor, öpüyor, kokluyordu. Yavrusu gibi bağrına basıyordu. Adı Perihan Pulat‘tı. Direnişin annesiydi o. Hayat denilen engebeli yolda ağartmıştı saçlarını. Yetmiş

28 Şubat’ın ekonomi-politiğine dair bir açıklama denemesi

28 Şubat bir anlamda, tabandan gelen hareketin baskısıyla kapitalizmin kendini güncelleme ve kendini yeni koşullara adapte etme çabası sonucu ortaya çıkmış bir tepkidir. Yüzeye çıkan kimlik çatışmaları ise meselenin özünü yansıtmaktan nispeten uzaktır. Türkiye tarihini daha geniş bir perspektiften okumaya tabi tuttuğumuzda, Batı-Doğu, Geleneksel-Modern, İslamcı-Seküler vs. tarzı yüzeyde kimlik savaşı gibi görünen meselelerin aslında, Türkiye’de

Araştırma: Neandertaller modern insanların dilini anlama ve kullanma becerisine sahipti

Neandertallerin, modern insanların konuşmasını anlama ve kullanma becerisine sahip olduğu tespit edildi. Binghamton Üniversitesi’nde yapılan araştırmada Neandertallerin, insanların konuşmasındaki sesleri üretmek bağlamında benzer bir kapasiteye sahip olduğu kaydedildi. Binghamton Üniversitesi Binghamton Üniversitesi’nden Antropoloji Doçenti Rolf Quam ve yüksek lisans öğrencisi Alex Velez’in de dahil olduğu uluslararası çok bir araştırma ekibi tarafından yayınlanan yeni bir araştırmaya

‘Onlar bitti, biz varız’

DEP, HEP, HADEP, DTP, BDP ve HDP’de yıllardır siyaset yapan Sırrı Sakık ile 2 Mart darbesini konuştuk: Hapse atanlar bitti, Kürt siyaseti büyüdü Demokrasi Partisi (DEP) milletvekilleri Leyla Zana, Hatip Dicle, Mahmut Alınak, Selim Sadak, Sırrı Sakık, Orhan Doğan, Zübeyir Aydar ve Ahmet Türk 27 yıl önce bugün Meclis’ten zorla çıkarılarak tutuklanıp hapse atılmıştı. Bu tutuklamalar ekonomik

27 yıl geçti kafa değişmedi

DEP milletvekillerinin Mecliskapısında yaka paça tutuklanmasından 27 yıl sonra bugün yine halk iradesi tehdit altında. Eski eşbaşkanları dahil binlerce üyesi cezaevinde olan HDP, yine fezlekelerle tehdit ediliyor Türkiye siyasi tarihine “2 Mart Darbesi” olarak geçen Demokrasi Partisi (DEP) milletvekillerinin Meclis’te gözaltına alıp tutuklanmasının üzerinden 27 yıl geçti ama siyasi iktidarlar ve devletin Kürtlere, Kürtlerin siyasi

Sanığı Nobel Ödülü alan dava: Barış Derneği Davası – Ergin Cinmen

Aralarında uluslararası düzeyde saygınlığı olan aydın ve bilim insanlarının bulunduğu 44 Barış Derneği yöneticisi -Dava esnasında Prof. Dr. Metin Özek “Savaşa Karşı Hekimler Nobel Barış Ödülü”nü aldı -bundan tam 39 yıl önce, 27 Şubat 1982 tarihinde İstanbul Sıkıyönetim Mahkemesi kararıyla haklarında dava açılarak tutuklandılar. Davanın avukatlarından Ergin Cinmen, Barış Derneği Davası’nın hikayesini “Demirtaş’a, Kavala’ya, Altan’a,

Erdoğan faşizmi 28 Şubat Darbesi’nin eseridir! – Mahir Sayın

Belki bininci kez daha ispatlandı ki, antidemokratik yollardan yapılan her şey gericiliğin katmerlenmesinden başka bir şeye yol açmıyor. 28 Şubat generallerinin 12 Eylül’le beslenmiş, halk düşmanı ve faşizmle dolu kafalarının demokratik temele dayalı bir laisizmi savunması ve bunu özgürlüğün bir zemini olarak kavraması olanaklı olamazdı. 28 Şubat Darbesi “post” değil ama moderndi Türk Ordusu’nun o