Bisikletliye Çarpmak “Kaza” mı?

Manisa’da bir sürücünün bisikletli iki kişiye arkadan çarpması ve birinin ölümüne neden olmasıyla ilgili haberlerde “Bisikletiyle gezen çifti kaza ayırdı” ve benzeri başlıklar atıldı.

25 Kasım Pazar günü, Manisa’da bir minibüs sürücüsü, bisiklet sürücüsü Serhat Baydar’ın ölümüne, eşi Hilal Baydar’ın ise ağır yaralanmasına neden oldu.

Yunusemre ilçesinden yola çıkan ve Muradiye yolunda bisikletleriyle seyir halindeyken çifte çarpan minibüs sürücüsü Murat P. ise tutuklandı.

Serhat Baydar’ın ölümüne, Hilal Baydar’ın ağır yaralanmasına neden olan bu çarpmanın ardından medyada konu genel olarak şu başlıklarla ele alındı:

“Bisikletiyle gezen çifti kaza ayırdı”

“Manisa’da bisikletle gezen çifti ölüm ayırdı”

“Bisikletli mühendisin korkunç ölümü”

“Kazada ölen Serhat Baydar son yolculuğuna uğurlandı”

(Hürriyet, Milliyet, Habertürk, Ege Haber, Manisakulis Haber)

“Bisikletle geziye çıkan çifte minibüs çarptı: 1 Ölü” başlığıyla haberi aktaran haber siteleri de haber içeriğinde “kaza” ifadesini kullandılar.

Kaza(mı)?

Peki, bu gibi olaylarda “kaza” ifadesinin kullanılması ne kadar doğru?

Yaya Derneği’nin internet sayfasında Uluslararası Yaya Federasyonu (IFP) tarafından paylaşılan “Trafiğe bağlı ölümler hakkında konuşma şeklimizi niçin değiştirmeliyiz” başlıklı makale Başak Beykoz’un çevirisiyle yayımlandı.

Los Angeles’s Açık Caddeler hareketinin kurucularından Coleen Corcoran tarafından kaleme alınan makalede özetle şu ifadelere yer veriliyor:

“Herkes bir trafik ‘kaza’sında yaralanmış veya hayatını kaybetmiş en az bir kişi tanıyordur. Onlar ya sağa dönen bir aracın önüne adım atmışlardır veya araç yolunda koyu renk kıyafetle bisiklet sürecek kadar dikkatsiz davranmışlardır ya da altı şeritli bir yolda hızlanmakta olan bir aracı görmezden gelerek oldukça yavaş geçiş yapmışlardır.

“Bu dil ve anlatım şekli temelde insanların ölümünün kendi dikkatsizlikleri sonucunda olduğunu ve kontrol edilemez, cansız araçlar tarafından gerçekleştirildiğini ileri sürer.

“Bu anlatım şekli, trafiğin tehlikelerini hareketliliğimizin doğal bedeli olarak kabul etmemizi sağlar. Bu kabul, sevdiklerimizi nasıl koruyup kurtarabileceğimiz sorusunu sormamıza engel olur.

“Hemen hiçbir ölüm ya da yaralanma ‘kaza’ değildir”

“Trafikte gerçekleşen hemen hiçbir yaralanma veya ölüm ‘kaza’ değildir. Hemen hepsi daha iyi cadde ve sokak düzenlemeleri, hız tedbirleri ve sürücülerin temkinli hareketleriyle önlenebilir.

“Örneğin ‘uçak kazası’nda öldü demeyiz, ‘uçak düştü’ veya ‘uçak çarptı’ deriz. Çünkü buna neden olmuş olabilecek tüm etkenler, söz konusu bir uçak kazası olduğunda, gelecekte benzer bir trajedinin tekrarlanmaması için detaylıca araştırılıp incelenir.

“Benzer bir süreç ciddi otomobil çarpmalarında da işletilmelidir. Kazaya karışanların yetersiz veya açık olmayan trafik işaret ve sinyalleri nedeniyle kafası karışmış olabilir mi? Sürücü telefonuna bakıyor muydu veya hız yapıyor muydu? Yolun belli bir aralığında hız limitlerini düşürmek veya şerit genişliklerini düzenlemek gelecekte hıza dayalı ölümcül çarpışmaları önleyebilir mi?

“Bir kez çarpmaların önlenebilir olduğu gerçeğini tanıdıktan sonra, yukarıdaki ve benzer soruları sormaya başlayabiliriz.

“Araç değil, sürücü”

“Biz ne zaman ‘kaza‘ kelimesini bu bağlamda kullandığımız dilden çıkarırsak trafiğe bağlı can kayıplarının önlenebilirliği konusuna kaderci kültürel bakışı değiştirmiş olacağız.

“ (…) Bir çarpmayı anlatırken çoğunlukla araç yerine sürücü kelimesi kullanılabilir. Örneğin ‘Sürücü yan şeride kayarak ve başka bir araca veya bisikletliye yandan çarptı’ diyebilmeliyiz.

“Bunların tamamını isteyerek veya istem dışı yapanın, o aracı çalıştıran kişi, bir insan olduğunu her zaman hatırlamalıyız.

“Suçlamalar sorumluları kabahatlerinden uzaklaştırıyor”
“Çarpmaya kurban giden hakkında ilk dile getirilen şu olur: ‘Belki daha açık renk bir kıyafet giymiş olsa, daha görülebilir olurdu’. Eğer çarpılan bisikletli ise ‘Kask takmış olsaydı bu başına gelmezdi’.

“Belki öyle, ama belki de değil… Kurbana yönlendirilmiş bu suçlamalar, ölüm potansiyeli taşıyan araçları kullanan sürücüleri ve güvenli yollar tasarlamaktan sorumlu şehir plancıları kabahatlerinden uzaklaştırıyor. Asıl sorumluların suçunu örtmeye yarıyor.”

* Makalenin tamamı için tıklayın

Trafikte bisikletle ilgili kurallar
* Sağa ve sola dönüşlerde, sürücüler kurallara uygun olarak geçiş yapan yayalara, varsa bisiklet yolundaki bisikletlilere ve sola dönüşlerde sağdan ve karşıdan gelen trafiğe ilk geçiş hakkını vermek zorundadırlar.

* Ayrı bisiklet yolu varsa, bisiklet ve motorlu bisikletlerin taşıt yolunda sürülmesi yasaktır.

* Bisiklet, motorlu bisiklet ve motosikletlerin yayaların kullanmasına ayrılmış yerlerde sürülmesi yasaktır.

* Bunlardan ikiden fazlasının taşıt yolunun bir şeridinde yan yana sürülmesi yasaktır.

* Bisiklet sürenlerin en az bir elleri, motorlu bisiklet sürenlerin manevra için işaret verme hali dışında iki elleri ve motosiklet sürenlerin devamlı iki elleri ile taşıtlarını sürmeleri ve yönetmelikte belirtilen güvenlik şartlarına uymaları zorunludur.

* Bisiklet, motorlu bisiklet ve sepetsiz motosiklet sürücülerinin, sürücü arkasında yeterli bir oturma yeri olmadıkça başka kişileri bindirmeleri ve yönetmelikte belirtilen sınırdan fazla yük taşımaları yasaktır.

* Sürücü arkasında ayrı oturma yeri olan bisiklet, motorlu bisiklet ve sepetsiz motosikletlerle bir kişiden fazlası taşınamaz.

Kaynak: Bianet

İlginizi çekebilir