Beyaz Yürüyüş – Zeki Gül

Beyaz Yürüyüş

Fotoğraf: Kübra Kırımlı / Evrensel

“Sağlık haktır satılamaz diyorduk; satıyorlar, misal şehir hastaneleri“Sağlıkta ticaret ölüm demektir” diyorduk, inat ediyorlardı ki Covid 19 pandemisinde çark ettiler: Genel Sağlık Sigortası (GSS) prim borcu olanlar da ücretsiz sağlık hakkına ulaşabildiler. Ama şimdilik…

“Yaşamak, yaşatmak istiyoruz” diyorduk, her gün iki yüz insanımız sırf Covid 19’dan ölmeye devam ediyor.

TTB, Seksenli yıllardan başlayan “Beyaz Yürüyüş’ dinamiğini yeniden hayata geçirdi. “Emek bizim, söz bizim” başlıklı bu mücadele dinamiği, İstanbul’dan Ankara’ya yürüyüş ve ardından “Beyaz Forum” ile sonlandı.

TTB’nin geçmiş mücadele pratiklerinden bir adım öne geçen söylemini şu cümlesinde görmek mümkün: “Artık talep eden değil, inşa eden olacağız; toplumsal sağlık mücadelemizi yükselteceğiz.”

“Toplumsal sağlık mücadelesi” halkın katılımı, demokratik kitle örgütleri ile siyasi partilerin birlikteliği ile hayat bulur. TTB geçmişte olduğu gibi bugün de salt hekimlerin özlük haklarını savunmuyor, halkın sağlığını her kazanımın üzerinde tutuyor.

Pandemi ile artan ancak öncesinde var kılınan olağan dışılık hali, ülke için sürdürülemez hale geldi. Her konuda olduğu gibi sağlık alanında da sorunlar birikti. Üstelik son döviz krizi ve enflasyon, daha da artan işsizlik halkın beden ve ruh sağlığını açlık ile tehdit etmekte.

Yakın tarihimizde sağlık, hiç bu kadar keyfiyetle ve toplum katılımı dışlanarak yönetilmemişti.

“Demokratik ve barışçıl” bir ortam olmadan, adaletsizlik ve antidemokratik uygulamalar bertaraf edilmeden sağlıklı olmak / kalabilmek mümkün mü? Elbette hayır!

TTB mevcut sağlık sisteminin çöktüğünü içeriden bir bakışla halkla paylaşmaya devam ediyor. Şimdi onların bıraktığı yerden sağlık hakkı mücadelesini yeniden geniş katılımla toplumsallaştırma zamanı. Yarın geç olabilir!

Sağlıcakla kalın.

İlginizi çekebilir