BARINAMAYAN İTÜ ÖĞRENCİLERİ – “Öğrenci üzerinden kâr sağlamayan yurtlar istiyoruz”

*Fotoğraf: İTÜ Dayanışması

Barınma sorunu yaşayan İTÜ öğrencileri, 18 Ekim’den beri okulda nöbet tutuyor. Özel güvenliğin saldırısına uğrayan öğrenciler, yaklaşık 2 bin öğrencinin açıkta kaldığını ve kalacak yer sorunu çözülene kadar nöbetlerine devam edeceklerini söylüyor.

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) yurtlarında kapasite yetersizliği nedeniyle kalacak yer bulamayan öğrenciler, Merkezi Derslik (MED) binasında rektörlükten taleplerine yanıt gelene kadar nöbet tutacaklarını açıkladı.

Öğrenciler, 18 Ekim’den beri seslerini duyurmaya çalışıyor. Rektörlük barınma sorununa dair açıklama yapmadı, okulda nöbete katılan öğrencilere 19 Ekim günü özel güvenlik saldırdı.

İTÜ Dayanışması öğrencileri bianet’e rektörlüğün öğrenciler üzerinden kar ettiğini, barınma sorunlarının dikkate alınmadığını ve özel güvenliğin saldırısını anlattı.

“Yurtlar fahiş fiyatlı”

İTÜ öğrencisi Sera Yağmur Sonat, okulun toplamda 38 bin öğrencisi olduğunu ancak yurt kapasitesinin yalnızca 4 bin 860 kişi olduğunu belirterek, şunları söyledi: “2 bine yakın öğrenci yurtlara yerleşemedi. Zaten mevcut durumdaki yurtlar da fahiş fiyatlı, 650 lira Kredi ve Yurtlar Genel Müdürlüğü (KYK) bursu ile öğrencinin 700 ya da 1000 liralık yurtların ücretini ödemesi mümkün değil. Geçen yıl da aynı sorunu yaşadığımızda yönetim bize paralarının olmadığını söyledi ama Doğa Koleji’ni satın aldılar.”

Sonat, İTÜ tarafından işletilen ve öğrenci üzerinden kar sağlamayan yurtlar yapılmasını talep ettiklerini aktardı. Vakıfların üniversiteden çıkarılması gerektiğini vurgulayan İTÜ öğrencisi, “Vakıflara peşkeş çekilmeyen, İTÜ tarafından işletilen ve ücretsiz olmadığı durumda en azından öğrenci bütçesiyle ödenebilecek yurtlar yapılmalı” dedi.

Sonat yurda yerleşemeyen arkadaşlarının birçok sorunla karşı karşıya kaldığını belirtti: “Arkadaşlarımızın memleketlerine döndüğünü, okula hiç gelemediklerini, sokakta ya da akraba evlerinde kaldıklarını duyuyoruz. Özel yurtlara, yandaş vakıflara mahkûm olanlar var. Tanıdık evlerinde kalan kadın öğrencilerin okula gelip giderken bile baskı gördüğünü, şiddete uğradığını öğreniyoruz. Bizim derdimiz açıkta kalan öğrencilerin acilen yurtlara yerleştirilmesi.”

“Barınma sorununu çözmesi gereken kişi rektör”

Sonat taleplerini okulda 2 hafta boyunca stant açıp duyurmaya çalıştıklarını ancak sonuç alamayınca MED binasını yurda dönüştürmeye karar verdiklerini anlattı: “Talebimizi net bir şekilde aktardığımız ve rektöre seslendiğimiz ‘Koyuncu yurt yap’ yazan pankart astık. Çünkü rektör İsmail Koyuncu zaten vakıfların başkanı görünüyor ve bizim barınma sorunumuzu çözmesi gereken kişi de o.”

“Özel Güvenlik Birimi (ÖGB) ordu gibi gelip gece yarısı etrafımızı sardığında rektörden taleplerimizi karşılayan resmi bir açıklama gelmezse gitmeyeceğimizi söyledik. Güvenlik amirlerine bize saldırmalarının suç olduğunu hatırlattık ama özel güvenlik bizi yaka paça döverek dışarı atmaya çalıştı. Ben de orada kafama darbe yedim ve o geceyi hastanede geçirdim. Orada darp edilip yaka paça dışarı fırlatılan ve hala yürüyemeyen arkadaşımız var.”

“Vakıf kira ödemiyor ama öğrenciden yurt parası alıyor”

İTÜ öğrencisi Ozan Can Seis kampüs içerisinde bulunan İTÜ vakıflarının öğrenciler üzerinden kar ettiğine dikkat çekti: “İstanbul Teknik Üniversitesi’ndeki yurt kapasitesinin çoğunu İTÜ’nün vakıfları işletiyor. Normalde misyonu gereği öğrenciye yardımı dokunması gereken kurumlar; vergi ödemiyor, kira ödemiyor ama öğrencilere fahiş fiyatta yurt kiralıyor. Bu vakfa ait yurtların kira ortalaması 1200 lira, İTÜ yurtlarının kira ortalaması 900 lira. Vakfın bazı odaları manzaralı, özel oda diye geçiyor ve 1900 liradan başlıyor. Vakıf, öğrencilere burs veriyoruz diye reklam yapıyor ancak o burs zaten diğer öğrencilerin İTÜ yurtlarına ödediği paradan geliyor.”

Seis, 200 öğrenci ile MED binasında bir araya geldiklerinde amaçlarının taleplerini İTÜ’yü yönetenlere iletmek olduğunu ve muhatap alınmak istediklerini söyledi: “Gece yarısı olduğunda önce ışıklar kapatıldı, sonra güvenlik ablukasına alındık. Güvenlik amirleri ‘Hakkınızda işlem başlatırız, müdahale ederiz’ gibi tehditlerle bizi dışarı çıkarmak istedi. Rektörlük Genel Sekreteri Yardımcısı olduğunu iddia eden İsmail Dabanlı yanımıza geldi. Normalde İnşaat Fakültesi’nde akademisyen olan Dabanlı’nın resmi hesaplarda rektörlükle resmi ilişki kaydını o gün bulamadık. Dabanlı, sorunlarımızı söylediğimizde ‘Siz yurt çizin, biz yapalım. Sen yarın benim yanıma gel, ben senin yurt sorununu çözerim’ gibi cevaplar verdi.”

“Arkadaşlarımız darp edildi, yaralandı”

Yurt sorununun bireysel bir şekilde çözülemeyeceğini belirten Seis, bunun İTÜ öğrencilerinin genel bir problemi olduğunu söylediklerini dile getirdi: “Rektörlük adına resmi kanallardan bir açıklama talep ettiğimizi söyledik. İsmail Dabanlı bunun üzerine bir telefon konuşması yapmak için uzaklaştı, görüşmeden sonra geri geleceğini beklerken telefonu kapattı. Güvenlik amirleriyle birkaç cümle konuşup arkasına bile bakmadan MED’i terk etti. Güvenlik amirlerinden biri o konuşmadan sonra ‘Biraz sert olacak ama ne yapalım’ dedi ve sonrasında müdahale başladı. Birçok arkadaşımız darp edildi, yere düşüp ezilenler, dudağı patlayanlar oldu.”

Seis MED binasının önünün aynı zamanda polis ablukasına alındığını söyledi: “Herhangi bir polis müdahalesi olmadı ama MED’in önü TOMA ve çevik kuvvet otobüsü doluydu. Elinde otomatik tüfekleri olan polisleri kampüste gördük. Bizi korkutmak için oraya polisi yığdıklarını düşünüyoruz.”

Öğrenciler somut çözümler elde edilene kadar eylemlerine devam edeceğini söyledi. İTÜ Dayanışması, 21 Ekim Perşembe günü (bugün) 13.00’da ÖGB şiddetine karşı basın açıklaması gerçekleştirecek.

Kaynak: Bianet

İlginizi çekebilir