Avrupa’da doğal yaşam tehlike altında

AEE raporuna göre Avrupa’da doğal yaşam alanlarının beşte dördü tehlike altında

Avrupa Çevre Ajansı (AEE) tarafından yayınlanan son rapora göre, Avrupa Birliği (AB) ülkelerindeki doğal yaşam alanlarının beşte dördü tehlike altında. Rapora göre, özellikle insani aktiviteler nedeniyle tehlike altına giren doğal yaşam alanlarının sayısı son yıllarda artışa geçti. AEE raporunda 2007-2012 arasında AB ülkelerindeki doğal yaşam alanlarının yüzde 77’sinin ‘kötü durumda’ olduğu hatırlatılırken, 2013-2018 arası dönemde ise bu oranın yüzde 81’e yükseldiği belirtildi. Raporu yazan isimlerden Carlos Romao, “Avrupa genelinde (doğal alanları) yeni baştan ele almalıyız” diye uyarıda bulundu. 

Küresel ısınma

AB ülkeleri genelindeki doğal yaşam alanlarının korunmasının sadece biyoçeşitliliğin korunması için olmadığına vurgu yapan Romao, “Bu sadece biyoçeşitlilik için bir zorunluluk değil, aynı zamanda iklimsel değişikliklerle mücadele programı için de gerekli” diye konuştu. AEE raporuna göre, 2013-2018 döneminde Avrupa genelindeki kuş türlerinin sadece yüzde 47’sinin konumu ‘iyi’ olarak değerlendiriliyor. Bu oran 2007- 2012 döneminde yüzde 52’deydi. Avrupa ülkelerinde fundalıklar ya da tarla kuşu gibi bilindik kuş türleri önemli oranda popülasyon kaybına uğruyor.

İnsan aktivitesi

AB ülkelerindeki doğal yaşam alanlarının tehlikeye girmesinde insani aktivitelerin büyük rolü var. Raporda yoğun tarım, şehirleşme, turistik ve eğlence amaçlı aktiviteler, ormanların sürdürülebilir olmayan biçimde işletilmesi ile hava kirliliği doğal yaşam alanlarının yok olmasının temel nedenleri olarak gösteriliyor. Birçok sincap ve hamster (sıçan) türünün ise tarımda kullanılan gübreler nedeniyle azaldıkları raporda yer alıyor. Ayrıca kimi bölgelerde artan sıcaklıkların doğal yaşam alanlarının tehlikeye girmesine neden olduğuna da dikkat çekiliyor.

Sit alanı genişlemeli

AEE raporundaki neredeyse ‘tek pozitif’ veriler ise kıta genelinde AB’nin Natura 2000 adlı ağı içinde yer alan koruma altındaki doğal sit alanları. Raporda, doğal sit alanlarının bu statüde olmayanlara oranla çok daha iyi korunduğunun altı çiziliyor. Doğal sit alanları AB genelindeki kara topraklarının yüzde 18’ini, deniz alanlarının ise yüzde 10’unu oluşturuyor. Ancak birçok çevreci örgüt, AB genelindeki doğal sit alanlarının yüzde 30 oranına çıkarılması gerektiğini savunuyor. Ayrıca birlik genelindeki yabani hayvan türlerinin yüzde 27’sinin iyi korunduğu, bu oranın 2007-2012 arasına oranla 5 puan arttığı da belirtiliyor.

Kaynak: Yeni Yaşam

İlginizi çekebilir