Covid-19 salgınının ikinci yılında Türkiye ekonomisi: gerçekler ve algı yönetimi – Mustafa Durmuş

Bugünlerde siyasal iktidar bir hukuk ve ekonomi reformundan söz ediyor. Her ikisi konusunda da ne kadar samimi olduğu bir yana, 18 yıldır ülkeyi tek başına yöneten bir parti ve son dönemlerdeki ortağının böyle bir öneri ile gelmeleri, Cumhuriyet tarihinin en uzun iktidarda kalma anlamında ikinci sırada yer alan bir yönetimin bu 18 yıllık süreyi en

‘Temel Gelir Güvencesi’ zamanı (*) – Mustafa Durmuş

Covid-19 Salgını ile birlikte kapitalizm emekçi sınıflar ve halklar üzerindeki baskısını iyice artırdı. Bu dönemin en belirgin özelliği; ekonomik krizler, çok cılız ekonomik toparlanma, yüksek işsizlik, giderek derinleşen yoksulluk ve açlık oldu. Emeği zayıflatan bu süreci hızlandıran bir diğer etkense bir süredir artmakta olan sermaye yoğunlaşması ve teknolojinin neden olduğu dijitalleşme, robot kullanımı ve yapay

Covid-19 salgınının ikinci yılında dünya ekonomisine ilişkin öngörüler – Mustafa Durmuş

Mart ayı ile birlikte Covid-19 Salgınının ikinci yılına giriyoruz. Salgının sağlıkla ilgili kısmına mutasyona uğrayan virüs ve aşı konusundaki gelişmeler damgasını vuruyor. Virüs mutasyona uğradıkça aşının etkinliği azalıyor. Diğer yandan aşıya erişim konusunda hem küresel çapta, hem ulusal çapta büyük eşitsizlikler söz konusu. Zengin ülkeler ve seçkinler aşıya rahatça erişirken, yoksul ülkeler ve bu ülkelerin

Kapitalizm ve spekülasyon: Tesla, Elon Musk ve Bitcoin – Mustafa Durmuş

Küresel finans piyasaları spekülasyona doymuyor. 7 Şubat tarihinde Evrensel Gazetesi’nde yayınlanan söyleşimizde GameStop üzerinden küresel borsalarda yapılan spekülasyon ve manipülasyonu yorumlamıştık. Finans dünyasında spekülasyon; yüksek getiri beklentisi ile paranın bir finansal yatırım aracına yatırılması ya da hızlı ve yüksek kâr elde etmek amaçlı kısa süreli finansal alım satım faaliyetlerinde bulunulması olarak tanımlanıyor ve yasal bir

Serveti neden ve nasıl vergilendirmeliyiz (9) –Türkiye’de servet nasıl dağılıyor? – Mustafa Durmuş

Bir ülkede servet vergisi gibi “fincancı katırlarını ürkütecek” bir vergiyi uygulayabilmek için ülkenin böyle bir vergi gelirine acil ihtiyacının olması yeterli değil. Ayrıca bunu mümkün kılacak, yani verginin matrahını oluşturacak bir servet birikiminin olması ve bu servetin de adaletsiz dağılması gerekiyor. Keza bu vergiyi hayata geçirecek bir siyasal iradenin var olup olmadığı da son derece

Halk vergi yükü altında eziliyor, vergi rekortmenleri isimlerini gizliyor!- Servet vergisi neden ve nasıl alınmalı (8) – Mustafa Durmuş

Bu ayın vergileme ile ilgili olarak önemli bir haftası var: “Vergi Haftası”. Ayın son haftası olarak belirlenmiş ve yıllardır Maliye Bakanlığı’nca kutlanıyor. Bu yıl 32’incisi kutlanacak olan Vergi Haftası, Gelir İdaresi Başkanlığı’nın sitesinde şu açıklama ile tanıtılıyor: “1990 yılından bu yana her yıl Şubat ayının son haftasında kutlanmakta olan Vergi Haftası kapsamında vergi bilincinin çocuklarda

Serveti neden ve nasıl vergilendirmeliyiz?(7) – Servet vergisi ekonomiye zarar verir mi? Mustafa Durmuş

Servet vergilerinin yanında olanlar gibi, karşısında olanlar da var. Hem sermaye, hem bazı akademi, hem de siyaset çevrelerince bu vergilere; “mülkiyet hakkını zedelediği ve demokrasiyle uyuşmadığı, insanların gelecekteki olası sorunlara karşı önlem almalarını önlediği, ekonomiye (üretime, ekonomik büyümeye, istihdama, tasarruflara, makroekonomik istikrara) zarar verdiği, yeterince kamu geliri yaratmazken sermaye kaçışlarına neden olduğu ve politik olarak

TÜİK “KRAL ÇIPLAK” DEDİ! – Mustafa Durmuş

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) geçen yıla ilişkin il bazında Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYH) gerçekleşmelerini (1) açıkladı. “Milli Gelir” olarak da bilinen ve bir yılda bir ülkede üretilen mal ve hizmetlerin parasal (piyasa) değerlerinin toplamını gösteren GSYH bir ülkenin ekonomik refahının en önemli göstergesi olarak kabul ediliyor. Bu hâsıla hızlı büyüdüğünde hükümetler kendilerini çok başarılı

Serveti neden ve nasıl vergilendirmeliyiz ?(6) – Zenginleri vergilendirmek için somut nedenler – Mustafa Durmuş

Felsefi olarak savunulmasının yanı sıra, aşağıdaki somut gerekçelerden hareketle büyük servet sahiplerinin artan oranlı bir servet vergisiyle vergilendirilmesi talep edilebilir: (i) Büyük servet sahipleri sadece el koydukları artı değerle değil, aynı zamanda yeterince ödemedikleri gelir vergisi, kurumlar vergisi gibi vergilerle büyüttükleri parasal servetlerini bütçe açığı veren hükümetlere borç olarak veriyorlar. Böylece elde ettikleri yüksek faiz

Servet vergisi neden ve nasıl alınmalı ?(5) – Servet vergisinin felsefi ve politik arka planı – Mustafa Durmuş

Neredeyse tüm dünya Covid-19 ile birlikte iyice artan sağlık sorunları, derinleşen ekonomik kriz, gelir ve servet eşitsizlikleri nedeniyle önümüzdeki süreçte yeni vergilerin gündeme getirilmesinin kaçınılmaz olduğu yönünde hem fikir. Bu bağlamda servet zenginlerinden alınacak bir servet vergisinin hem kalıcı bir kamusal sağlık harcaması ve sosyal koruma programı fonlaması için, hem de gelir ve servet eşitsizliklerinin