Aslolan yaşamdır – Zeki Gül

 

Zeki GÜL

Asıl Adalet’e dair “İnsanlarda tek güzel kanun,

suyu ışık yapmaları,

düşü gerçek yapmaları,

düşmanı kardeş yapmalarıdır”

demekte Paul Eluard. Şimdilerde çok uzağındayız bu dizelerin. Ama, gerçeği düşe, kardeşi düşmana çevirmek isteyenlere inat umudumuz baki!

Tıp Bayramı’nın 100. yılında Türk Tabipleri Birliği arşivini inceliyorum son günlerde. Bir giriş cümlesi son otuz yıldır ara ara açıklamalarına giriş olmuş:

“Hiç kimse bir ada değildir

tek başına,

Birinin ölümü beni de azaltır

parçası olduğum insanlık adına,

Sorun kimin diye sormayalım,

hepimizin;

Çözümü de elde…” Ve devam etmiş her defasında: “ Aslolan Yaşamdır” diye. Konu ise açlık grevleri…

En son 2017’de, misal İzmir’de 300 sağlıkçı imzalı basın açıklaması beyaz önlüklerle okunmuş ve şöyle denmişti: “Ülkemizin koşulsuz ve ön yargısız olarak insanı merkeze alan bir değerler bütününe her zamankinden daha çok ihtiyaç duyduğu günleri yaşamaktayız. Gelinen bu derin sessizlik ortamında, cezaevlerinde 64 gündür açlık grevi yapanların klinik tablolarının giderek ağırlaşmasına izleyici olmaya mahkum olmadığımızı düşünüyoruz. Ölümlere, kalıcı sakatlıklara tanıklık yapmak istemiyoruz.  Biz ölümü değil yaşamı konuşmak ve korumak istiyoruz. Açlık grevlerine yol açan ortamların, insanı merkez alan bir şekilde düzeltilmesi ve dolayısıyla ölümü aşmak mümkün. Yarın çok geç olabilir!”

Geldik bugüne! Cezaevlerinde yeni / yeniden büyük bir  endemi : Açlık Grevleri… Milletvekili Leyla Güven dahil yüzlerce açlık grevcisi için oldukça kritik günlerdeyiz.

Bu bağlamda geçen hafta sonu Açlık Grevleri İzleme Heyetince  İstanbul’da düzenlenen  “Açlık Grevleri ve Türkiye” başlıklı panelde de paylaştığım üzere özü tıbbi olmayan, hiçbir aşamasında tıbbileştirilmemesi gereken ama bir o kadar da sonuçları tıbbi olan bir süreç. Yanı sıra cezaevi hekimliği bağlamında mesleki özerkliği korumak verili durumda pek kolay değil. Üstelik sağlığın hak değil ödev olarak tanımlanmak istendiği bir zeminde görev yapmakta cezaevi hekimleri. Buna bir de tıp müfredatında açlık grevleri izlem, sonlandığında tedavi konularının yer almaması eklendiğinde işleri daha da zorlaşıyor. Çözümü ise çok kolay: Hekim meslek örgütü TTB’nin de içinde yer aldığı bağımsız izlem heyetleri. Bağımsız izlem heyetleri geçmiş deneyimlerden de bildiğimiz üzere bazen doğal bir ara bulucuya dönüşüyor çözüm yolunda.

Ama dedim ya, açlık grevleri tıbbi bir süreç değil. Sorunun çözümü için demokratik kamuoyu ve siyaset kurumlarının sorumluluk alması gerekiyor. Ve vakit daralıyor yaşama dair.

Sağlıcakla kalın

İlginizi çekebilir