Asistan hekimler: Nitelikli eğitim ve insanca şartlarda çalışmak istiyoruz

Mobbing nedeniyle yaşamına son veren Dr. Mustafa Yalçın’ı intihara götüren sebeplerin önlenebilir olduğunu belirten asistan hekimler “Nitelikli eğitim ve insanca çalışma koşulları istiyoruz” dedi.

Bursa’da Asistan Hekim Mustafa Yalçın’ın uğradığı mobbing sonrası intihar etmesiyle birlikte sağlık çalışanları, insanca koşullarda çalışma taleplerini yeniden yükseltti. Özellikle asistan hekimlerin çalışma koşullarından eğitime kadar birçok tartışma yeniden gündeme gelirken İzmir’de de Dokuz Eylül Üniversitesi, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi ile İzmir Katip Çelebi Üniversitesi asistan hekimler, açık mektup yayımlayarak “Bizler nitelikli eğitim almak için bulunduğumuz kurumlarda insanca şartlarda çalışmak istiyoruz” dedi.

İLK DEĞİLDİ, UMARIZ SON OLUR”

Asistan hekimlerin yaşadıklarını Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Hastanesi Asistan Hekim İnisiyatifinden Ali Rıza Karabulut ile konuştuk. Son olarak Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde görevli arkadaşları Asistan Doktor Mustafa Yalçın’ın intiharına ilşkin arkasında bıraktığı mektuptaki mobbinge dikkati çeken Karabulut, “Meslektaşımız Mustafa Yalçın ilk olmadı, ama umarız son olur. Mustafa Yalçın’ın kendi canını almaya götüren sebepler önlenebilir sebepler. Haklarımızı almak ve insanca çalışma koşulları için bütün meslektaşlarımızı mücadeleye davet ediyoruz” çağrısını yaptı.

“PERFORMANS SİSTEMİ SORUNLARI ARTIRDI”

Asistan hekimlerin zor şartlarda çalıştıklarına dikkat çeken Karabulut “Özellikle sağlıkta performans sistemiyle çalışma şartlarımız ağırlaştı” dedi. Son 15 yılda özellikle sağlıkta performansın yerleşmesiyle asistan hekimlerinin sorunlarının katlanarak arttığına dikkati çeken Karabulut “Halkın kışkırtılmış sağlık talebine yönlendirilmesiyle birlikte asistan hekimler halkın önüne konuldu. Bu da aslında asistan hekimlerinin hem kendi çalışma arkadaşlarının gözünde hem de halkın gözünde daha da değersizleşmesine neden oldu” diye konuştu.

“EĞİTİM İKİNCİ PLANDA BIRAKILDI”

Eğitim taleplerinin işlerin yetiştirilmesi gerekçe gösterilerek ikinci plana itildiğini anlatan Karabulut “Eğer buna razı olmazsan ‘Ya bu deveyi güdersin ya bu diyardan gidersin’ deniliyor. Özellikle cerrahi branşlarda ‘Bu klinik böyle işler, beğenmiyorsan kapı orada’ deniliyor. Sağlık hizmetinin sürdürülebilmesi için eğitim hakkımızdan feragat etmek zorunda kalıyoruz” dedi. Eğitim koşullarının da çalışma koşullarıyla orantılı olarak kötü olduğunu ifade eden Karabulut, “Almamız gereken temel eğitimler kağıt üzerinde kalıyor. Hiçbir klinikte eğitim standartlarının tutturulmadığını biliyoruz. Bunun herkes farkında ama her şey yolundaymış gibi davranıyorlar” ifadelerini kullandı.

“NÖBET ERTESİ İZİN HAKKI YOK”

İnsanlık dışı koşullarda çalıştırıldıklarını hatırlatan Karabulut, “Özellikle 36 saat çalışma rutinlerimiz var. Mesai saatleri dışında hafta içi akşamları da çalışıyoruz. Bunları topladığınızda 36 saati buluyor hatta çoğu zaman geçiyor. Bugüne kadar hep ‘Asistan hekimin öğrenme süreci nöbetle başlar’ dendi. Yasal olmayan bir şekilde ayda 10’un üzerinde nöbet tutturuluyor. Özellikle cerrahi kliniklerde günaşırı nöbetin tutturulduğunu biliyoruz. Bunun yazılı kanıtı yok çünkü tüm klinikler resmi nöbet listeleri kılıfına uydurularak hazırlanıyor” dedi.Asistan hekimler için 8 saatlik mesainin uygulanmadığını anlatan Karabulut, “Çünkü iş ne zaman biterse o zaman klinikten ayrılıyorsunuz. Bu da çoğu zaman resmi mesai saatlerini aşan ve ek ödemeye tabi tutulmayan çalışma süreleri anlamına geliyor. Bunun dışında nöbet ertesi izin hakkı yasal fakat uygulanmıyor. Kliniklerin inisiyatifine bırakılıyor” diyerek asistan hekimlerin çalışma koşullarının pandemide daha da zorlaştığını anlattı.

Kaynak: EVRENSEL – Dilek OMAKLILAR

İlginizi çekebilir