Araştırma: Kadın muhtarlar yereli güçlendiriyor

 Fotoğraf: EHA

İstanbul Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Doktorantı Ayşe Kaşıkırık, “Erkekler tarafından belirlenmiş bir yerel siyaset anlayışı, kadınların sorunlarını, beklentilerini ve ihtiyaçlarını görmezden geliyor” diyor.

  • “Kartları olan da dedi ki muhtarım ben sana kartımı vereyim. Sen git benim paramı çek. Şifresini de veriyor. Bana getir diyor. Çocuğuna ya da bir yakınına güvenmiyor. Bir komşusuna vermiyor, o kartını ve şifresini muhtar olduğum için bana veriyor.”
  • “Çünkü, biz bir eve girdiğimizde o evde gerçekten bir annenin mutfağını gördüğümüzde ihtiyacı olup olmadığını tek gözümüzle anlayabiliyoruz. Ya da o annenin gözündeki çaresizliği, çocuğuna baktığı o çaresizliği, çocuğunu yokluk içinde büyüttüğünü, gözündeki acı, yüreğindeki acıyı bir anne olarak zaten anlıyoruz. O yüzden erkeklerden en büyük farkımız zaten bu. Ve yani bence kadınlar daha merhametli.”
  • “Çünkü biz burada mahallenin doktoruyuz, psikoloğuyuz, bilirkişisiyiz, uzlaştırıcısıyız. Muhtar olarak biz bunların hepsini yapıyoruz.”

Tanıklıklar, İstanbul Esenyurt’taki muhtar kadınlardan.

“Küresel Sorunlara Mahalli Çözümler: Salgına Dirençli Mahallelerin İnşasında Kadın Muhtarların Rolü” araştırması, Esenyurt’taki kadın muhtarların yönetime yönelik farklılığını ortaya koyuyor.

Araştırmayı yapan kadın İstanbul Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Doktorantı Ayşe Kaşıkırık.

Kaşıkrık araştırmasının sonuçlarını ve gözlemlerini bianet’e anlattı.

“Muhtarlığın önemi her geçen gün artıyor”

Salgına Dirençli Mahallelerin İnşasında Kadın Muhtarların Rolü nedir sizce?

Günümüzde kentler artan nüfus yoğunluğu sebebiyle Covid-19 gibi salgınlar karşısında son derece kırılgan ve savunmasız. Bu nedenle, salgınlara çözüm üretilmesinde yerel yönetimlerin politikalarının ve hizmetlerinin kritik önemi bulunmaktadır.

Muhtarlıklar, vatandaşlara en yakın birimler olması, temsil ve katılım bakımından geniş imkanlar içermesi, hizmetlere erişim ve ihtiyaçların tespitinde birinci basamakta yer alması, komşuluk kültürünün ve dayanışma ağlarının güçlü olması gibi özellikleri nedeniyle yerelde eşitliği sağlamada öncü aktörlerden.

Bu bağlamda, dirençli kentlerin inşasında Türkiye’ye özgün bir yönetim modeli olan muhtarlık kurumunun önemi her geçen gün artıyor.

“Küresel Sorunlara Mahalli Çözümler: Salgına Dirençli Mahallelerin İnşasında Kadın Muhtarların Rolü” isimli araştırmamızın bulgularına göre, kadın muhtarların Covid-19 sürecinde mahallelinin her an yanında yer alarak ve destek olarak yerel halkı sosyal dirençlilik açısından güçlendirdiğini söyleyebiliriz.

Kadın mahalle muhtarları tarafından dayanışma ruhu yaşatılmaya çalışılmıştır. Hep sahada olmaları en kolay ulaşılan kesim olarak bu dönemde de kadın muhtarlara daha farklı bir ulaşılabilirlik sağladı.

Görüşmeler online gerçekleştirildi

Kaç kişi ile görüştünüz kadınlar ne söyledi?

Bu araştırmayı Küresel Eşitlik ve Kapsayıcılık Ağı’nın kurucularından olan Hilal Dokuzcan ile yaptık. Araştırmanın sahası olarak kayıtlı nüfusu 1 milyona yaklaşan, İstanbul’un en kalabalık ilçesi Esenyurt’u seçtik.

Burada Türkiye’nin her bölgesinden insan yaşamaktadır. Hem yoğun iç göç hem de dış göç alıyor. Kozmopolit bir ilçedir. Bu özelliği ile adeta bir laboratuvar gibidir. Esenyurt’un 43 mahallesi bulunuyor.

43 mahallenin 5’i kadın muhtarlarca yönetiliyor. Araştırmada, Esenyurt ilçesinin beş kadın muhtarı ile görüştük.

Bu görüşmelerden dört tanesi (Koza Mahallesi Muhtarı, Barbaros Mahallesi Muhtarı, Akevler Mahallesi Muhtarı ve Sultaniye Mahallesi Muhtarı) yüz yüze muhtarlık binasında ve biri (Mevlâna Mahallesi muhtarı) online oldu.

Sizce kadın muhtar olmak mahallelerde ne gibi farklar yaratıyor?

Kadın muhtarlar yerel ihtiyaçların tespit edilmesinde ve etkin olarak çözüme kavuşturulmasında katılımcı yönetim araçlarına sıklıkla başvuruyor.

Halk ile iletişimde, halkın sorunlarını tespitte ve taleplerini yetkili makamlara iletmede bu potansiyelin özellikle de pandemi döneminde daha önemli hale geldiğini gördük. Küresel bir sorunun yerelde mahalle ölçeğinde çözümünün mümkün olabileceği, komşuluk ilişkileri içinde dayanışmanın ve mahalle kültürünün gelişebileceği noktasında kadın muhtarların bir adanmışlık içinde çalışmaları onları daha özgün kılıyor.

“Muhtarlıklar eşitlik mücadelesinde öncü olabilir”

Kadınları oralarda başarılı yapan ne sizce? Son olarak ne eklemek istersiniz?

Kadın muhtarların iletişim özelliklerinin daha güçlü olması, bire bir iletişim sağlayabilmesi, mahalleli ile sağlıklı güven ilişkisi tahsis etmesi, mahalleye ve mahalliye karşı sorumluluk duygularının çok yüksek olması, pandemi dönemi olmasına rağmen daha çok çalışmaları onları başarılı yapıyor.

Toplum yapısının temel öğelerinden olan muhtarlık kurumu, yerel yönetimlere vatandaş katılımının arttırılmasına önemli katkılar sunuyor.

Vatandaş, muhtarlık kurumları aracılığıyla resmî kurumlarla daha kolay ilişki kurma şansı kazanmaktadır. Mahalle hayatının ve komşuluk ilişkilerinin öne çıktığı bu dönemde mahallelerde gelişecek katılımcı modeller ve yapılanmaların hayatı daha kolaylaştıracağı aşikar. Bu konuda yapılacak çalışmalara öncelik tanınmalı. Erkekler tarafından belirlenmiş bir yerel siyaset anlayışı, kadınların sorunlarını, beklentilerini ve ihtiyaçlarını görmezden geliyor.

Yerelin yereli olan muhtarlık kurumu kadın erkek eşitliğinin teoriden pratiğe geçirilmesinde öncü kuruluşlar.

Kadınların yerel siyasette görünür olmasının yolu yerel demokrasinin beşiği olan muhtarlık kurumlarında eşit temsili ile mümkün olabilir.

Bazı sorular ve yanıtlar

Mahalle çalışmalarınızda uygulandığınız katılımcı yöntemler nelerdir?

“Vatandaşın görüşünü alma noktalarından en önemlisi birebir görüşmeler.”

“Araya pandemi girince örgütlenme WhatsApp grupları ve sosyal medya üzerinden oluyor.”

“Mahalle meclisi var ve mahalle meclisinde çalışmalarım var.”

“Beni arayan talep ileten vatandaşlarımıza diyorum ki evet benim sekiz tane azam var ama siz ayrıca bizim sokaktaki gözümüz, kulağımız, biz hata yapabiliriz, görmeyebiliriz, sıkıntı yaşıyorsanız, lütfen bize iletin.”

Mahallenin sorunlarının çözümünde merkezi yönetimin ve yerel yönetimlerin kararlarına katılım sağlayabiliyor musunuz?

  • “İcracı değil ricacı bir kurumuz, bu yüzden sorunların çözümünde veya katılım noktasında daha çok kişisel çabalarımız ya da ilişki ağımız ile yol almaya çalışıyoruz.”
  • “Vatandaşla belediye ve kaymakamlık arasında bir köprü olabiliyoruz. Belediyenin ve kaymakamlığın mevcut olanaklarına vatandaşı yönlendiriyoruz. Onlardan yararlanmaları için aracı oluyoruz, yol gösteriyoruz. Fakat tabii bunlar yeterli olmuyor.”

Pandemi sürecinde mahallenizde yaptığınız çalışmalar nelerdir? Pandemi sürecinde ne tür sorunlar yaşadınız ve çözümünde hangi kurumlardan destek aldınız?

  • “Kadınların ve çocukların yaşadığı bir takım şiddet problemleri arttı. Bunlardan yansımalar oldu bize. Bu şekilde zor bir süreci geçirdik. Zor dememizin nedeni şu çünkü muhtarlıkların herhangi bir yetkisi yok. Tüzel kişiliğimiz yok.”
  • Alternatif çözüm yolları arıyoruz. Mahallemizde varsa iş insanları veya hayırseverler aracılığıyla ihtiyacı olan kişilere ulaşmaya çalışıyoruz. Ya da onlar bize ulaşıyorlar. Ben bu pandemi sürecinde gerçekten esas onlardan faydalandım ve yarar gördüm diyebilirim. Ekonomik anlamda bana ulaşan kişiler vardı. Bu süreçte benim zaten bir listem oluştu. Bu listem pandemi ile arttı. Alışveriş kartı, nakdi yardım vesaire konusunda biz bu vatandaşlarımızın desteğini çok gördük. Tabii ki yoğun işten çıkarmaların olduğu dönem. Mart ile Haziran arasındaki dönemde ciddi sıkıntılar yaşadık”
  • Ekonomik anlamda zaten dar gelirli aileler daha da alım gücü düştü. İşten çıkarmalar oldu. Özellikle hizmet sektöründe çalışan kişilerin işlerine biliyorsunuz bir müddet ara verildi. Süresiz eve gönderildi vesaire. Daha sonrasında muhtarım zor durumdayım ya da sıkıntı yaşıyorum şu şu nedenlerle diyen insanların sayısı tabii ki arttı. Biz bu anlamda çok zorlandık.

Pandemi sonrası mahallerinin daha dirençli hale getirilmesi için hangi yöntemler ve örgütlenme şekilleri uygulanmalı? Önerileriniz nelerdir?

  • “Belediye meclisinde bir temsilcimizin olmasını isteriz. Yani, katılımcılık açısından bazı şeylerin değişmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bir yerel yönetim modeli olarak ve kadınların aslında adım atacağı bir alan olarak görüyoruz muhtarlıkları. Dolayısıyla, muhtar arkadaşlarımızın mahallelerinde bir belediye meclis üyesi olsun olmasın, kararlara katılım ve sorunların dile getirilmesi noktasında yasal anlamda bir hakkı, söz hakkı, oy hakkı olmalı mı? Oy hakkımız olsa. Çok güzel olur.”

Kaynak: Bianet – Evrim Kepenek

 

İlginizi çekebilir