ANTRAKT

“İnsan, düş kurduğunda dâhileşir.”

                                      Akira Kurosawa

Merhaba;

Bu sayfada, daha ilk gösterimden başlayarak kitlelerin ilgisini çeken ve yaygın bir eğlence aracına dönüşen “sinema”yı inceleyeceğiz.

19. yüzyılın ikinci yarısında hareketli görüntüleri yakalamaya çalışan bilim insanları çalışmalarını devam ettirirken, güzel haber Fransa’nın Lyon Kentinden, fotoğraf makineleri üretimi yapan iki kardeş, Auguste ve Louis Lumiere’den geldi. Bu yeni aygıtla (cinematographe) bir binanın bodrum katındaki kafede gösterilen ilk filmde gara giren bir tren gösterilmiş ve izleyicilerin hepsinin trenin üzerlerine geldiğini düşündükleri için kendilerini dışarı atmaları ile son bulmuştur.

1895’ten bu yana, perdeye yansıyan görüntülerin her hareketinde değişen, büyüyen ve kendini sürekli yenileyen sinema, 20. yüzyılda başlı başına bir sanayi ve ticaret dalı haline geldi.

O gün izleyicilerin boşalttığı salonu, bugün insanlar o tren direk üzerlerine doğru gelsin, yanlarından geçsin, kendilerine yeni ve daha renkli heyecanlar yaşatsın istedikleri için doldurmaktadır.

Yönetmen Tarkovsky şöyle der;

“20. yüzyılın başında teknolojinin sonucu olan Endüstri Devrimi ile şekillenen dönem ‘uzmanlaşma’ temeli üzerine bir yaşam kurmuştur. İnsanlar belirli alanlarda uzmanlık kazanabilmek için gündelik yaşamlarının önemli bir zaman dilimini çalışmaya adamıştır ve bu insanlara deneyimlerini kısıtlayan, daha içe dönük, rutin bir günlük programa göre yaşanan tekdüze bir hayat sunmuştur. İşte tam bu tekdüzeliğin yarattığı bireysellik tehlikeli olmaya başlamışken ‘Sinema’ imdada yetişmiş ve insanlara yeni bir dünya vermiştir. Seyirci aldığı bir sinema biletiyle deneyimlerindeki gedikleri kapatmaya çalışır, yani bir anlamda ‘yitirilmiş’ bir zamanın peşini kovalar. Bu sayede huzursuzluk ve iletişimsizlikle belirlenen çağdaş hayatın yarattığı o manevi boşluğu doldurmayı umar…”

Beyaz perde, gündelik hayatın gediklerini kapatmamıza yarayan bir illüzyon sunarak ilk gösterimden bu yana bizleri büyülemekte. Bu uğurda perdenin önünden ve arkasından pek çok insan geçmiş ve sinemayı bu günlere getirmiştir.

İnceleme yazılarımızda görüşmek üzere iyi seyirler…

Tyler DURDEN

İlginizi çekebilir