‘Ambulans Davası’nda Beraat: Varlık Nedenimiz Aklanmış Oldu

Cizre’de yaralılara ‘yaşam koridoru’ açtıkları için yargılanan 14 sağlık çalışanı için dün Mardin 3. Ağır Ceza Mahkemesi beraat kararı verdi. Kararı yorumlayan doktorlar bugün duruşmaları olan TTB üyeleri için de aynısını istedi.

Ocak 2016’da sokağa çıkma yasağı ve çatışmalar sonucu sığındıkları bodrumlarda yaralı olarak kalan insanlara sağlık hizmeti ulaştırmak için ‘yaşam koridoru’ açan 14 sağlık çalışanı ‘örgüte üye olmak’ ve ‘örgüt propagandası yapmak’ suçlarından yargılandıkları davada beraat etti.

Mardin 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde ikinci duruşması görülen davayı, Avrupa Birliği İnsan Hakları Delegasyonu’ndan Sema Kılıçer, Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Genel Başkanı Şebnem Korur Fincancı, Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eş Sözcüsü Onur Hamzaoğlu, İnsan Hakları Derneği (İHD) Eş Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan ve Türkiye’nin dört bir yanından çok sayıda sağlıkçı takip etti.

Davada yargılanan TTB üyeleri Dr. İncilay Erdoğan ve Dr. Halis Yerlikaya, beraat kararını bianet’e değerlendirdi.

“Tüm sağlıkçılar için emsal karar”

İncilay Erdoğan, ‘yaşam koridorunu’ açarken bu yüzden yargılanacaklarını düşünüp düşünmediğini sorunca şöyle diyor:

“Biz yola çıktığımızda böyle bir şey aklımızın ucundan geçmemişti. Çünkü tarih boyunca bu topraklarda TTB’nin her zaman, her ihtiyacı olana sağlık hizmeti götürmüştür.

“Yaptığımız iş suç değil, bizim görevimiz zaten insanları yaşatmak bu nedenle engellenmeyi de beklemiyorduk o dönem.”

Beraat kararının kendileri için kıymetli olduğunu söyleyen Dr. Erdoğan, “Bu Bu 14 kişi için değil, tüm sağlıkçılar için alınmış emsal bir karar olduğunu düşünüyoruz” diyor ve ekliyor:

“Çünkü bizler her zaman yaşatmak için varız. Mesleki sorumluluğumuz ve en önemli varlık nedenimiz aklanmış oldu. Yargılanması abes bir durumdu. Bunun aklanması binlerce yıllık mesleki etiğimiz açısından tekrar tarihe yazılmıştır.

“Savaş bir halk sağlığı sorunudur demeye devam edeceğiz bugün de aynı ilkelerle Ankara’da TTB üyelerinin yargılandığı davada, bu iki davanın birbirinden ayrı olmadığını savunacağız.”

“Gazze’ye de gittik, Van’a da”

Dr. Halis Yerlikaya o dönem Cizre’de yaşananların çok acı verici olduğunu hatırlatarak, “Biz bu çabanın ödüllendirileceğini düşünürdük bundan dolayı yargılanacağımızı değil” dedi.

Yerlikaya şunları ekledi:

“Tabii biz takdir edilmek için yola çıkmadık sonuçta hekimlik mesleğinin gerektirdiği asgari koşullar üzerinden yola çıkıp, yaşamdan yana olan tavrımızdan dolayı yola çıkmıştık.

“Özetle o dönemki sağlık hizmetine acilen ihtiyacı olan birçok insan bu hizmete ulaşamıyordu. Mahkemede de ifade ettik yaşamdan yana olan bir meslekteniz.

“Sonuçta bize gerek duyulan her yere gideriz, Gazze’de gönüllü hekim çağrısında bulunduğunda Sağlık Bakanlığı orada da gönüllü olduk, Van’da deprem olduğunda ilk üç-dört saat içinde oraya ulaşanlar arasında yine bu davada yargılananlar vardı.

“Savaşın yaralarını en iyi hekimler bilir”

“Beraat kararı umarım benzeri davalara emsal olur.

“TTB olarak da bir gerçeği ifade etmiştik, bu gerçek nedir ‘Savaş bir halk sağlığı sorunudur’. Hekimler, sağlık çalışanları savaşın yaralarını en iyi bilenlerdir ve yaşamı savunurlar.

“Zaten hekimlik meslek etiği kuralları gereği öncelikli görevleri insan sağlığını korumaktır. Hekimler doğası gereği barışı savunmak durumundadırlar. Geçmiş dönemki TTB merkez yürütme kurulu üyeleri de burada da çok açık net bir ifade var.”

Ambulansın girişine izin verilmemişti

Şırnak’ın Cizre ilçesinde operasyon ve sokağa çıkma yasağı sırasında sivil yurttaşlara yardım etmek için 31 Ocak 2016’da ilçeye gitmek isteyen Türk Tabipler Birliği (TTB) ve Sağlık Emekçileri Sendikası (SES) üyesi 9 hekim, 4 hemşire ve 1 ambulans şoförünün bulunduğu gönüllü 14 sağlıkçının bulunduğu ambulans, Cizre yolunda askerlerce durdurulmuştu.

14 sağlık çalışanı hakkında “örgüt üyesi olmak” ve “örgüt propagandası yapmak” suçlamalarıyla Mardin 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. İddianamede, sağlık çalışanlarının, “örgütün talimatı ile hareket ettikleri” iddia ediliyordu.

İnsan hakları savunucusu ve Doktor Serdar Küni de Cizre’de hastalara tedavi sağlamakla ilgili tutuklu yargılanmış, “örgüte yardım etmekten” suçlu bulunarak 4 yıl 2 ay hapis cezasına mahkum edilmişti.

Kaynak: Bianet

İlginizi çekebilir