Altın Portakal’da onur ödülleri Selma Güneri ve Ahmet Mekin’in

26 Ekim’de başlayacak olan 56’ncı Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde bu yılki onur ödülleri usta oyuncular Selma Güneri ve Ahmet Mekin’e verilecek.

56’ncı Antalya Altın Portakal Film Festivali, bu yıl 26 Ekim-1 Kasım tarihleri arasında yapılacak.

Bu yılki teması “Öze Dönmek” olarak belirlenen festivale başvurular başladı.

Festivalde bu yıl ilk kez sinema sektöründeki kadın emeğinin görünürlüğüne dikkat çekmek amacıyla Cahide Sonku Ödülü verilecek.

Festival Yönetmeni Ahmet Boyacıoğlu yaptığı açıklamada, “Bu yıl festivalin programını ‘Öze Dönüş’ etrafında kurgularken, Onur Ödülleri’nin de temayı doğrulamasını istedik. İlk ödülünü Antalya’dan alan ve festival tarihinde bu ödülü alan en genç oyuncu olan Selma Güneri’ye ve Yeşilçam’ın en etkileyici jönlerinden biri olmanın yanı sıra, yarattığı performanslarıyla çok iyi bir karakter oyuncusuna dönüşen Ahmet Mekin’e bu yılın Onur Ödülleri’ni vermekten gurur duyuyoruz” dedi.

100’den fazla filmde başrol oynadı

Selma Güneri’nin karakter yaratmadaki başarısını belirten Boyacığlu, sanatçının ödül gerekçesini şu sözlerle açıkladı:

“Henüz 13 yaşındayken oynadığı Halit Refiğ filmi ‘İstanbul’un Kızları’ ile başlayan sinema kariyerinde 100’den fazla filmde başrolde oynayan; Yılmaz Güney ile rol aldığı ‘Ben Öldükçe Yaşarım’ ve Ediz Hun ile birlikte sinemamızın ikonik çiftlerinden birine dönüştükleri ‘Son Kuşlar’ filmlerindeki performanslarıyla Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde En İyi Kadın Oyuncu Ödülü’nü kazanan ve böylece Festival tarihinin bu ödülü almış en genç oyuncusu da olan; ‘Son Kuşlar’dan ‘Mum Kokulu Kadınlar’a, sayısız ve unutulmaz filmde canlandırdığı kadın karakterlere getirdiği derinlikli yorum ile sinemamızın en özel yüzlerinden biri.”

Hem jön, hem karakter oyuncusu

Boyacıoğlu, festivalin bir diğer Onur Ödülü’nün sahibi de olan oyuncu Ahmet Mekin’in ödül gerekçesi için şunları söyledi:

“1956’da, yakın arkadaşı Kenan Pars’ın ısrarıyla başladığı sinema hayatında western’den müzikallere, bilimkurgudan fantastiğe, sayısız türde 200’e yakın filmde oynayan, Yeşilçam’ın en yakışıklı ve etkileyici jönlerinden biri olmayı da, “Selvi Boylum, Al Yazmalım”ın Cemşit Kıraç’ı, “Düğün”ün Ferhat’ı, “Yaralı Kurt”un İrfan’ı olmayı da başaran; “Bir Adam Yaratmak”, “Bugünün Saraylısı” ve “Kavanozdaki Adam” gibi kült televizyon dizilerindeki performanslarıyla da görsel belleğimizde unutulmaz izler bıraktı.”

Ödüllerini 26 Ekim’de festivalin Açılış Töreni’nde alacak olan Selma Güneri ve Ahmet Mekin ayrıca, festival kapsamında gerçekleşecek söyleşi programı olan “Öğlen Sohbetleri”ne katılarak sinemaseverlerin sorularını yanıtlayacak.

Selma Güneri hakkında

Selma Güneri, Aydemir Akbaş, Bilge Şen, Tuncel Kurtiz, Duygu Sağıroğlu – Bitmeyen Yol (1965)

1951 yılında İstanbul’da doğdu.

Babası dönemin önemli ses sanatçılarından da Lütfi Güneri’dir.

Çocukluk yıllarını babasıyla ABD’de geçirmiş olsa da ortaokulu okumak için Türkiye’ye döner.

1964’te henüz 13 yaşındayken katıldığı Perde dergisinin yarışmasında birinci seçilerek yapımcıların dikkatini çekti ve aynı yıl Halit Refiğ’in yönettiği İstanbul’un Kızları filminde oynadı.

Kemal Film’in yılın en çok izlenen filmlerinden Beş Şeker Kız’daki revü kızı rolü onu büyük kitlelere ulaştırdı.

“Sinemamızın Leslie Caron’ı” olarak da karşılanan Güneri, 1965 yılında kariyerini derinden etkileyen üç filmde birden oynadı.

Bunlardan, Duygu Sağıroğlu’nun yönettiği Bitmeyen Yol’da Fikret Hakan ile başrolleri paylaşan ve Erol Taş, Aliye Rona, Ayfer Feray, Suna Pekuysal gibi isimlerle kamera karşısına geçen Güneri, yine bir Sağıroğlu filmi olan Ben Öldükçe Yaşarım’da “okulum oldu” dediği Yılmaz Güney ile ikinci kez birlikte çalışma fırsatını yakaladı.

Erdoğan Tokatlı’nın yönettiği ve Ediz Hun ile birlikte Türkiye sinemasının ikonik çiftlerinden birine dönüştükleri Son Kuşlar filmindeki performansıyla Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde En İyi Kadın Oyuncu Ödülü’nü kazandı ve böylece Festival tarihinde ödül alan en genç oyuncu oldu.

60’ların sonlarına dek Aram Gülyüz, Cevat Okçugil, Feyzi Tuna, Halit Refiğ, Orhan Aksoy, Türker İnanoğlu, Yılmaz Atadeniz, Zafer Davutoğlu gibi usta yönetmenlerin filmlerinde; Cüneyt Arkın, Ekrem Bora ve Sadri Alışık başta olmak üzere Eşref Kolçak, Fikret Hakan, İzzet Günay, Kadir İnanır, Tarık Akan ve Yılmaz Gündüz gibi dönemin usta aktörleriyle başrolleri paylaştı.

60’ların sonlarında, babasının izini sürdürerek başladığı müzik kariyerini, ses getiren 45’likler ve sahne hayatıyla 70’lerin sonuna dek sürdürdü. 80’lerde yalnızca televizyon dizilerine ağırlık veren oyuncu, 1996 yılında Halil Ergün ile birlikte oynadığı iki filmle birden sinemaya geri döndü.

Bunlardan, İrfan Tözüm’ün yönettiği ve 90’ların çok konuşulan filmlerinden biri olan Mum Kokulu Kadınlar‘daki rolüyle, Çağdaş Sinema Oyuncuları Derneği’nin (ÇASOD) ödüllerinde En İyi Kadın Oyuncu seçildi.

2007’de Safa Önal’ın çektiği Hicran Sokağı (2007), 2009 yılında ise Ülkü Erakalın’ın Çığlık Çığlığa Bir Sevda filmlerinde izlediğimiz Güneri, Dinle Sevgili (2011-12), Filinta ‘Bir Osmanlı Polisiyesi’ dizilerinde de rol aldı.

Ahmet Mekin hakkında

Ahmet Mekin & Türkan Şoray – Selvi Boylum, Yazmalım (1977)

1932 yılında İstanbul’da Mekin Ahmet Kurteli adıyla dünyaya geldi.

Uzun boyu nedeniyle arkadaşları arasında “Filiz Ahmet” olarak anılan ve aslında sporcu olmak isteyen Ahmet Mekin, geçirdiği rahatsızlık sonucu profesyonel güreş ve futbol hayatını bırakmak zorunda kaldı.

Bu dönemde Bakırköy Halkevi’nde amatör olarak oyunculuğa başladı. 1956’da, yakın arkadaşı Kenan Pars’ın ısrarlarıyla Selahattin Burçkin’in yönettiği Mahşere Kadar filminde rol aldı ve ilk sinema filminde Pars’ın yanı sıra Belgin Doruk, Yılmaz Duru, Kadir Savun gibi isimlerle birlikte oynadı.

1959’da Kemal Kan’ın çektiği Evlatlık filminin senaryosunu yazdı; Atıf Yılmaz’ın Beş Kardeştiler (1962), Orhan Aksoy’un Vurun Kahpeye  (1964), Halit Refiğ’in Bir Türk’e Gönül Verdim (1969), Bilge Olgaç’ın Kara Gün (1971), Lütfi Ö. Akad’ın Yaralı Kurt (1972) ve Düğün (1973) filmlerinde oynadı.

1961’de İzmir Fuarı Festivali’nde En Başarılı Erkek Oyuncu Ödülü’nü aldı.

1972-73 yıllarında Dostlar Tiyatrosu’nun büyük ses getiren oyunu “Abdülcanbaz”da, Turhan Selçuk’un meşhur çizgi romanı kahramanına hayat verdi.

1977’de rol aldığı Yücel Çakmaklı’nın Bir Adam Yaratmak adlı mini dizide oynadı.

Yine aynı yıl Cengiz Aytmatov uyarlaması olan Atıf Yılmaz’ın çektiği Selvi Boylum, Al Yazmalım’da Kadir İnanır ve Türkan Şoray ile başrolleri paylaşan Mekin, filmdeki Cemşit Kıraç rolüyle Türkiye sinemasının unutulmaz karakterleri arasına girdi.

Ertem Eğilmez, Feyturiye Esen, Halit Refiğ, Lütfi Ömer Akad, Metin Erksan, Nejat Saydam, Osman Seden, Ülkü Erakalın ve Yılmaz Atadeniz’in de aralarında olduğu sayısız yönetmenle çalıştı; Mine Mutlu, Muhterem Nur ve Sevda Ferdağ başta olmak üzere, Arzu Okay, Filiz Akın, Hülya Aşan, Necla Nazır, Nedret Güvenç, Nilüfer Aydan, Peri Han, Sevim Çağlayan gibi 60’lar ve 70’lerin önemli kadın oyuncularıyla birlikte başrolde oynadı.

Ahmet Mekin, 80’lerin önemli yapımları Seni Kalbime Gömdüm (1982), Çiçek Abbas (1982), Kuyucaklı Yusuf (1985), Bugünün Saraylısı (1985) Kavanozdaki Adam (1987) filmleriyle başarısını sürdürdü.

2004’te Ümit Elçi’nin Hoşgeldin Hayat filmiyle geri döndüğü sinemada Sinan Çetin’in Kağıt (2008), Murat Saraçoğlu’nun 72. Koğuş (2010), Tunç Okan’ın Umut Üzümleri filmlerinde oynadı.

2011 yılında Ali Özgentürk’ün yönettiği Görünmeyen filmindeki performansıyla İstanbul Film Festivali’nde En İyi Erkek Oyuncu seçildi.

Kaynak: KARINCA

İlginizi çekebilir