Almanya, Namibya’da öldürdüğü insanların kemiklerini veriyor ama özür dilemiyor

Almanya, 20. yüzyılın ilk soykırımını gerçekleştirdiği Namibya’da yaşamını yitiren insanların kalıntılarını iade etti. Ancak soykırımda ölen 60 bin Herero ve Namalının yakınları, özür dahi dilemeyen Almanya’nın tutumunu yetersiz buluyor.

Almanya, 100 yıl önce sömürgesi altındaki yerli halkları (Herero ve Nama) katletmesinin ardından Namibya’da yaşamını yitiren insanların kalıntılarını iade etti. Ancak hayatını kaybedenlerin yakınları hala özür bekliyor.

Namibya hükümetinden oluşan bir heyet, Berlin’deki bir kilisede düzenlenen dini törende 19’u hayatını kaybedenlerin kafatası ve kemikleri olmak üzere insan kalıntılarını alacağını açıklamıştı.

Almanya hükümeti ilk defa 2011 yılında, daha sonra da 2014’te Herero ve Namalılara ait olan kalıntıları resmi törenle Namibyalılara teslim etmişti.

Fakat 1904 ve 1908 yılları arasında sömürgecilere karşı isyan ettikten sonra katledilen on binlerce Herero ve Namalıların torunları töreni yetersiz olarak değerlendiriyor.

“Almanya hükümetinin tutumu şok edici”

Hererolu aktivist Muinjangue, Çarşamba günü kalıntıların teslim edilmesinin ‘oldukça duygu yüklü’ olduğunu söyledi.

Muinjangue, “Büyük büyük babam ve annemin kafatasları şu an baktığım Hererolu ve Namalı köylülerin kafataslarından herhangi biri olabilir” dedi.

Ovaherero Genocide Vakfı Başkanı Esther Utjiua Muinjangue de “Ellerinde bulunan kalıntıların teslim edilmesi Almanya’nın resmi olarak 20. yüzyılın ilk soykırımı olduğunu kabul etmesi için kusursuz bir fırsat” olarak değerlendirdi.

Muinjangue, Berlin’de yaptığı basın açıklamasında Almanya hükümetinin tutumunu “şok edici” olarak tanımlarken, “Talep ettiğimiz şey çok mu fazla? Ben öyle olduğunu düşünmüyorum” diye ekledi.

Almanya Dışişleri Bakanlığı’ndan Uluslararası Kültürel Politikalar temsilcisi Michelle Muentefering, “Zamanında Almanlar tarafından gerçekleştirilen katliamdan kalan yaraların iyileşmesine yardım etmek istiyoruz” açıklamasında bulundu.

Muentefering geçtiğimiz Pazartesi günü yaptığı açıklamada “Almanya’nın kendi sömürgeci geçmişiyle yüzleşmesi için kat etmesi gereken çok uzun bir yol var” dedi.

Namibya Kültür Bakanı Katrina Hanse-Himarwa, Muentefering’le Berlin’de yaptığı görüşmede “İki ülkenin çözmesi gereken çok fazla sorun olduğunu” söyledi ve şöyle devam etti: “Verilen zarar, tazminat ve özürle ilgili anlaşmaya varıldıktan sonra Alman ve Namibya halkının ele ele vereceği bir gelecek var.”

Tazminat yok

Namibya’da uygulanan katliam üzerine Namibya hükümetiyle devam eden görüşmelerin bir parçası olarak, Almanya hükümeti 2016 yılında resmi bir özür dilemeyi planladığını dile getirmişti. Ancak yapılan katliamlar hakkında ortak bildiri hazırlamaya yönelik müzakereler devam ediyor.

Almanya, sömürgeci birliklerinin yaptığı katliamları kabul etse de tazminat ödemeyi reddediyor. Bunun yerine Namibya’nın 1990’da Güney Afrika’dan bağımsızlığını kazanmasından bu yana Almanya’nın yüz milyonlarca avro değerinde kalkınma yardımının “tüm Namibyalıların yararına” olduğu ileri sürülüyor.

Almanya’nın bu tutumundan dolayı, Herero ve Nama halkının temsilcileri ABD mahkemesine dava için başvursa da New York savcısı davanın mahkemede görülüp görülmeyeceğine henüz karar vermedi.

Almanya hükümeti ise “devlete zarar vermesinden” çekindiği için davanın geri çekilmesini istiyor.

Ne olmuştu?

Soykırım denilince ilk olarak akla Nazi ‘Holokost’u ya da 1915 geliyor ama aslında 20. yüzyılın ilk kıyımı Namibya’da gerçekleşmişti.

Almanya 1884’ten 1915’e kadar Güneybatı Afrika olarak bilinen bölgenin kontrolünü elinde bulunduruyordu.

Hererolular, Almanların kendi topraklarını ve büyükbaş hayvanlarını çalmasından sonra 1904 yılında büyük bir isyan başlatıp 100’den fazla Alman vatandaşını öldürmüştü. 1905 yılında da Nama halkı devam eden isyana katılmıştı.

İsyanın bastırılması için General Lothar von Trotha, 2. Kaiser Wilhelm’in doğrudan emri altında Herero halkına yönelik ‘imha emrini’ imzalayarak, “Alman sınırları içinde bulunan, silahlı veya silahsız, besi hayvanı olan veya olmayan bütün Hererolular öldürülecektir” demişti.

1904’ten 1908 yılına kadar 60 bin Herero’lu ve 10 bin Namalı Almanlar tarafından katledilmişti.

Hayatta kalanlar ise daha sonra 2. Dünya Savaşı döneminde milyonlarca Yahudiye yapılanlar gibi çalışma kamplarına yollanmıştı.

Ayrıca öldürülen düzinelerce Herero ve Namalının kafatası, Almanya’daki araştırmacılara ‘Beyaz Avrupalıların ırksal üstünlüğü’nü kanıtlama bahanesiyle yapılan ‘bilimsel deneyler’ için yollanmıştı.

Profesör Eugen Fisher tarafından yürütülen araştırmanın sonuçları ve teorileri daha sonra ise Naziler tarafından da kullanılmıştı.

Kaynak: Gazete Karınca

İlginizi çekebilir