İşte son zamanlarda çoğalan ‘kadın filmleri’ne bir başka örnek… Diğerlerinden farkı açıkça siyasal-toplumsal-cinsel bir mesaj vermek yerine, karmaşık hikâyesini fantastik ögelerle bezemek…

DERT ETME SEVGİLİM

X X ½

(Don’t Worry Darling)

Yönetmen: Olivia Wilde
Senaryo: Katie Siberman, Carey Van Dyke, Shane Van Dyke
Görüntü: Matthew Libatique
Müzik: John Powell
Oyuncular: Florence Pugh, Olivia Wilde, Chris Pine, Harry Styles, Gemma Chan, Sydney Chandler, Kate Berlant, Nick Croll, Timothy Simons, Douglas Smith, Kiki Lane, Asif Ali

Amerikan filmi, 2022.

İşte son zamanlarda çoğalan ‘kadın filmleri‘ne bir başka örnek… Diğerlerinden farkı açıkça siyasal-toplumsal-cinsel bir mesaj vermek yerine, karmaşık hikâyesini fantastik ögelerle bezemek… Ve böylece kimilerini şaşırtsa, hatta açıkça düş kırıklığına uğratsa da, kimilerine –belki özellikle kadın seyirciye- iyi vakit geçirtecek bir yapıt sunmak…

Evet, dekordan da anlaşıldığı gibi 1950’lerin ABD’sinde ve San Fransisco civarındayız. Adı Victoria olan bir kasabada… Karşımızda öylesine eğlenen bir gençlik gurubu var ki… Çılgın gecelerde seks alemleri yapmakta, sürekli duyulan pop şarkıları eşliğinde eğlenmekte ve de ‘Zafer Projesi’ olduğu mırıldanan bir plan çerçevesinde esrarengiz işlere dalmaktadırlar. Özellikle de erkekler…

Seks ön plandadır. Hatta yemek masasında –üstelik üzerinde tüm yemeklerin sıralandığı bir masada!.. Ama o seks ve belli ölçüde aile yaşamıyla vakit geçiren erkekler, aslında daha çok ‘dünyayı değiştirme’ peşindedirler. “A better world – Daha iyi bir dünya” sloganını dillerine öyle bir dolamışlardır ki…

Ana kahramanlarımız Alice ve Jack çiftidir. Alice yakışıklı, enerjik ve sempatik kocasını öylesine sevmektedir ki… Ama bir gün, uzakta düşen bir uçağı tek başına izleyip girmemesi gereken bir araziye girdikten sonra, garip şeylere tanık olur. Bu arada kadınlardan siyahi olanının en vahşi biçimde intiharına da tanık olarak… Ama bu olayı kimse onun anlattığı gibi kabul etmez. Alice artık işlerin hiçbir biçimde iyi gitmediğine ve o ‘dünyayı değiştirme’ sloganlarının hiç de hayırlı olmadığına inanmıştır. Ama başta kocası hemen tüm erkekler o projeye angaje olmuşlardır. Ve Alice artık gördüğü düşlerle acı gerçekleri birbirine iyice karıştırma sürecine girmiştir.

Zengin bir oyuncu kadrosuna, yer yer şaşırtıcı ultra-modern bale sahnelerine ve usta bir anlatıma sahip film, içerdiği fantastik yanı çok da inandırıcı biçimde sunmayı becerememiştir. Alis Harikalar Diyarında, Truman Show vb. başyapıtlardan etkilenmiş gibi duran film, yine de belli bir ilgiyle izlenebilir. Biri de şaşılası bir ‘röntgencilik’ içeren yoğun seks sahneleri, filmin tuzu biberi olur. “Kontrolda güzellik, simetride zarafet” gibi değişik sloganlar da kulakları okşar.

Yönetmeni, yazarları kadın olan filmin oyunculuğu da en çok kadınlara dayanır. Erkeklerde her melanetin ardında gözüken ‘patron’ Frank’ta deneyimli Chris Pine‘ın yanı sıra, kadınlarda siyahi Margaret’de Kiki Layne, Bunny’de bizzat Olivia Wilde da yeterince iyidirler.

Ama ‘rol çalma’ dediğimiz olay Alice rolündeki Florence Pugh’a düşer. Birkaç filmde oynamış bu genç oyuncu o kişiliğe öylesine canlılık katar ki, hikâyenin inandırmakta duraksayan ögelerini harekete geçirir. Ve filmin bir kadın filmi olduğu gerçeğini bir kez daha hatırlatır.

Kaynak: T24

  • Hakkımızda
  • Künye

 

Başka Bir Denizli… Başka Bir Ülke… Başka Bir Dünya… MÜMKÜN…