AKP’nin 2018 doğa hakları karnesi: Yağma, yıkım ve talan

CHP tarafından yayımlanan 2018 Doğa Hakları Raporu, AKP’nin doğa ve halk sağlığını tehlikeye atan proje ve uygulamalarını ortaya koydu.

CHP tarafından yayımlanan 2018 Doğa Hakları Raporu, AKP’nin politikalarının orman ve su varlıkları başta olmak üzere tüm doğa varlıklarını ve halk sağlığını tehlikeye attığını ortaya koydu. Raporda, “Yaylalarda, ormanlarda ve kıyılarda süren projelere itiraz davalarının sonuçlarının beklenmemesi, yargı kararlarının hiçe sayılması gibi hukuksuzluklar; 2018’de tüm yurttaşlara, Anayasal haklarını savunmak için tek çarenin mücadele etmek olduğunu bir kez daha gösterdi” denildi.

2018 yılında AKP’nin beton ve rant politikalarının ciddi doğa hakları ihlallerine neden olduğunun belirtildiği raporda Aydın, Denizli ve Manisa gibi şehirlerde tarım arazilerine verdiği zararlarla gündeme gelen Jeotermal Enerji Santralleri’nin tartışılmaya başlandığı belirtildi. 2018’de tarım arazilerinin ve meraların hızla imara açıldığının belirtildiği raporda, “Yaylalarda, ormanlarda ve kıyılarda süren projelere itiraz davalarının sonuçlarının beklenmemesi, yargı kararlarının hiçe sayılması gibi hukuksuzluklar; 2018’de tüm yurttaşlara, Anayasal haklarını savunmak için tek çarenin mücadele etmek olduğunu bir kez daha gösterdi” denildi.

TANK PALET’İN ORMANI DA ÖZELLEŞTİRİLİYOR

Ormanların 2018 yılında madencilik faaliyetleri ve enerji yatırımları için katledildiğinin vurgulandığı raporda, Temmuz 2018’deki Bakanlar Kurulu kararı ile İstanbul, Kocaeli, İzmir ve Kütahya’da bin 600 hektar kadar ormanlık alanın orman sınırı dışına çıkarıldığı aktarıldı. Sakarya’da özeleştirme kapsamına alınan Tank Palet Fabrikası içerisindeki ormanlık alanın da fabrika ile birlikte özelleştirileceğine dikkat çeken raporda, Küre Dağları Milli Parkı ve Spil Dağı Milli Parkı yakınlarına mermer ocakları yapıldığı, Alanya İncekum Tabiat Parkı’nın imar planın değiştirilerek içerisine 5 yıldızlı bir otel inşa edildiği belirtildi.

ENERJİ POLİTİKALARI, DERELERİ KURUTUYOR

2018’de çoğu akarsu ve derede su kalitesinin “çok kirli” anlamına gelen 4. seviyeye gerilediğinin altı çizilen raporda, sanayi tesislerinin her gün yaklaşık 330 bin metreküp atık suyu boşalttığı Ergene Nehri’nin temizlenmesine yönelik “Ergene Havzası Eylem Planı”nın 2019’a ötelendiği belirtildi. Mandras Deresi, Büyük Menderes Nehri ve Uşak Ulubey’deki dereler başta olmak üzere pek çok nehir ve derenin sanayi atıkları ile kirletildiğine değinilen raporda, yapılan hidroelektrik santrallerinin (HES) dere ve çay varlıklarını tehdit ettiği, Arhavi’deki Cihani Deresi ile Trabzon’daki Balkodu Deresi’nin kuruduğunu ve Cendere Çayı’nın ise kurumak üzere olduğunu belirtildi.

3 BİN PROJE İÇİN “ÇED GEREKLİ DEĞİLDİR” RAPORU

2018’de 3 binin üzerindeki proje için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından “Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) gerekli değildir” raporu verildiğinin aktarıldığı raporda, Şile Yeşilvadi yakınlarındaki kalker ocağı için verilen “ÇED gerekli değildir” raporu verildiği ve pek çok raporun Danıştay kararlarına rağmen verildiğine dikkat çekildi.

Kaynak: Evrensel

İlginizi çekebilir